Gait türkçesi Gait nedir

  • Gidiş.
  • Yürüyüş.
  • Yürüme biçimi.
  • Koşma tarzı.
  • Yürüme eylemi.
  • Yürüyüş şekli.
  • Yürüyüş biçimi.
  • Demarş.

Gait ingilizcede ne demek, Gait nerede nasıl kullanılır?

Running walk gait : Ağır adi yürüyüşün daha kısa zamanlarda yapılan, daha hızlı biçimi. Süratli adi yürüyüş.

Slow gait : Bacak hareketleri çapraz sıra ileri olan, hareketin art bacakların birinin itmesiyle başladığı, her an üç bacağın yerde bir bacağın havada olduğu, beden ağırlığını daima üç bacağın taşıdığı, atların bir yürüyüş şekli. Ağır adi yürüyüş.

Trot gait : Bacakların hareket sırasının çapraz ve daima iki ayak yerdeyken iki ayağın hareket halinde olduğu, beden ağırlığını iki bacağın taşıdığı, atların bir koşma şekli. Tırıs koşma.

Gaita : Dışkı. Gaita.

Gaiter : Getr. Tozluk.

Gaiting : Demarş. Yürüme eylemi. Yürüyüş şekli. Yürüyüş. Gidiş. Yürüme biçimi.

Gaia : (yunan mitolojisi) uranüs'le evlenen yeryüzü tanrıçası.

Gaiety : Sevinç. Eğlenti. Neşelik. Şenlik. Neşe. Neşelilik. Eğlence. Göz alıcılık. Gösteriş.

Gaiters : Tozluk. Galoş. Esnek kenarları olan ayakkabı çeşidi. Boyun etrafına sıkıca oturan kayakçıların giydiği yüksek boru şeklindeki yaka. Bacakların alt kısmına giyilen koruyucu bacak örtüsü (genellikle ayakkabılarına veya botlarına toprak ve su girmesini engellemek için dağcılar ve yürüyüşçüler tarafından giyilir). Çamurluk.

 

Gailon : Galon.

İngilizce Gait Türkçe anlamı, Gait eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gait ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Going : Yol durumu. Basamak genişliği. Ayrılış. Şu anki. Gidiş hızı. Mevcut. Giden. Çalışan. Gidişat.

Travel : Yol almak. Gazlamak. Gezi. Yolculuk etmek. Kaçmak. İşlemek. Seyahat etmek. Seyahat. Topuklamak. Tüymek.

Walkings : Asa. Döşeme. Yürüme. Ayaklı. Gezme. Yürüyen. Yürüyüş (tarzı).

Rack : Uzatmak. Gererek işkence yapmak. Fazla kira istemek. İşkence etmek. İşkencede kullanılan germe aleti. Raf. Çok acı vermek. Mahvolmak. Germek.

Tread : Basış. Çiftleşme (erkek kuş). Merdiven basamağının döşeme tahtası. Basamak. Dans figürü yapmak. Bir dingil üzerindeki iki tekerleğin orta düzlemleri arasındaki uzaklık. Pedallar arası açıklık. Yürümek. Ayakkabı tabanı. Arşınlamak.

Egression : Dışarı çıkma. Çıkma.

Proceeding : Dava. Yargılama usulleri. Yöntem. Konferans. Davranış. Tutanak. Bir oturum ve işlem sürecine ilişkin düzenleyici kurallar ya da bir gidiş biçiminin düzeni. İlerleme. Ç. İşlem.

Deportment : Hareket. Tavır. Davranış. Duruş biçimi.

Gait synonyms : single foot, gaits, gaiting, walking, egress, locomotion, trekking, gilling, hikes, gallop, treads, demarche, walk, gressorial, departures, trot, lope, jog trot, conduct, pace, outgoing, pattern, carriage, gill, rate, quick time, hike, departure, canter, double time, exit, march, paces.

Gait ingilizce tanımı, definition of Gait

Gait kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A way. A going. A walk. A march.