Twistings türkçesi Twistings nedir

Twistings ingilizcede ne demek, Twistings nerede nasıl kullanılır?

Arm twisting : Baskı. Zorlama.

Twisting : Büküm. Burulma. Burma. Bükücü. Yılankavi. Dolambaçlı. Kıvırma. Dalkavukluk. Döndürme. Torsiyon.

Twistingly : Eğilip bükülen bir şekilde. Dolanan bir şekilde. Düz olmayan bir şekilde. Bükülen bir şekilde. Kıvrılan bir şekilde.

Entwisting : Sarmak. Örmek. Örme. Dolaştırma. Burmak. Bükme. Sarma. Bükmek. Kıvırmak.

Untwisting : Büküm açılması. Açmak. Halletmek. Açılmak. Çözmek.

Twist of fate : Kaderin cilvesi. Talihinin değişmesi. Feleğin sillesi. Kaderinin dönmesi. Beklenmedik bir şekilde mevcut gerçekliği değiştiren olaylar.

Twist the facts : Gerçekleri çarpıtmak.

Twist together : Birbirine bağlamak.

Twist off : Çevirip açmak. Büküp koparmak.

Twist drill : Helezon matkap. Matkap ucu. Derin kanallı matkap. Spiral matkap. Matkap. Sarmal delgi. Helezoni matkap. Helisel matkap.

İngilizce Twistings Türkçe anlamı, Twistings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Twistings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Turning : Köşe. Dönüş yeri. Tornacılık. Atletizm, jimnastik alanlarında kullanılır. Dönme. Çevirme dili. Vücut bölümlerini, eklem olanaklarından yararlanarak uzunluğuna eksenleri çevresinde sağa, sola yönetme. Çevirme. Dönüş.

 

Zigzag : Girintili çıkıntılı. Zikzak yapmak. Zikzak. Zikzak çizerek. Zikzak çizmek. Zikzaklar çizerek gitmek. Zikzaklı. Girintili. Şaşırtmak.

Tores : Burulma kuvveti. Burulma etkisi. Tork. Yırtık.

Butters : Tereyağı. Yağcılık. Çirkin. Beş para etmez. Tereyağına benzeyen kakao vb. yağı.

Falsification : Bir malın içine niteliğini bozmak amacıyla başka maddeler katma. Düzmecilik. Tahrif etme. Tahrif. Taklit. Oynama. Tahrifat. Sahtecilik yapma. Uydurma.

Whirl : Dolamak. Fıldır fıldır dönmek. Karışmak (kafa). Fırıl fırıl dönmek. Hızla geçmek. Sarmak. Fırıl fırıl döndürmek. Curcuna. Kafa karışıklığı. Keşmekeş.

Torsion : Bükülme. Torziyon. Kıvrılma. Burulma açısı. Bir organın kendi ekseni etrafında dönmesi, torsiyon. Bir ucu tutturulmuş yuvaksal bir çubuğun ya da bir telin erkin ucuna uygulanan bir kuvvet çiftinin yol açtığı biçim değişikliği.

Flection : Çekim (dilbilgisi terimi). Eğilme. Bükün. Yapım ve çekim sırasında kelime köklerinin farklı biçimlere girmesi şeklindeki kırılma olayı. büküm; arapça, almanca, ingilizce, rusça gibi sami, cermen ve islav dillerine özgü bir olaydır: ar. ketebe «yazdı» kökünün kütibe «yazıldı», yüktebü «yazılır», yüktebune «yazılırlar», litükteb «yazıl!»; katebu «mektuplaştı, yazıştı», katibun «yazan, katip», mektubun «yazılmış şey, mektup» mektebun «mektep okul» şekillerine girmesi; almanca sehen «görmek», sah «gördü», gesehen «görmüş, görülmüş»; ing. to write «yazmak» wrote «yazdı», written «yazmış, yazılmış» gibi. Bükülme. Esneme. Kıvrım.

 

Flexion : Eğilme. Bükülüm. Burkulma. Esneme. Dirsek. Çekim (dilbilgisi terimi). Bükülme. Çevrilme. Kıvrım.

Contort : Bükmek. Buruşturmak. Saptırmak. Buruşmak. Eğme. Çarpıtmak. Eğmek. Kıvırmak. Burmak.

Twistings synonyms : rotary motion, overrefinement, birling, circuitous, curling, flattery, mazy, bendings, distortion, writhing, blarneys, sycophancy, obsequiousness, castration, warper, torture, sinuates, turning round, lechi, buckling, sinuous, throwster, twirl, snaky, warpers, turbination, circular, tore, winding, pirouette, rotation, slavishness, bend.

Twistings zıt anlamlı kelimeler, Twistings kelime anlamı

Straight : Kent. Düz hat. Düz (çizgi). Uyuşturucu kullanmayan kimse. Düz çizgi. Yarış çizgisi. Dosdoğru. Doğru. Düz. Eşcinsel olmayan kimse.

Dissuasion : İkna. Caydırma. Vazgeçirme. Kandırma.