Depressed türkçesi Depressed nedir

  • Darboğazda olan.
  • Durgun (piyasa).
  • Çökmüş.
  • Düşürülmüş.
  • Bastırılmış.
  • Basık.
  • Kederli.
  • Kasavetli.
  • Buhranlı.
  • Durgun.
  • Üzgün.
  • Canı sıkkın.
  • Morali bozuk.
  • Karamsar.
  • Sanayisi gelişmemiş.
  • Keyifsiz.
  • Bunalımlı.

Depressed ile ilgili cümleler

English: Ali has been depressed ever since Mary died.
Turkish: Ali Mary öldüğünden beri bunalımlı.

English: Ali has been very depressed since you left.
Turkish: Ali sen gittiğinden beri çok bunalımlı.

English: Ali always feels depressed during the cold winter months.
Turkish: Ali her zaman soğuk kış aylarında depresif hisseder.

English: Ali has been a little depressed recently.
Turkish: Ali son zamanlarda biraz depresif olmuştur.

English: Ali has been depressed recently.
Turkish: Ali son zamanlarda depresif olmuştur.

Depressed ingilizcede ne demek, Depressed nerede nasıl kullanılır?

Depressed area : Geri bölge. Az gelişmiş alan. Çökmüş alan. Azgelişmiş alan.

Depressed areas : Geri bırakılmış bölgeler.

Depressed demand : Baskı altına alınmış talep. Bastırılmış istem. Mal kıtlığı veya yokluğu yüzünden tamamı karşılanamayan istemin hükümet politikalarıyla baskı altına alınması.

Depressed economy : Kriz içindeki durgun ekonomi.

Depressed market : Durgun piyasa. Fiyatların düşük olduğu piyasa.

 

Deeply depressed : Büyük bunalımda. Çok umutsuz. Melankolik. Son derece kederli.

Depressant : Yatıştırıcı. Depresan. Yatıştırıcı madde. Bastırgan. Müsekkin. Baskılayıcı.

Be depressed : Zulüm görmek. Psikolojisi bozulmak. Kahrolmak. Süngüsü düşük olmak. Bunalımda olmak. Kahretmek.

Feel depressed : Canı sıkkın olmak. Üzüntülü olmak. Üzgün olmak. Morali bozuk olmak. Bunalımda olmak. Hüzünlü veya kederli olmak.

Depress the market : Fiyatları indirmek.

İngilizce Depressed Türkçe anlamı, Depressed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Depressed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Appeased : Yatıştırılmış.

Pained : Ağrılı. Dertli. Canı yanmış. İncinmiş. Sancılanmış. Sıkıntılı.

Dispirited : Neşesiz. Keyfi kaçmış. Cesaretsiz. Cesareti kırık. Moralsiz.

Doleful : Sıkıntılı. Üzüntülü. Kasvetli. Mahzun. Efkarlı. Acılı. Hüzünlü.

Disgruntled : Huysuz. Kırgın. Düş kırıklığına uğramış. Şikayetçi. Hoşnutsuz. Ters huylu. Canı sıkılmış.

Heavy hearted : Umutsuz.

Fell down : Yıkılan. Devrilen. Düşmüş.

Bottled up : Sıkışıp kalmış. Sıkışmış.

Quenched : Söndürmek. Bastırmak. Ağzını tıkamak. Suverilmiş. Sulamak. Gidermek. Dindirmek. Sönümlü. Su verilmiş. Kırmak (umut).

Mopey : Kuruntulu. İç karartıcı. Kasvetli. Kötümser. Hüzünlü.

Depressed synonyms : oblate, have nothing to do, crumpled up, fossillike, squeezed, crestfallen, chagrined, diminished, bluer, restrained, airless, halcyons, anaemic, frowsty, melancholic, extinguised, decadent, stuffier, mopy, despondent, cheerless, chapfallen, decadents, frowziest, broke down, in the doldrums, controlled, anemic, silenced, frowzy, squashed, calm, calmer.

 

Depressed zıt anlamlı kelimeler, Depressed kelime anlamı

High : Kabarmak. Yüksek basınçlı bölge. Yüksek yer. Zirve. Uçma. Yüksek. Rekor. Öfkelenmek. Lise.

Elated : Bahtiyar. Memnun. Sevinçli. Sevindirilmiş. Mutlu. Kıvançlı. Coşkun.

Depressed ingilizce tanımı, definition of Depressed

Depressed kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Dispirited. Sad. Humbled. Sunk. Lowed. Pressed or forced down. Dejected.