Departure türkçesi Departure nedir

  • Ayrılış.
  • Ayrılma.
  • Başlangıç.
  • Bir parçanın yavaşlık veya çabukluk derecesi.
  • Yenilik.
  • Feragat.
  • Sapma.
  • Yola çıkma.
  • Geri çekilme.
  • Kalkış.
  • Değişiklik.
  • Gidiş.
  • Hareket.
  • Kıpırdatma.
  • Ölüm.
  • Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi.
  • İnhiraf.

Departure ile ilgili cümleler

English: Don't put off your departure on account of me.
Turkish: Ayrılışınızı benim yüzümden geciktirmeyin.

English: Ali postponed his departure for three days.
Turkish: Ali ayrılışını üç gün erteledi.

English: Because of the bad weather, the plane's departure was delayed by two hours.
Turkish: Kötü hava yüzünden, uçağın kalkışı iki saat ertelendi.

English: He advanced his departure by two days.
Turkish: Gidişini iki gün erteledi.

English: Ali put off his departure till Sunday.
Turkish: Ali pazara kadar gidişini erteledi.

Departure ingilizcede ne demek, Departure nerede nasıl kullanılır?

Departure date : Kalkış tarihi.

Departure gate : Çıkış kapısı.

Departure lounge : Giden yolcu bekleme salonu. Biniş bekleme salonu. Çıkış salonu. Yolcuların ayrılmadan önce içinde bekleyebildikleri büyük bekleme salonu. Bekleme salonu.

Departure platform : Kalkış peronu. Gidiş peronu.

Departure station : Hareket istasyonu. Çıkış istasyonu.

Port of departure : Kalkış limanı. Çıkış limanı. Geminin hareket ettiği liman. Hareket limanı. Geminin yüklendiği liman.

 

Departure terminal : Çıkış terminali.

Abrupt departure : Ani ayrılış. Ani gidiş.

Departure tax : Yurt dışına çıkış vergisi. Bir ülkeden ayrılırken uygulanan vergi.

Airport of departure : Kalkış havaalanı.

İngilizce Departure Türkçe anlamı, Departure eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Departure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Improvement : Islah etme. Bir ölçme aracının daha yetkin ölçümler yapabilecek biçimde geliştirilmesi. İlerleme. Kalkındırma. Bir bulgunun eksik olan ve kullanılmasını engelleyen bir niteliğini giderme ya da daha iyi kullanılabilir duruma getirme. Sağlıklaştırma. İyileşme. Gelişim. Sağlıklılaștırma.

Flexion : Dirsek. Bükülüm. Burkulma. Eğilme. Çevrilme. Esneme. Büküm. Çekim (dilbilgisi terimi). Bükülme. Kıvrım.

Gait : Yürüyüş biçimi. Yürüyüş şekli. Yürüyüş. Koşma tarzı. Demarş. Yürüme eylemi. Yürüme biçimi.

Neoterism : Yeni çıkmış şey. Yeni sözcük. Bir dile yeni sözcükler veya ifadeler tanıtma.

Deadlier : Ölümcül. Müthiş. Ölümüne. Öldürücü. Çok. Amansız. Daha amansız.

Conversation : İletişim. Lakırdı. Laf. Sakım. Görüşme. Konuşu. Bireyler arasında geçen ve ölçünlü bir gidişi olmamakla birlikte bilgi amaçlı konuşma. Muhabbet. Söyleşi.

Proceeding : Dava. Ç. Muamele. Yöntem. Dava muamelesi. İlerleme. Yargılama usulleri. İleri gitme. Davranış.

Setting out : Koyulmak. Dikmek. Yola çıkmak. Sergilemek. Gözler önüne sermek. Başlamak. Dizmek. Girişmek. Ekmek.

 

Variant : Başka şekil. Değişik. Varyant. Farklı. Başka türlü. Değişimli. Fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Değişke. Değişik etkenler altında kalan bir halkbilim ürün ya da olayından, çok küçük ayrımlar göstererek türeyen yeni ürün ya da olayların her biri. bk. çekim. Variasyona ugramış mikroorganizmalara verilen ad.

Departure synonyms : human action, human activity, going away, brand newness, separation, debuts, demeanour, liftoff, fell back, declinations, behaviors, takeoffs, fallbacks, alteration, newness, disclaimer, death, disengagements, disappearance, behaviour, variation, dedition, fall back, anlage, bias, abruption, abstemiousness, abdications, going, cleavage, neologies, boarding, conceptions.

Departure zıt anlamlı kelimeler, Departure kelime anlamı

Disembarkation : Karaya çıkarma. Karaya çıkma. Yerel boşaltma. Boşaltma. Boşaltım. Tahliye.

Appearance : Belirme. Şemail. Görünme. Göze görünme. Görünüm. Görünüş. Olay. Bir nesnenin öze ilişkin olmayan ikincil özellikleri. Dış görünüş. Ortaya çıkma.

Birth : Tevellüt. Türe özgü normal gebelik süresi sonunda yavrunun ve plasentanın döl yatağı içi ortamdan dış ortama geçiş süreci, yavrulama. Yavrulama. Veladet. Doğum. Doğma. Yeni bir bebeğin dünyaya geliş olayı. Başlangıç. Doğuş. Dünyaya getirme.

Departure ingilizce tanımı, definition of Departure

Departure kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Separation. Division. Putting away.