Çekim nedir, Çekim ne demek
- Çekme işi.
- Alıcının sürekli olarak çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası, plan.
- Fiillerin çeşitli zaman, kişi ve kiplere, adların da ad durumlarına göre uğradığı biçimleri, tasrif

- Herhangi bir cismin, başka bir cismi kendine doğru çekme gücü, cazibe, traksiyon.
"Çekim" ile ilgili cümle
- "Yer çekimi. Mıknatıs çekimi."
Yerel Türkçe anlamı:
Çam ve armut ağaçlarının dallarında görülen parazit ökse otu.
Çam yaprağı.
Güç, erk: Kardan üşüdüm, yoruldum, çekimim kalmadı.
Tesbih.
Damızlık iri eşek: Çekim eşeği var.
Çam kozalağı: Çekimden topaç olur.
Dil bilgisi olarak anlamı:
Eylem veya ad soylu sözcüğe kişi kavramı vermek için, eklerin getirilmesi (bk. ad çekimi, eylem çekimi) .
Fiziksel Kimya alanındaki anlamı:
Tanecikleri birbirine yaklaştıran kuvvet.
Bir fizik terimi olarak tanımı:
Nesnelerin ağınımsal, elektriksel ve mıknatıssal nitelikli kuvvetlerle birbirlerini çekmeleri.
Gramer anlamı:
Fiillerde kip, zaman tarz, şahıs, sayı; ad soylu kelimelerde çokluk, iyelik ve adların birbirleriyle ilişkilerini belirleyen durum kavramlarını göstermek için eklerin getirilmesi. bk. ad çekimi ve fiil çekimi.
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
Alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, ve benzeri etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (Bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir).
Çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm.
Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası.
Televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar.
Diğer sözlük anlamları:
Tartı
Çekim isminin anlamı, Çekim ne demek:
Erkek ismi olarak; Güzel ve muntazam görünüş. Güç, takat. Çam yaprağı. Çam kozalağı.
Bilimsel terim anlamı:
[Bakınız: İsim ve Fiil çekimi]
Öğe, örge, örge karması ya da değişkenler arasında denge kurarak halkbilim ürünleriyle olaylarının yaşamlarını sağlayan, bunlar arasında yeni ilişkiler düzenleyerek yeni halkbilim ürün ve olaylarını oluşturan güç. bk. öğe, örge, değişken.
Atom, yükün ve molekülleri birbirine yaklaştıran etkileşim. (Genellikle, çift ucaylı iki parçacığı yöneltme, bir çift ucaylı parçacığı, ucaysız parçacıkta eyletme ve ucaysız parçacıklar arasındaki dağılım etkileriyle oluşur.)
Azerbaycan Türkçesi: täsrif ~ däyişmä ~ hallandırma; Türkmen Türkçesi: yöňkeme ~ yöňkemebilen üytgeme; Gagauz Türkçesi: nallamak; diişmäk; Özbek Türkçesi: turlaniş-tuslaniş; Uygur Türkçesi: türliniş ~ tüsliniş; Tatar Türkçesi: kileş belän törläneş - kileş belän törlänü; törlänes;Başkurt Türkçesi: kileş menän üzgärew ~ kilimdarzın üagärewe; Kmk: türleniş ~ türleniw;Krç.-Malk.: boluşlada, betde, sanda türleniw ~ cegiliw ~ boluşlada calganıw;Nogay Türkçesi: kelîs pen türlenüw ~ özlîk pen türlenüw; Kazak Türkçesi: septew ~ jiktew; Kırgız Türkçesi: cöndölüş; Alt:: kubultkışla kubuları ~ t'üzünle kubuları; Hakas Türkçesi: hubulus (padejçe paza sırayca hubulus); Tuva Türkçesi: öskertilge; Şor Türkçesi: kelişterbe sabılçatkanı(sabılçatkannarı), eelerbe sabılçatkannarı; Rusça: skloneniye; spryajeniye;
(I) sinema:
Alıcının bir kez çalıştırılmasıyla başka özellikler gösteren görüntülerin tümü.
(II) fizik: Tanecikleri birbirine yalklaştıran kuvvet.
Alıcıyı sürekli olarak bir kez çalıştırmakla elde edilen film parçası.
Çevrim senaryosunun her biri ayrı sayıyla belirtilen bölümü.
[Bakınız: yeğlenme değergesi]
İngilizce'de Çekim ne demek? Çekim ingilizcesi nedir?:
attraction, declination, affinity, shot, take, choice
Fransızca'da Çekim ne demek?:
traction, aspiration, dérivation, évulsion, tirage, extraction, attraction
Osmanlıca Çekim ne demek? Çekim Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
câzibe
Çekim anlamı, tanımı:
Çekim eki : Fiil, ad kök veya gövdelerine gelerek bağlı oldukları kelime gruplarına göre kelimeler arasında durum (hâl), iyelik, çokluk, zaman, kişi ilişkisi kuran birim: ev-e, ev-im, ev-ler, gel-di, gel-di-m, gel-di-ler gibi.
Çekimölçer : Yer yer değişen yer çekiminin tam ve gerçek değerini dikey olarak belirlemeye yarayan araç, gravimetre. Çekim kuvvetlerini ölçmeye yarayan araç.
Çekim senaryosu : Çekimlere bölünmüş, her çekimin sayısı belirtilmiş, çevirim için bütün teknik açıklamaları ve konuşmaları içine alan senaryo, çevirim senaryosu.
Ağır çekim : Yavaş bir biçimde. Film gösteriminde hız düşürerek yapılmış olan iş.
Soya çekim : Kalıtım.
Tıpkıçekim : Bu yöntemle elde edilen kopya, fotokopi. Bir yazı, kitap veya biçimin fotoğraf yoluyla kopyasını çıkarma yöntemi, fotokopi.
Ad çekimi : Adlara çekim eklerinin getirilmesi, isim çekimi.
Fiil çekimi : Fiil, ad kök veya gövdelerine zaman kavramı ile birlikte kişi kavramı da veren eklerin getirilmesi, fiil tasrifi.
İsim çekimi : Ad çekimi.
Yer çekimi : Yer kütlesinin çekimi etkisiyle bir cismin, türlü bölümlerine uygulanan güçlerin bileşkesi, arz cazibesi.
Çekimci : Kameraman. Yapımcı.
Çekimleme : Çekimlemek işi.
Çekimlemek : Bir fiili zaman, kip ve kişilere, bir ismi ise çokluk, şahıs, iyelik ve durum eklerine göre biçimlendirmek. Bir cisim genel çekim yasasına göre başka bir cismi çekmek.
Çekimli : Çekimi olan, alımlı, cazibeli, cezbedici. Çekim ekleri alabilen.
Çekimli fiil : Kip, zaman ve kişi eklerini almış fiil.
Çekimsenmek : Bir şeyi yapmaktan geri durmak, kaçınmak, el çekmek, istinkâf etmek.
Çekimser : Oy vermekten, eğilim göstermekten veya bir şey yapmaktan kaçınan, kararsız, taraf olmayan (kimse), müstenkif.
Çekimser olmak : Kararsız kalmak.
Çekimserlik : Çekimser davranma durumu.
Çekimsiz : Çekimi olmayan.
Çekimsizlik : Çekimsiz olma durumu.
Çekme : Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak. Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi. Çekmece. Parmak veya mızrapla çalınan çalgı. İş yaparken giyilen bir şalvar türü. Düzgün biçimli. Çekilerek giyilen veya kullanılan. Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması. Çekmek işi.
Fiil : İş, davranış. Olumlu veya olumsuz olarak çekimli durumda zaman kavramı taşıyan veya zaman kavramı ile birlikte kişi kavramı veren kelime, eylem.
Zaman : Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Çağ, mevsim. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram.
Kişi : Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Eş, koca. Erkek. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer.
Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır.
Biçim : Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Tarz. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Biçme işi.
Tasrif : Çekim.
Çekim alanı kuramı : Tümevarım yöntemini kullanarak, alana ilişkin görgül bulgu ve anketleri genel formüllere dönüştürerek, işletme ve yerleşim merkezlerinin çekicilik derecelerini saptamaya çalışan ve başta William J. Reilly olmak üzere birçok iktisatçının katkısıyla biçimlenen kuram.
Çekim değişkenliği : Çekimi başka başka gövdelerle olan bir kelimenin çekim şekli. Lat : senec-s, sene-m gibi. Bu gibi kelimelere DEĞİŞEN ÇEKİMLİ (Hétéroclite) denir.
Çekim kromatografisi : Molekül ayırma tekniği. Özel proteinleri, belli kimyasal gruplara olan çekimleri sebebi ile, bu grupları kapsayan kolonlardan geçirerek saflaştırma tekniği. Bu teknikte sefaroz gibi moleküller çözünmeyen bir matrikse bağlanırlar, bu bağlantılara çekim gösteren moleküller tutunurlar ve böylece proteinler saf olarak elde edilirler. Affinité kromatografisi.
Çekim orunlaması : Bir kelimenin çekim şekillerinden birinde veya bir kaçında başka bir kelimenin kullanılması. "Ne idiği" yerine "ne olduğu" sözünün geçmesi gibi.
Çekim ölçeği : Konuların görüntü çerçevesine oranla kapladıkları yerin değişmesinden oluşan çeşitli boydaki çekimler dizisi. (Konuların çerçeveye oranla az ya da çok yer kaplamaları, konu ile alıcı arasındaki uzaklığa ya da kullanılan merceğe göre değişir. Konunun çerçevede en büyükten en küçüğe doğru kapladığı yer bakımından çekim ölçeği şu çekimlerden oluşur: ayrıntı çekimi, baş çekimi, omuz çekimi, göğüs çekimi, bel çekimi, diz çekimi, boy çekimi, genel çekim, toplu çekim, uzak çekim).
Çekim örneği : iki etkinlik alanı arasındaki çekim gücünün, bunlardan birinin sahip olduğu nüfus, iş olanağı, toprak vb. değişkenlerin büyüklüğü ya da gücünün bir işlevi olduğunu ve etkileşim yoğunluğunun uzaklıkla ters orantılı bulunduğunu varsayan, insansal, ekonomik ve işlevsel bir öykünüm aracı.
Çekim örnekliği : Örnek olarak alınan bir kelimenin çekim şekillerini gösteren tablo.
Çekim özeği : Genellikle hızlı büyüyen, hızlı gelişme gizilgücü bulunan ya da yoğunlaştırılmış yatırımlar, özel olarak hazırlanmış tasarlar ve her türlü kamu yardımlarıyla, kendilerine bu gizilgüç kazandırılmış olan kentler, kentsel yerleşim yerleri.
Çekim sabiti : İki molekül arasındaki bağlanma gücünün ölçülmesinde kullanılan sabit değer. Affinite sabiti.
Çekim sayısı : Çekimlerin, çevirim senaryosunda sıralanırken aldıkları sayı.
Çekim ile ilgili Cümleler
- Latincede beş çekim vardır.
- Çekim yaklaşık öğleyin başladı.
- İtalyanca fiiller üç çekim halinde gruplandırılır.
- İlk uzay istasyonu yapay bir yer çekimi oluşturmak için yatay eksende dönüyordu.
- Çekim gücü mukavemeti mesafe ile hızlı bir şekilde azalır.
- Onlar sahneyi ağır çekimle gösterdiler.
- Fotoğraf çekimi eğlencelidir.
- Ali çekim hakkında bir şey söyledi mi?
- İki çekimser vardı.
Diğer dillerde Çekim anlamı nedir?
İngilizce'de Çekim ne demek? : adj. flexional, gravitational
n. attraction, pull, gravity, force of gravity, gravitation, shot, shooting, filming, inflection, inflexion, conjugation, declension, draw, shoot, flexion, flection
Fransızca'da Çekim : attraction [la], plan [le]
Almanca'da Çekim : n. Abwandlung, Beugung, Biegung, Gravitation, Massenanziehung
Rusça'da Çekim : n. пропорция (F), притяжение (N), тяготение (N), гравитация (F), съемка (F), спряжение (N), склонение (N)

Bu kısımda Çekim nedir? Çekim ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Çekim tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Çekim hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.