Büküm nedir, Büküm ne demek

  • Bükme işi.
  • Bir kerede eğrilmiş iplik, yün miktarı.
  • Bir şeyin bükülmüş yeri, kat, kıvrım

"Büküm" ile ilgili cümleler

  • "Cebine koyarken kâğıt yere düştü, bükümü açıldı." - B. Felek

Yerel Türkçe anlamı:

[Bakınız: bük]

Dönemeç

Dört yufka ekmeğin katlanmasından oluşan birim: Şano iki büküm ekmek veriyom, unutma.

Kat, katmer.

Yufkanın dört köşe olarak dürülüş şekli.

Yufka ekmeğinin dört tanesine verilen ad (Kırşehir)

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Bir konuşma tümcesinde müzik notalarının kullanılması, ses tavrının ve uzamının değişmesi.

Gramer anlamı:

Yapım ve çekim sırasında kelime köklerinin farklı biçimlere girmesi şeklindeki kırılma olayı. Büküm; Arapça, Almanca, İngilizce, Rusça gibi Sami, Cermen ve İslav dillerine özgü bir olaydır: Ar. ketebe «yazdı» kökünün kütibe «yazıldı», yüktebü «yazılır», yüktebûne «yazılırlar», litükteb «yazıl!»; kâtebû «mektuplaştı, yazıştı», kâtibun «yazan, kâtip», mektubun «yazılmış şey, mektup» mektebun «mektep okul» şekillerine girmesi; Almanca sehen «görmek», sah «gördü», gesehen «görmüş, görülmüş»; İng. to write «yazmak» wrote «yazdı», written «yazmış, yazılmış» gibi.

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

 

[Bakınız: bükülme]

İngilizce'de Büküm ne demek? Büküm ingilizcesi nedir?:

inflection, flection, inflexion, accidence

Büküm anlamı, tanımı:

Bükümlü : Bükülmüş olan, bükümü olan.

Bükümsüz : Bükülmemiş olan, bükümü olmayan.

Bükme : Bükülmüş kaytan veya iplik. Vücudun bir bölümünü yanındaki bölüm üzerine kıvırma, germe karşıtı. Bükmek işi.

Kıvrım : Bükülmüş, kıvrılmış şeylerin oluşturduğu kat, büklüm. Ayrım, dönemeç. Kıvrılma sonunda oluşan toprak dalgası. Bir tatlı türü.

İplik : Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri. Bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu. Fasulye, bakla vb. sebzelerin veya bazı meyvelerin lifi.

Miktar : Ölçü. Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik.

Büküm ağrşağı : İpleri bükmek için kullanılan ağırşak.

Büküm noktası : [Bakınız: bükülme noktası] (matematik)

Bükümeç : Dönemeç

Bükümlemek : Katlamak. Yün veya pamuk ipliğini kalınlaştırmak.

Bükümlü dil, bükümlü diller : Kelime köklerinin yapım ve çekim sırasında önde, içte ve sonda bazı ekler alarak farklı şekillere ve kırılmalara uğradığı dil veya diller: Arapça, Almanca, Farsça, İngilizce, Rusça gibi. bk. büküm.

Bükümlü diller : Azerbaycan Türkçesi: flektiv dillär; Türkmen Türkçesi: flektiv diller; Gagauz Türkçesi: fleksiyalıdillär; Özbek Türkçesi: flektiva tillar; Uygur Türkçesi: flektiv tillar ~ (D.Uyg.) filektiv tillar; Tatar Türkçesi: flektiv tellär; Başkurt Türkçesi: flektiv teldär; Kmk: fleksiya tiller; Krç.-Malk.: fleksiyalıtille; Nogay Türkçesi: flektiv tîller; Kazak Türkçesi: flektivti tilder; Kırgız Türkçesi: flektivdüü tilder; Alt::flektiv tilder; Hakas Türkçesi: flektivnay tîller; Tuva Türkçesi: flektivtig tıldar; Şor Türkçesi: *flektivtiller; Rusça: flektivnıye yazıki

 

Diğer dillerde Büküm anlamı nedir?

İngilizce'de Büküm ne demek? : twisting

Almanca'da Büküm : Kniff

Rusça'da Büküm : n. перегиб (M), сгиб (M), загиб (M)