Turning türkçesi Turning nedir

  • Döndürme.
  • Atletizm, jimnastik alanlarında kullanılır.
  • Dönüş.
  • Dönüş yeri.
  • Çevirme dili.
  • Köşe.
  • Çevirme.
  • Vücut bölümlerini, eklem olanaklarından yararlanarak uzunluğuna eksenleri çevresinde sağa, sola yönetme.
  • Tornacılık.
  • Yoldan çıkma.
  • Tornalama.
  • Dönme.
  • Disk ya da çekiç atmada, atış hızı için gerekli olan merkezkaç kuvveti oluşturmak amacıyla vücudu kendi ekseni üzerinde döndürme.
  • Dönemeç.

Turning ile ilgili cümleler

English: Ali is turning blue.
Turkish: Ali mavileşiyor.

English: Ali is turning white.
Turkish: Ali aklaşıyor.

English: Ali is turning gray.
Turkish: Ali kırlaşıyor.

English: Ali doesn't remember turning off the light.
Turkish: Ali ışığı kapattığını hatırlamıyor.

English: Ali is turning thirty.
Turkish: Ali otuz oluyor.

Turning ingilizcede ne demek, Turning nerede nasıl kullanılır?

Turning about : Geriye döndürmek. Bir masalın yeni bölgesel değişkininin, tüm yayılım alanını kaplayan ilkörneğini ikinci kez yaratması, bk. değişkin. Vazgeçmek. Altüst etmek. Yuvarlama. Geriye dönmek.

Turning away : Geri çevirmek. Kovmak. Defetmek. Başka tarafa döndürmek.

Turning back : Geri dönme. Geri çevirme.

Turning chisel : Torna kalemi.

Turning circle : Dönüş çapı. Dönme dairesi. Dönüş çemberi. Dönüş dairesi. Bir aracın üzerinde dönebileceği en küçük çaplı çember.

 

Turning inside out : Ters çevirme. Tersyüz.

Turning disease : Genellikle geviş getiren hayvanlarda, ara sıra insanlarda coenurus türlerinin neden olduğu merkezi sinir siteminde kist oluşumu, serebrospinal sıvı akışının engellenmesi ve ölümcül olabilen kafa içi basınç artışıyla belirgin hastalık, sönurozis, hlk. dönek. insan ve hayvanlarda kendi etrafında dönme hareketleriyle belirgindir. Deli baş hastalığı. Köpeklerin ince bağırsaklarında parazitlenen taenia multiceps adlı sestodun larvalarının (coenurus cerebralis) koyunların beyin ve omuriliğine yerleşmesi sonucunda oluşan, yürürken sallanma, felç, körlük gibi belirtilerle karakterize hastalık. beyne yerleşen taenia solium sistiserkleri tarafından oluşturulan sendeleme ve dönme ile karakterize hareket bozukluğu. genç alabalıklarda myxosoma cerebralis adlı protozoonun neden olduğu, aksiyal iskelette kıkırdak hasarına ve ses dengeleme organında granülom oluşumuna neden olan, bu nedenle balıklarda dairesel biçimde yüzme gibi belirtilerin görüldüğü oldukça öldürücü bir hastalık. Dönme hastalığı.

Turning in his grave : Mezarında ters dönme (birşeyleri bilseydi şok olacağı veya çok sarsılacağı ölü bir insana ilişkin). Mezarında dönme.

Turning iron : Boynuz. Kurşun borudan, kol alma işleminde kullanılan, demirden yapılmış aygıt.

Turning lathe : Torna tezgahı.

İngilizce Turning Türkçe anlamı, Turning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Turning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Regression : Denizin çekilip karadan uzaklaşması. Geri çekilme. Gerilim. Birlikte gidişim. Birden çok değişkene ilişkin gözlem değerlerinin gösterdiği birlikte değişmenin uygun düştüğü çizgesel ya da matematiksel biçe. bk. çizgesel çözümleme. Gerileme. Geri dönme. Sonuçlardan ilkelere, etkilerden nedenlere ve bileşikten yalınca doğru usavurma işlemi. 2.-yakın geçmişle ya da yeni olaylarla ilişkili anıların azalması. gerçekliklerin ağır bastığı yetişkinler dünyasının güçlükleri karşısında, çocukluk yıllarının anılarıyle dolu bir düş dünyasına kaçış. yetişkinlerde çocukça davranışların yeniden başlaması. 5- etkili biçimde ayırımlar yapma, yargılama ve usavurma yeteneğinin yitirilmesi. Regresyon. Y değişkeninin x bağımsız değişkenine matematiksel bir ifadeyle bağımlı olması. hastalık belirtilerinin gerilemesi, belirtilerin yatışması.

Deflections : Salgı. Eğilme. Sapma. Defleksiyon. (yön) saptırma. Defleksion. Bel verme. Yön değiştirme. Bükülme.

Circumvolution : Dolaylama. Çevresinde dönme. Sargı oluşturma. Devir. Dolaşım. Bir merkez etrafında dönüş.

Deflection : Bel verme. Alıcı ya da almaçta, taramanın düzgün olarak gerçekleşebilmesi için, elektron demetinin yatay ya da düşey olarak yön değiştirmesinin sağlanması. Saptırma. Defleksion. Defleksiyon. Eğilme. Yön değiştirme. Salgı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Diallings : Çevriliyor. Arıyor. Numara çevirirken. Aranıyor. Arama tercihleri. Arama. Çeviriyor.

Rotating : Rotatif. Dönen. Döndürülüyor. Döndüren. Dönme yönü. Döner.

Winding : Sarma. Yılankavi. Sarım. Dolambaç. Bağlı olduğu çalgıda manyetik alan oluşmak yoluyla tel titreşiminin ses sinyaline dönüşmesini sağlamak için bakır gibi iletken bir telin bir mıknatıs çevresine birçok kez sarılması işi. Gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Güçlü bir çekimsel alan oluşturmak için elektrik iletkeninin bir yalıtkan üzerine sarılmasıyla oluşturulan düzen. Sargı. Döner.

Deflexion : Bel verme. Salgı. Eğilme. (yön) saptırma. Senim. Bükülme. Belverme. Sapma. Yön değiştirme.

Edge : Kenar yapmak. Bilgisayar, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İlerletmek. Kenarlarını belirginleştirmek. Film kuşağının iki yanı. Yan yan gitmek. Eşik (kıyamet veya sorun vb). Kenarına bordür yapmak. Kıyı.

Turneries : Tornacı dükkanı. Torna işi.

Turning synonyms : kick turn, three point turn, gyred, gyres, twisting, envelopment, dialling, diversion, mitres, rotation, turnout, cycle, crook, corner, twistings, right, obliquities, gyre, digression, pivot, cantle, alcove, regressed, turning round, coigns, turnouts, convert, enclosures, sweep, apostle, divagation, cycles, conversion.

Turning ingilizce tanımı, definition of Turning

Turning kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also, a winding. A meander. A bending course. The act of one who, or that which, turns. A fiexure.