Kıvrım nedir, Kıvrım ne demek
- Bükülmüş, kıvrılmış şeylerin oluşturduğu kat, büklüm.
- Ayrım, dönemeç

- Bir tatlı türü.
- Kıvrılma sonunda oluşan toprak dalgası.
"Kıvrım" ile ilgili cümle örnekleri
- "Yolun kıvrımında ayrılanlarla dönüp bakıştık." - A. Gündüz
- "Cevizli kıvrım."
- "Elinde sımsıkı tutmakta olduğu perdenin kıvrımlarını bıraktı, köşeye çekildi." - N. Hikmet
Yerel Türkçe anlamı:
Saraylı da denilen bir çeşit tatlı.
Dönemeç
Çörek.
Coğrafya'daki terim anlamı:
Kıvrılmaya uğramış bir bölgede, dalgalı bir görünüş yaratan inişli çıkışlı kabartıların her biri. bk. kemer, tekne.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Yapağı lifinin doğal dalgası.
Jeoloji ve yer bilimleri alanındaki anlamı:
Katmanların dalga biçiminde büküntüsü.
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
Zikzaklı çuval deseni. (Saçıkara *İslahiye -Gaziantep; Yenikent, Yeşilova *Aksaray -Niğde)
İngilizce'de Kıvrım ne demek? Kıvrım ingilizcesi nedir?:
fold, convolution, crimp
Fransızca'da Kıvrım ne demek?:
ride, pli
Osmanlıca Kıvrım ne demek? Kıvrım Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
(kat), iltivâ
Kıvrım hakkında bilgiler
Kıvrım, normalde düzlemsel olan çökel tabakanın zaman geçtikçe farklı sebeplerle kalıcı deformasyona uğraması sonucu oluşan kavisli litolojik yapıdır. Kıvrımlanma genel olarak sıkıştırıcı nitelikteki kuvvetlerin basıncı altında zamanla oluşur fakat çökme sonucu ani bir kıvrımlanma da meydana gelebilir. Bazı yerlerde kıvrımlanma o kadar azdır ki, katmanın düzlemle yaptığı eğim çok zor fark edilebilir, ama kimi yerlerdeki kıvrımlanma ise katmanın iki ucunu birbirine dokunduracak kadar güçlüdür. Kıvrımlanmaya etki eden faktörlerden biri de yer çekimidir. Dikey doğrultuda yükselen alanlardaki standart kıvrımların, yer çekiminin etkisiyle oluştuğu bilinmektedir. Değişken boyutlarda olan kıvrımlar, bir kaya içinde mikroskobik boyutta olurken, dağ ölçekli bir kıvrım farklı boyut ve genişlikte olabilir. Kıvrımlar bir yörenin tektonik gelişimini açıklayan en önemli yapısal unsurlardan biridir ve bir kıvrımın oluşumu genel olarak tek bir süreçle değil, bir dizi sürecin birleşimi sonucunda meydana gelir.
Bir kıvrımın yüzey profiline bakıldığında, karşılıklı iki kısımdan oluştuğu görülür, bu her iki yanda bulunan yapıya kıvrım kanadı denir. İki kıvrım kanadı arasında kalan kesişme alanı ise kıvrım ekseni olarak tanımlanır. Kıvrımların formları ve geometrisi farklı koşullar altında değişkenlik gösterir.
Bu koşullar; hidrostatik basınç, gözenek basıncı ve sıcaklık gradyanıdır.
Kıvrım ile ilgili Cümleler
- Sen şişman değilsin. Sen kıvrımlı hatlara sahipsin.
- Hakiki kadınların kıvrımları vardır.
Kıvrım anlamı, tanımı:
Kıvrım kıvrım : Kıvrımlı bir biçimde. Kıvrımları olan, dalgalanmış bir yüzey veya dalgalı bir çizgi biçiminde olan, büklüm büklüm.
Kıvrım kıvrım kıvranmak : Yalvarma, sıkıntı vb. bir sebeple çok kıvranmak. çok acı çekerek kıvranmak.
Kıvrımlanma : Kıvrımlanmak işi.
Kıvrımlanmak : Kıvrımlı duruma gelmek.
Kıvrımlı : Kıvrımı olan.
Büklüm : Dönemeç, viraj. Kıvrım.
Ayrım : Cinsleri ve türleri birbirinden ayıran ana karakter, fark. Ayırma işi, tefrik. Ayrılma noktası. Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, fark. Bir veya daha çok sahne içinde geliştirilip olayın tamamlanmış bir parçasını veren film bölüğü. Alt bölüm.
Dönemeç : Bir durum, tutum, davranış ve düşüncedeki aşama. Bir yolun yön değiştirdiği yer, viraj.
Kıvrılma : Yer kabuğunun içten gelen etkenlerle dalgalı bir biçim alması. Kıvrılmak işi.
Toprak : Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Memleketli. Ülke. Arazi, tarla. Kara. Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü.
Dalga : Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genellikle rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri. Bir yüzeydeki kıvrım. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. Gizli iş, dalavere. Geçici sevgili. Geçici aşk ilişkisi. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem. Dalgınlık. Saçların kıvrım genişliği. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu.
Normal : Kurala uygun, alışılagelen, olağan, düzgülü, aşırılığı olmayan, uygun. Aşırılığı, eksikliği ve taşkınlığı olmama, ortalama durum. Bir eğrinin bir teğetine değme noktasından çizilen dikme.
Bir : Bir kez. Beraber. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Aynı, benzer. Tek. Eş, aynı, bir boyda. Sayıların ilki. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Ancak, yalnız. Sadece. Bu sayı kadar olan. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı).
Tatlı : Sevimli, hoş. Acı olmayan, acı karşıtı. İnsanı çeken, göze, kulağa hoş gelen, rahatlatan, dinlendiren, sevindiren. Şeker tadında olan. Şekerle veya şekerli şeylerle yapılmış olan yiyecek. Hoşa gidecek bir biçimde, tatlılıkla.
Sonunda : En son zamanda, nihayetinde.
Kıvrım bağırsak : Boş bağırsakla kör bağırsak arasında bulunan ince bağırsağın son kısmı, ileum.
Kıvrım bağırsak adenokarsinomu : Genellikle kıvrım bağırsakta veya nadiren diğer ince bağırsak bölütlerinde bağırsak bezlerinden köken alan, 0.5-1.0 cm çapında, serozal yüzeylerde ise karnabahar benzeri üremelerle belirgin, belli ülkelerde genellikle 5 yaşındaki veya daha yaşlı koyun ve sığırlarda genellikle kesimde rastlantısal olarak görülen kötücül tümör, bağırsak adenokarsinomu. Sadece belli bölgelerde tümörün çok görülmesinin nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte eğrelti otu tüketimiyle ilişkilendirilmiştir.
Kıvrım diüretikleri : Böbrekte henle kıvrımına etkileyerek işemeyi ve mineral atılımını artıran, furosemid, bumetanid ve etakrinik asit gibi ilaçlar.
Kıvrım kanatları : Kemer ve teknelerin, menteşede birbirine bağlanan yanları.
Kıvrım menteşesi : Kıvrım kanatlarının birbirine bağlandığı yer.
Kıvrım süs : (Süsleme) Birbiri içine giren dikaçılı ya da yuvarlak kıvrımlı süsler.
Kıvrım yontuğu : (coğrafya)
Kıvrımca : Toprak altında bulunan fındık büyüklüğünde bir ot kökü, devetabanı.
Kıvrımkılsılar : Sınıflamadaki yerleri kesinlikle belirlenmeyen, kandan başka vücudun hemen bütün dokularına yerleşerek, frengi, piyan, tepkili humma, çamur humması gibi önemli hastalıkların ortaya çıkmasına yol açan ve ince uzun bir burguyu andıran minik canlılar takımı.
Kıvrımlı dağlar : Yer teknelerinde biriken kalın tortuların yandan gelen basınçla sıkıştırılması sonucu birbirini izleyen tekne ve kemerlerin yükselmeleriyle oluşan sıralara verilen ad.
Diğer dillerde Kıvrım anlamı nedir?
İngilizce'de Kıvrım ne demek? : n. plait, twist, curve, bend, convolution, crease, crimp, flection, flexion, fold, frizz, hook, meander, plat, sinuosity, sweep, twine, twirl, undulation, volute
Fransızca'da Kıvrım : pli [le], boucle [la], circonvolution [la], crosse [la], pince [la], pliure [la], torsion [la], tour [le], volute [la]
Almanca'da Kıvrım : n. Arabeske, Biegung, Falte, Falz, Saum, Schlangenlinie, Windung
Rusça'da Kıvrım : n. завиток (M), завитушка (F), изгиб (M), складка (F), фальц (M), перегиб (M), загиб (M)
adj. курчавый

Bu kısımda Kıvrım nedir? Kıvrım ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kıvrım tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kıvrım hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.