Collet türkçesi Collet nedir

Collet ingilizcede ne demek, Collet nerede nasıl kullanılır?

Colleter : Odunlu bitkilerde reçine, zamk gibi yapışkan madde salgılayan tüyler. Kolleter.

Colleteral gland : Kolleteral bez. Böceklerde yumurtaları bir arada tutan veya ooteka için malzeme olan dişi eklenti bezleri.

Colleterial gland : Böceklerin dişi üreme sisteminde genellikle bir ya da iki çift halde bulunan, yumurtanın bırakılması sırasında yapışkan madde salgılayan yardımcı bezler. Koleteral bezler.

Colleterium : Kolleteryum. Böceklerin dişi üreme sistemlerinde yumurtaları bir arada tutan bir kılıf ya da yumurtaları zemine bağlayan mukusu salgılayan bez.

Collets : Yüksük. Maden yüzük. Germe kovanı. Yuva. Bilezik. Mücevherin oturtulduğu yuva. Tasma. Torna aynası. Yüzük. Halka.

Decollete : Dekolte elbise. Dekolte giyen. Açık. Dekolte. Alçak yakalı.

Colleague : Görevdaş. Görevdeş. Çalışma arkadaşı. Siyasal olarak muadil. Meslektaş. Arkadaş. İş arkadaşı.

Collect in : Biriktirmek.

Colleagueship : Koldaşlık.

Collect call : Karşıdan ödemeli. Karşı ödemeli. Ödemeli telefon. Ödemeli konuşma. Ödemeli arama. Ödemeli telefon konuşması. Karşı taraf ödemeli. Ödemeli çağrı.

 

İngilizce Collet Türkçe anlamı, Collet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Collet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hearths : Fırın. Şömine tabanı. Ocak. Ocaklar.

Bangle : Halka bilezik. İncik boncuk. Halhal. Kolbak. Değersiz ziynet.

Collar : Yaka. Yaka şekline benzer yapılar. yarım kordalılarda üç kısımdan oluşan vücudun orta bölgesi. Kolye. Yakalamak. Tasma takmak. Kaçmak. Yürütmek. Yakasına yapışmak.

Straps : Bant. Kütikül. Kemer. Kayış. Şerit. Kemerle dövme. Bağlama bileziği.

Bails : Emanet etmek. Çember. Kefalet. Tekneye giren suyu boşaltmak için kullanılan kova. Kefaletle serbest bırakmak. Maşrapa vb. Kefaletle serbest bıraktırmak. Kurtarmak. Kefalet ücreti.

Hearth : Demirci ocağı. Aile ocağı. Şömine tabanı. Ocak tabanı. Ocak. Yurt. Yürek. Fırın. Ritmik kasılmalarıyla kanın dolaşımını sağlayan ve devam ettiren, değişik sayıda odacıklara ayrılmış veya tüp biçiminde, kaslı bir organ. kalp.

Circuit : Devir. Gezici dava vekili. Gezi. Çevre. Dolaşmak. Dolambaçlı yol. Döngü. Bir yönetim altındaki işletme sayısı. Daire çevresi.

Bush : Burç. Fidan. Çalıyla örtmek. Gür saç. Burç (mühendislik terimi). Zıvana. Purinçina. Çepel. Çalı.

Leashes : Birbirine bağlamak. Göğüs tasması. Köpek kayışı. Bağlamak. Tasma kayışı. Yular. İple bağlamak.

Collet synonyms : collet chuck, collets, coifs, annuluses, connecting link, leashing, bail, coiffed, day nursery, bangles, bracelets, coifed, annuli, bushing, creeps, donuts, coifing, ferrule, creche, segment, ring, mounting, strap, crucible, firesides, ferrules, daycare center, creep, chuck, thimbles, doughnut, leash, bracelet.

Collet ingilizce tanımı, definition of Collet

Collet kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small collar or neckband.