Flection türkçesi Flection nedir

  • Kıvrım.
  • Bükün.
  • Eğilme.
  • Gramer alanında kullanılır.
  • Büküm.
  • Esneme.
  • Yapım ve çekim sırasında kelime köklerinin farklı biçimlere girmesi şeklindeki kırılma olayı. büküm; arapça, almanca, ingilizce, rusça gibi sami, cermen ve islav dillerine özgü bir olaydır: ar. ketebe «yazdı» kökünün kütibe «yazıldı», yüktebü «yazılır», yüktebune «yazılırlar», litükteb «yazıl!»; katebu «mektuplaştı, yazıştı», katibun «yazan, katip», mektubun «yazılmış şey, mektup» mektebun «mektep okul» şekillerine girmesi; almanca sehen «görmek», sah «gördü», gesehen «görmüş, görülmüş»; ing. to write «yazmak» wrote «yazdı», written «yazmış, yazılmış» gibi.
  • Bükülme.
  • Çekim (dilbilgisi terimi).

Flection ile ilgili cümleler

English: Ali stared at his reflection in the mirror.
Turkish: Ali aynadaki yansımasına baktı.

English: Ali stared at his reflection in the water.
Turkish: Ali sudaki yansımasına baktı.

English: Ali stared at his reflection in the window.
Turkish: Ali camdaki yansımasına baktı.

English: Ali saw his reflection in the mirror.
Turkish: Ali aynada kendi yansımasını gördü.

English: After mature reflection, I've decided to accept their offer.
Turkish: Olgun yansımadan sonra, onların teklifini kabul etmeye karar verdim.

 

Flection ingilizcede ne demek, Flection nerede nasıl kullanılır?

Abnormal reflection : Olağandışı yansıma. Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması.

Aileron deflection : Kanatçık sapması.

Angle of deflection : Yan açısı. Eğilme açısı. Sapma açısı. Defleksiyon açısı.

Angle of reflection : Parlak bir yüzeyden yansıyan ışınla yüzeyin dikmesi arasında kalan ve geliş açısına eşit olan açı. Yansıma açısı.

Antireflection coating : Yansıma önleyici kaplama. Yansımasavar kaplama. Yansıma önleyici astar. Yansıma önleyici örtü. Yansımasız kaplama.

Coastal reflection : Karadan yansıma.

Cast reflection on somebody : Ayıplamak. Kınamak. Kusur bulmak.

Bragg reflection : Bragg yansıması.

Asymmetrical deflection : Bakışımsız yön sapma.

Cast a reflection upon : Lekelemek. Kirletmek (bir karakter veya bir şöhreti).

İngilizce Flection Türkçe anlamı, Flection eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flection ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Curvature of field : En seçik görüntünün noktalarını düz bir yüzeyde değil, değirmi bir yüzeyde veren mercek kusuru. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alan sapması. Alan kavisi.

Abstract noun : Soyut ad. Soyut fikir veya kavram temsil eden isim (örneğin, bağımsızlık, öfke, aşk). Soyut isim. Varlığı düşünce yoluyla kabul edilen ve söylendiğinde, zihinde belli bir görüntü veya tasavvur uyandırmayan kavramın adı: soy, ün, düz, korku, söz, bilgi, gönül, kötülük, güzellik, doğruluk vb. karşıtı somut ad’dır. Oyut ad.

 

Curling : Bükme. Kaydırmaca izi. Kıvrılma. Kıvrımlara sahip. Saç kıvırma. Kenar kıvırma. Kıvırma.

Frizzed : Kreplemek. (saç) kıvırmak. Küçük sıkı lülelere biçim verilmiş (saç hakkında). Bukle. Kıvrılmak. Kıvrılmış. Kıvırmak. Kıvırcık yapılmış. Bukle olmak.

Laid : Yerleştirilmiş. Havuza yatırılmış. Serilmiş. Yatıştırılmış. Gösterilmiş. Sebep olmuş. Arması soyulmuş. Düşmüş. Konulmuş. Serili.

The twist : Bükmek. Bükülmek. Ters anlam vermek. Vücudun kıvrılması hareketlerini içeren 1960'larda popüler rock and roll dansı. Saçını örgü yapmak. Büklüm. Burmak. Bükme. Dönmek.

Wreaths : Halkamsı. Taç. Halka. Çelenk. Burum. Halka şeklinde duman. Çembersi duman.

Frizzes : Saçı küçük sıkı buklelerle şekillendirmek. Bukle. Kıvırcık yapmak. Bukle olmak. Kıvırmak. (saç) kıvırmak. Kreplemek. Kıvrılmak.

Curlings : Kenar kıvırma. Kıvrımlara sahip. Kaydırmaca izi. Kıvırma. Saç kıvırma. Bükme. Kıvrılma.

Distention : Karında şişkinlik. Genişleme. Gerilme. Germe. Büyüme. Şişirilme. Şişme. Genişletilme. Distansiyon.

Flection synonyms : physiological state, physiological condition, accentuation, difference, crispation, folding, curvature, inflexions, accent intensive, divergence, distortions, flexure, stretches, wreath, crimps, deflections, crasis, deflexion, frizz, adjectival construction, deviation, adjektive, shimmy, accidence, bending, action verb, active verb, inflection, becoming warped, ablative, deflection, fold, accent of group.

Flection ingilizce tanımı, definition of Flection

Flection kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of bending, or state of being bent.