Burma nedir, Burma ne demek

  • Burmak işi.
  • Burularak yapılmış altın bilezik.
  • Burulmuş, burularak yapılmış, kıvrılmış.
  • Eğrilmek için bükülmüş yün.
  • Musluk.
  • Yaşken burularak kurutulan ot
  • Kuru incir.
  • Hadım etme, iğdiş etme.
  • Sarığıburma.

"Burma" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Arabacılık, sararsın burmayı, çalarsın kamçıyı, haylarsın hayvanı geçer gidersin." - A. Rasim
  • "Ani bir diş ağrısı gibi, manevi bir sancı ruhumu burmaya başladı." - H. C. Yalçın
  • "Yoksa ben hiç de aptal, tutsak ruhlu, herhangi maskara herifin burma bıyıklarına hayran olan dişilerden değilim." - H. E. Adıvar

Yerel Türkçe anlamı:

Bir hamur tatlısı.

Yaş ağaç kabuğunu soyma.

Bilezik.

Burularak yapılmış olan bir çeşit börek.

Musluk.

Bir çeşit bilezik.

Yonca, yonca veya ot demeti.

Eğirilmek üzere bükülmüş yün.

Keten liflerinden, keçini ayırdıktan sonra yapılmış olan kelep, deste.

İplik topundan çıkan iplik turası.

Enenmiş, kısırlaştırılmış hayvan (koç, ve benzeri).

Burma, burulmuş, bükülmüş

Yaşken burulup kurutulan ot.

Dolanarak yükselen yer.

Burulmuş; musluk. || burma bileziyh: altın, gümüş ve benzeri metal iki çubuğun birbirleri üzerine bükülmesiyle elde edilmiş malzemeden yapılmış olan bilezik. Erzurum ve çevresinde kadınlar arasında çok yaygındır

 

Unla yapılmış olan bir yemek.

Musluk.

İlkbaharda hayvanlara yapışan büyük, beyaz renkli kene.

Kolçak.

Çeşme oluğu.

Arabalara koşulan, yumurtalıkları burulmuş boğa.

Şalvarda büzgü.

Kıvrıla kıvrıla çıkan duman.

Yumurtası burularak erkekliği giderilmiş koç, teke ve benzeri hayvan

Üzüm küfelerinin ağzına, örülerek konulmuş saz.

Simit, halka, yuvarlak ekmek.

Musluk, altın bilezik

Arabada, yüke bağlanmış zinciri germek için kullanılan yuvarlak sırık.

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: burulma]

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

(II) Musluk. (-Muğlaj

Diğer sözlük anlamları:

Telleri burularak yapılmış olan bilezik.

İğdiş etme, eneme; iğdiş edilmiş hayvan.

Uluslararası İlişkiler terimi olarak anlamı:

[Bakınız: Myanmar]

Bilimsel terim anlamı:

Metal parçayı, bir eksen çevresinde döndürme işlemi.

İngilizce'de Burma ne demek? Burma ingilizcesi nedir?:

torsion, twist, twisting, myanmar

Almanca'da Burma ne demek?:

myanmar

Fransızca'da Burma ne demek?:

bistournage, birmanie

Burma hakkında bilgiler

Myanmar, Burma ya da Birmanya, Güneydoğu Asya'da, Andaman Denizi ve Bengal Körfezi kıyısında, Bangladeş, Çin Halk Cumhuriyeti, Hindistan, Laos ve Tayland arasında yer alan ülke.

Myanmar, yerel Myanma Naingngandaw isminden türetilmiştir. 12. yüzyıl döneminde bu yerel isim kullanılmaktaydı; ancak bu ismin etimolojisi hâlâ netlik kazanmamıştır.

Myanmar'da gelişkin bir Buda uygarlığı var­dır. Terk edilmiş bir kent olan Pagan'da bu uygarlıktan izler görülür. Kentte 9-13. yüz­yıllar arasında yapılmış binlerce Buda tapına­ğı bulunmaktadır. 11-19. yüzyıllarda Birmanya prensleri ara­sında amansız savaşlar oldu. 1820'de büyük Myanmar generali Maha Bandula, Hindis­tan'ın İmphal (Manipur) ve Assam eyaletleri­ni ele geçirip Bengal'e yönelince Hindistan'a o zaman egemen olan İngilizler, Myanmar'ya savaş açtılar. Maha Bandula geri püs­kürtüldü ve Myanmarlılar yalnızca Assam ve İmphal üzerindeki isteklerinden vazgeçmekle kalmadılar, aynı zamanda Aşağı Birmanya'nın Arakan ve Tenasserim bölgelerini de İngilizler'e bırakmak zorunda kaldılar. 1826-82'de İngilizler, Aşağı Myanmar'ı adım adım ele geçirdiler. Kral Thibavv'la 1886'da yapılmış olan savaştan sonra, başkenti Mandalay olan Yu­karı Birmanya da İngilizler'in denetimi altına girdi. 1919'dan 1937'ye kadar Myanmar, "Birmanya" adı altında Hin­distan'ın bir eyaleti olarak İngiliz yönetimin­de kaldı. 1948 yılında İngiltere sömürge yönetimi fiilen bitti.

 

1962 yılında General Ne Win başkanlığındaki askerler yönetime el koydu. 2007'de askeri diktaya karşı Budist rahiplerin öncü rol oynadığı Safran Devrimi adlı girişim başarısız olmasına karşın, ülkede 2008 yılında ilan edilen yeni anayasanın ardından, 2010 yılında gerçekleştirilen seçimler sonucunda cumhuriyet rejimine geçiş yapıldı. Myanmar ordusunun desteğine sahip Birlik, Dayanışma ve Kalkınma Partisi'nin seçimleri %80'lik bir oy oranıyla kazandığının ilan edildiği seçimlerde Nobel ödüllü Aung San Suu Kyi liderliğindeki Ulusal Demokrasi Birliği partisi de geniş çaplı usulsüzlüklerin yaşandığını ileri sürerek seçimleri boykot etti. Ancak 23 Aralık 2012 yılında 664 üyeli parlamentoda milletvekillerinin çeşitli görevlere atanmasıyla boşalan 45 sandalye için yapılmış olan ara seçimlerde Ulusal Demokrasi Birliği partisi 40 sandalyeyi kazandı.

Burma anlamı, tanımı:

Altın : Bu elementten yapılmış. Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au).

Sarığıburma : Burma sarık biçimi verilmiş bir çeşit hamur tatlısı, burma.

Burmak : Bir şeyi iki ucundan tutup ekseni etrafında ters yönlere çevirerek bükmek. İğdiş etmek. Ağza kekre tat vermek. Mide, bağırsak sancımak. Acıtmak.

Bıyık burmak : Çalım yapmak amacıyla bıyıklarını kıvırmak.

Kalbini burmak : Üzmek, sıkıntı vermek.

Bilezik : Mobilyaların ayak altlarına takılan kare, dikdörtgen, silindir, kesik koni vb. şekilli, pirinç veya nikel kaplı demirden yapılmış, iki ucu delik gereç. Motor pistonlarına, yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme vb. amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış, uçları açık ve esnek halka. İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkaya benzer parça. Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılmış olan ve bileğe süs için takılan halka. Kelepçe.

Hadım : Kısırlaştırılmış erkek.

İğdiş : Erkeklik bezleri çıkarılarak veya burularak erkeklik görevi yapamayacak duruma getirilmiş (hayvan ve özellikle at).

Musluk : Takıldığı boru veya kabın içindeki akışkanı, istenildiğinde akıtabilecek bir düzende yapılmış açılır kapanır alet. El yıkamaya yarayan yer, lavabo.

Eğrilmek : Eğri duruma gelmek.

Kurut : Kurutulmuş süt ürünü.

İncir : Bu ağacın yaş veya kuru olarak yenilen etli, tatlı yemişi, ballıdarı. Dutgillerden, asıl yurdu Akdeniz kıyıları olan, yaprakları geniş dilimli bir ağaç (Ficus carica).

Güneydoğu : Güneyle doğu arasındaki yön.

Etme : Etmek işi.

İçin : Özgü, ayrılmış. Uğruna, yoluna. Süre belirten bir söz. -den dolayı, -den ötürü. Karşılığında, karşılık olarak. Düşüncesince, kendince, göre. Ant deyimleri yapan bir söz. Amacıyla, maksadıyla. Neden ve sonuç belirten bir söz. Oranla, göz önünde tutulursa. Hakkında.

Yün : Bu tüyden yapılmış. Koyun tüyü.

Ot : Toprak üstündeki bölümleri odunlaşmayıp yumuşak kalan, ilkbaharda bitip bir iki mevsim sonra kuruyan küçük bitkiler. İlaç. Esrar. Bu bitkilerle yapılmış veya bu bitkilerle doldurulmuş. Zehir.

Kuru incir : Özel olarak güneşte kurutulan incir.

Kuru : Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Canlılığını yitirmiş (bitki). Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Döşenmemiş, çıplak. Etkisi ve sonucu olmayan. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Akıcı olmayan, duygudan yoksun. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan.

Burma akıntı : Akış çizgisi akıntı eksenine koşut kalmayan akıntı.

Burma bükmek : Yonca, çayır gibi otları yaşken bükerek kurutup, kışa hazırlamak.

Burma kutsal kedisi : Birman kedisi.

Burma ot : Kışın hayvanlara yedirmek üzere burularak kurutulmuş ot.

Burma saç : Kıvırcık saç.

Burma sadef : Kabuklu sümüklü böcek, mühre.

Burma terazi : Yerçekimi alanının derecelerini ve eğrilik değerlerini ölçen araç.

Burmabörek : Burularak yapılan bir çeşit börek Bir hamur tatlısı. bk. burma (XII)- bk. burma (XII)-4.

Burmaç : Eğirilmek üzere bükülmüş yün Üzeri burma biçiminde yivli ufak çivi. Ucu çengel gibi eğri demir.

Burmadere : Ardahan şehri, Damal ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Diğer dillerde Burma anlamı nedir?

İngilizce'de Burma ne demek? : [Burma] n. former name of Myanmar (Union of Burma), country in southeastern Asia

n. Burma, country in southeastern Asia

n. Burma, country in southeastern Asia

Fransızca'da Burma : tors/e

Almanca'da Burma : n. Stielstich

Rusça'da Burma : adj. витой