Hassas nedir, Hassas ne demek

Hassas; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Duyum ve duyguları algılayan
  • Duyarlı.
  • En küçük değerleri, incelikleri dahi algılayabilen.
  • Çabuk etkilenen.
  • Yapımı ve bakımı özen isteyen, aksamadan çok doğru çalışan, kesin ölçüler gerektiren işlerde kullanılan (alet).

"Hassas" ile ilgili cümle

  • "Bu laboratuvarda hassas ölçümler yapılıyor."
  • "Hassas terazi."
  • "İri yarı bir adam olmakla beraber pek hassastı." - A. Gündüz
  • "Halıda kaybolan ayak seslerini evvela Peregrini'nin hassas kulakları sezdi." - H. E. Adıvar
  • "Düşmanın en hassas ve mühim noktası orası idi." - Atatürk

Yerel Türkçe anlamı:

Bekçi: Hassas geliyor kaçalım.

Hassas anlamı, kısaca tanımı:

Hassas olmak : Duyarlı davranmak. çabuk duygulanmak.

Hassa : Hatay iline bağlı ilçelerden biri. Özellik.

Hassasiyet : Duyarlık.

Hassaslık : Duyarlılık.

Duyum : Duyu. Doğruluğu kesin olarak bilinmeyen haber, istihbarat. Kişinin duyular yoluyla elde ettiği izlenim, ihsas.

Duygu : Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim. Önsezi. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Duyularla algılama, his.

 

Algı : Kazanç, alacak. Vergi. Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık. Rüşvet.

Duyarlı : Dış etkenlere karşı duyarlığı olan, duygun, hassas.

Etki : Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim.

Küçük : Geri aşamada. Yaşı daha az olan. Kısık, parlak olmayan (ses). Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Değersiz, önemsiz. Niteliği aşağı olan, bayağı. Küçük abdest. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse.

Değer : Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Çabuk : Hızlı, müstacel, yavaş karşıtı. Alışılandan veya gösterilenden daha kısa bir zamanda, tez, yavaş karşıtı. "Acele et, oyalanma" anlamlarında bir seslenme sözü.

Hassas getiri oranı : Bir yatırım projesinin değerlendirilmesinde, yatırımın maliyetiyle karşılaştırma yapmak için kullanılan, girişimcinin yatırımdan beklediği getiri, ilgili kesimdeki ortalama kâr oranı, sermayenin marjinal etkenliği gibi oranlardan her biri; diğer bir deyişle bir yatırımın yapılabilir olabilmesi için getirisinin geçmek zorunda olduğu oran.

 

Hassas tarım : Tarımsal verimliliğin ve etkinliğin artırılmasının yanı sıra çevreye verilen zararın en aza indirilmesini sağlayacak biçimde toprağın ve ürünün değerlendirilmesine dayanan iyi tarım uygulamalarından biri.

Hassas ürün : Gümrük Birliği'nden sonra Türkiye'nin üçüncü ülkeler kaynaklı dışalımında, yerli üreticileri korumak amacıyla Ortak Gümrük Tarifesi (OGT) üzerinde gümrük vergisi uyguladığı sanayi ürünleri.

Hassasiyetli : Duyarlıklı. İlgili cümle: "“Acaba dünyada, bu ölçüden daha rikkatli, hassasiyetli ve hikmetli ne duydunuz?”" N. F. Kısakürek.

Hassas ile ilgili Cümleler

  • Size hassas bir soru sorabilir miyim?
  • Bu hassas soruyu çok dikkatli şekilde çalışmamız gerek.
  • Bu gerçekten hassas.
  • Ölçümler hassas olmalı.
  • Bu son derece hassas olacaktı.
  • Çoğu yazar eleştirilere karşı hassastır.
  • Hassas bir noktaya değindim mi?
  • Hassas bir cildim var.
  • Işığa karşı hassasiyetiniz falan mı var?

Diğer dillerde Hassas anlamı nedir?

İngilizce'de Hassas ne demek? : adj. sensitive, sensible, delicate, tender, brittle, climacteric, critical, emotional, exquisite, fair, feeling, fine, impressible, impressionable, nice, precision, queasy, quick, raw, recipient, responsive, rose water, sore, spoony, squeamish

n. passible

Fransızca'da Hassas : sensible, impressionnable

Almanca'da Hassas : adj. empfindsam, gefühlvoll, gemütvoll, zart, zart besaitet

Rusça'da Hassas : adj. чувствительный, точный, обидчивый, сентиментальный, уязвимый, восприимчивый, тонкий