Eğilme nedir, Eğilme ne demek

  • Eğilmek işi
  • Yerin manyetik alanında bulunan serbest mıknatıslı bir iğnenin doğrultusu ile yatay düzlem arasındaki açı.
  • Bir doğrunun, bir başka doğruya veya düzleme göre eğik olması.

"Eğilme" ile ilgili cümle örnekleri

  • "İstese bile kendisini veremiyor, belirsiz bir tiksinti o yöne eğilmesini engelliyordu." - A. İlhan

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Eğilme hareketi.

Tiyatro'daki terim anlamı:

Dans hareketlerinden biri.

İngilizce'de Eğilme ne demek? Eğilme ingilizcesi nedir?:

bending

Fransızca'da Eğilme ne demek?:

plier, fexion

Osmanlıca Eğilme ne demek? Eğilme Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

meyle

Eğilme kısaca anlamı, tanımı:

Eğilmek : Bir yana doğru eğik duruma gelmek. Bir işi önemseyip ele almak. İnsan, bir işi yapmak için belini eğmek. Başkasının baskısını veya egemenliğini benimsemek, kabul etmek.

Yerlere kadar eğilmek : Aşırı saygı göstermek.

Düzleme : Düzlemek işi, tesviye.

Eğik : Dik veya paralel olmayan doğru. Yatay bir çizgi veya düzlemle açı oluşturacak biçimde olan, yalman, mail, şev. Bükülmüş. Eğilmiş olan, dik veya düz olmayan.

Manyetik : Mıknatısla ilgili, kendinde mıknatıs özellikleri bulunan. Yüzeyine manyetik kayıt yoluyla bilginin depolanabildiği mıknatıslanabilir kaplaması olan plak şekilli tabaka.

 

Mıknatıslı : Mıknatıslanmış olan. Mıknatısı olan.

İğne : Kas veya damar yoluyla vücuda sıvı bir ilacı basınçla vermek amacıyla enjektör ucuna takılan, boru biçiminde, ucu keskin metal araç. Bazı araçların ucu sivri parçaları. Dokunaklı söz. Dikiş dikmeye yarayan, ince, ucu sivri, bir ucunda iplik geçecek deliği bulunan çelik araç. Bitkilerde yumurtacıkla tepecik arasındaki sapçık. Genellikle kadınların süs olarak elbiselerinin göğüs, yaka vb. yerlerine taktıkları süs eşyası. İki şeyi birbirine tutturmaya yarar ince, uzun, ucu sivri, metal araç. Bazı böceklerin kendilerini savunmak için kullandıkları organ. Toplu iğnenin süs olarak kullanılan, iri başlı, renkli bir türü. Oltanın ucundaki küçük çengel.

Doğrultu : Paralel olmayan iki sonsuz doğruyu birbirinden ayırt ettiren durum. Belli bir sonsuz doğrunun belirttiği tek yol, istikamet. Tutulan, izlenen yol. Yön, istikamet.

Yatay : Durgun bir su yüzeyine veya zemine paralel, düşey doğrultusuna dikey olan, ufki.

Eğilme momenti : Elastik kirişin herhangi bir tarafındaki bütün kuvvet momentlerinin cebirsel toplamı.

Eğilmez : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; Başkasının baskısını ve üstünlüğünü kabul etmeyen, baş eğmeyen

Eğilme ile ilgili Cümleler

  • Japonlar saygı belirtisi olarak her zaman eğilmezler.
  • Lütfen hareket ederken pencereden dışarı eğilmeyin.
  • Japonya'da biriyle karşılaşıldığı zaman eğilmek kibarlıktır.
  • Japonya'da eğilmek yaygın bir nezakettir.

Diğer dillerde Eğilme anlamı nedir?

İngilizce'de Eğilme ne demek? : n. flexure, inflexion, inclination, bending, dip, buckle, curvature, droop, hunch, inflection, lean, proneness, spring, stoop, tilt, tip

Fransızca'da Eğilme : inclinaison [la], inflexion [la], ploiement [le]

Almanca'da Eğilme : n. Diener, Verneigung

Rusça'da Eğilme : n. наклон (M), наклонная (F), отклонение (N)