Turning about türkçesi Turning about nedir

  • Yuvarlama.
  • Altüst etmek.
  • Vazgeçmek.
  • Geriye dönmek.
  • Bir masalın yeni bölgesel değişkininin, tüm yayılım alanını kaplayan ilkörneğini ikinci kez yaratması, bk. değişkin.
  • Geriye döndürmek.

Turning about ingilizcede ne demek, Turning about nerede nasıl kullanılır?

Turning : Dönemeç. Dönüş. Disk ya da çekiç atmada, atış hızı için gerekli olan merkezkaç kuvveti oluşturmak amacıyla vücudu kendi ekseni üzerinde döndürme. Dönüş yeri. Çevirme dili. Tornacılık. Atletizm, jimnastik alanlarında kullanılır. Dönme. Vücut bölümlerini, eklem olanaklarından yararlanarak uzunluğuna eksenleri çevresinde sağa, sola yönetme. Tornalama.

About : Takriben. Şuralarda. Buralarda. Devresinde. Civarında. Etrafında. Doğrusunda. Geriye. Hemen hemen. Değişli.

Turning away : Başka tarafa döndürmek. Defetmek. Kovmak. Geri çevirmek.

Turning back : Geri çevirme. Geri dönme.

Turning chisel : Torna kalemi.

Turning circle : Dönüş çapı. Dönme dairesi. Bir aracın üzerinde dönebileceği en küçük çaplı çember. Dönüş çemberi. Dönüş dairesi.

İngilizce Turning about Türkçe anlamı, Turning about eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Turning about ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bedevils : Delirtmek. Çileden çıkartmak. Şaşırtmak. Bozmak. Kafasını karıştırmak.

Face about : Aksi yöne dönmek. Ters yöne dönmek. Ters tarafa dönmek.

Abnegates : Kaçmak (sorumluluktan). Yadsımak. Ülkeden ayrılmak. Feda etmek. Reddetmek. Tanımamak. İnkar etmek. Feragat etmek.

Depolarise : Kutupsallığını önlemek. Sarsmak. Kutupluluğunu gidermek. Depolarize olmak. Depolarize etmek. Nötürleştirmek. Kutuplaşmayı önlemek.

Abdicated : Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). İstifa etmek. El çekmek. Çekilmek. Terketmek (tacını ve tahtını). Tacını ve tahtını terketmek. Tahttan çekilmek. Bırakmak. Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe).

Bollixes : Berbat etmek. Batırmak. Eline yüzüne bulaştırmak. İçine etmek. Yok etmek. Bozmak.

Abstentions : Çekimser kalma. Çekimserlik. Sakınma. Kaçınma. Oy vermeme. İmtina. Uzak durma. Çekinme. Çekimser oy.

Trundled : İterek sürmek (tekerlekli şey). Ufak tekerlek. Çekmek (tekerlekli taşıtı). İtmek (tekerlekli taşıtı). Yuvarlamak. Yuvarlanmak. Yuvarlayarak taşımak. Gelmek (tekerlekli taşıt). Tekerlekli birşeyi iterek sürmek.

Abstention : Kaçınma. Sakınma. İmtina. Uzak durma. Çekimser kalma. Çekimserlik. Çekinme. Çekimser oy.

Abandon : Coşku. Boşlamak. Başlı-başına koymak. Çıkıp gitmek. Başından atmak. El etek çekmek. Taşkınlık. Bırakmak. Dayandırmak.

Turning about synonyms : trundle, abdicating, cluttering, rounding, depolarize, bedeviling, abjure, abandon hope, bedevilled, abjured, back, abdicate, agitating, round off, bollix, back down, bedevilling, bring back, abnegate, trundling, bollixed, about turn, turn around, rollings, trundles, abjures, abandons, switch backward, rolling, agitates, clutter up, bollixing, bedevil.