Bilezik nedir, Bilezik ne demek

  • Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılmış olan ve bileğe süs için takılan halka.
  • Mobilyaların ayak altlarına takılan kare, dikdörtgen, silindir, kesik koni vb. şekilli, pirinç veya nikel kaplı demirden yapılmış, iki ucu delik gereç
  • İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkaya benzer parça.
  • Motor pistonlarına, yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme vb. amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış, uçları açık ve esnek halka.
  • Kelepçe.

"Bilezik" ile ilgili cümle

  • "Sonra ayağını yandaki su borusunun bileziğine koydu." - Ç. Altan

Yerel Türkçe anlamı:

Taraktan geçirilip, eğrilmeye hazırlanmış yün topağı.

Bilezik, bk. bilezüg

İki boruyu eklemek için kullanılan halka.

Demir çember.

Kağnılarda oku boyunduruk kayışına birleştiren halka.

Kuyu ağzına konulan ortası delik taş.

Kuyu ağızlarına konulan taş ya da ağaç halka.

Bilezik şeklinde harmana yığılmış sap.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Bağa.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Simit biçiminde harman yerine yığılmış ekin sapı. (Alçılı *Delice -Ankara)

Bilimsel terim anlamı:

Bir dingil üzerine ya da yuva içine geçirilen, geniş halka.

Sökülme ve takılmayı kolaylaştırmak için, bilyaların üzerlerine yerleştirilen, mazgal biçiminde girintili, yuvarlak gereç.

 

mekanik a. İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkamsı yuvgu. b. İletim millerini birbirine bağlayan parça. c. Motor pistonlarına yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme gibi amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış uçları açık ve esnek halka.

İngilizce'de Bilezik ne demek? Bilezik ingilizcesi nedir?:

sleeve, segment

Fransızca'da Bilezik ne demek?:

bague

Osmanlıca Bilezik ne demek? Bilezik Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

segman

Bilezik hakkında bilgiler

Bilezik, bilek etrafına takılan süs eşyası. Bilezikler deri, kumaş veya metalden yapılırken taş, tahta ve deniz kabukları da içerebilmektedir.

Bilezikler ayrıca tıbbi muayene ve kimlik tespiti için de kullanılır.

Bilezik sözcüğü bilek ve yüzük sözcüklerinin birleşiminden gelmektedir.

Bilezik ile ilgili Cümleler

  • O güzel bir bilezik.
  • Ona elmas bir bilezik verdi.
  • Ali Mary'ye pahalı bir bilezik aldı.
  • Bu bilezik çok ucuz.
  • Bir bilezik, kız kardeşim için iyi bir hediyedir.
  • Ali Mary'ye altın bir bilezik verdi.
  • Ali Mary'ye doğum günü için bir bilezik verdi.

Bilezik kısaca anlamı, tanımı:

Altın bilezik : Kola takılan ve pek çok türü olan, altından yapılmış süs eşyası. Geçimi sağlayan sanat veya meslek.

Boru bileziği : Soba borularının ek yerine geçirilen süslü çember.

Ek bileziği : İki boruyu birbirine eklemekte kullanılan bağlantı parçası, manşon.

Kuyu bileziği : Su kuyusunun ağzına oturtulan silindir biçiminde taş.

Bilezikli : Bilezik takmış olan. Bileziği olan.

Genel : Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan.

 

Altın : Altından yapılmış sikke. Bu elementten yapılmış. Üstün nitelikli, değerli. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au).

Gümüş : Bu elementten yapılmış. Atom numarası 47, atom ağırlığı 107,88, yoğunluğu 10,5 olan, 960 °C'ye doğru sıvı durumuna geçen, parlak beyaz renkte, kolay işlenir ve tel durumuna gelebilen element (simgesi Ag).

Element : Kimyasal yöntemlerle ayrıştırılamayan veya bileşim yoluyla elde edilemeyen madde.

Halka : Uykusuzluk, yorgunluk, üzüntü vb. sebeplerle göz altında beliren koyuluk. Yerden yüksekliği ayarlanabilen aralıklara asılı iki halatın uçlarına takılan 18 santimetre çapında, 28 milimetre kalınlığında tahta veya deri kaplı iki demir halkadan oluşan asılma araçlarından her biri. Bir tür ufak, yağlı ve tuzlu simit. Çeşitli metallerden veya tahtadan yapılmış çember. Çember biçiminde çeşitli nesnelerden yapılmış tutturma aracı. Değerli metallerden yapılmış olan çember biçimindeki süs eşyası. Su gibi sıvıların içine katı bir nesnenin düşmesiyle oluşan, gittikçe büyüyerek açılan çembere benzeyen biçim. Çember biçiminde olan. Çember biçiminde dizilmiş topluluk.

Boru : Borazan. Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir.

Birleştirme : Birleştirmek işi, kombinasyon.

Bilek : Güç, kuvvet. Elle kolun, ayakla bacağın birleştiği bölüm.

Kelepçe : Kablo, boru vb. şeyleri bir yere bağlı tutmak için kullanılan halka veya kelebek. Tutukluların kaçmasını önlemek için bileklerine takılan, bir zincirle tutturulmuş demir halka.

Bilezik yapma : Harmana gelen sapı döşek etrafında bilezik biçiminde yığma.

Bilezikleme : Tazının bileğinde çepeçevre açılan yara.

Bilezikli askı : Boruyu asmakta kullanılan bir askı türü.

Diğer dillerde Bilezik anlamı nedir?

İngilizce'de Bilezik ne demek? : n. bracelet, bangle, wristlet, collet

Fransızca'da Bilezik : bracelet [le]

Almanca'da Bilezik : n. Armband, Armreif, Armspange

Rusça'da Bilezik : n. браслет (M), запястье (N), хомут (M), кольцо (N)