Proceeding türkçesi Proceeding nedir

  • Davranış.
  • Düzenek.
  • Yöntem.
  • Yargılama usulleri.
  • Tutanak.
  • Dava.
  • İleri gitme.
  • İlerleme.
  • İşlem.
  • Muamele.
  • Dava muamelesi.
  • Bir oturum ve işlem sürecine ilişkin düzenleyici kurallar ya da bir gidiş biçiminin düzeni.
  • Gidiş.
  • Ç.
  • Konferans.
  • Hareket tarzı.

Proceeding ile ilgili cümleler

English: The scientist insisted on proceeding with the research.
Turkish: Bilimci araştırmaya devam etmekte ısrar etti.

English: At the meeting he monopolized the discussion and completely disrupted the proceeding.
Turkish: Toplantıda o, tartışmayı tekeline aldı ve davayı tamamen bozdu.

English: We're proceeding according to plan.
Turkish: Plana göre ilerliyoruz.

English: We're proceeding on schedule.
Turkish: Programa göre ilerliyoruz.

Proceeding ingilizcede ne demek, Proceeding nerede nasıl kullanılır?

Filiation proceeding : Babalık tayini işlemleri.

Judicial proceeding : Yargılama usulleri. Adli kovuşturma. Adli muamele. Kanuni kovuşturma. Adli takibat.

Oral proceeding : Şifahi muhakeme. Sözlü yargılama.

Parties of transaction or proceeding : Yanlar.

Preliminary criminal proceeding : Hazırlık soruşturması. Önsoruşturma. Hazırlık tahkikatı.

Preliminary proceedings : Duruşma hazırlığı. Duruşma önişleri.

Affiliation proceedings : Babalık davası.

Minutes of the proceedings : Tutanak.

 

Bankruptcy proceedings : Batkılama istemini geçerli kılan işlem. İflas işlemleri. İflas usulü. Batkı işlemi.

Criminal proceedings : Ceza takibatı. Cezai takibat. Ceza soruşturması. Cezai soruşturma.

İngilizce Proceeding Türkçe anlamı, Proceeding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Proceeding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Demeanor : Hal. Tutum. Davranış biçimi. Tavır. Hareket.

Handling : Elle kullanma. Bakım. Göz kamaştıktan sonraki görüntü. Elle dokunma. Gümrük gözetimi altındaki eşyanın asli niteliklerini değiştirmeden istiflenmesi, yerinin değiştirilmesi, büyük kaplardan küçük kaplara aktarılması, kapların yenilenmesi veya tamiri, havalandırılması, kalburlanması, karıştırılması. Elleme. Yol tutuş. Dokunma. Bir işi idare etme. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır.

Behaviour : Tutum, dürtü ve uyaranlarca güdülenen ve ortak tanımı bulunan kalıplı edim. Bir toplumda ya da toplumsal kümede genellikle alışkanlık durumuna gelen ve saymaca olan, görece tekbiçimli bir eylem türü. Tavır. Hal. Hareket. Davranış tarzı. Tutum.

Advancement : Gelişme. Yükselme. Terfi. Terakki. Gelişim. Tekamül.

Minutes : Toplantı zabıtları. Dakika. Müzekkere. Zabıt. Tutanaklar. Kayıt. Mazbata.

Adoption : Uygulama rejimi. Kabul. Nüfusuna geçirme. Bir kimseye, öz çocuğuna verdiği hakkı verme, onun bakımını ve yetiştirilmesini üstüne alma. Kabullenme. Evlat edinme. Alma. Benimseme. Benimseyiş. Kabul etme.

Progression : Devamlılık. Devam. Geçiş. Gelişme. Sıra. Bir hastalığın daha yaygın ve ağır duruma gelmesi. Progresyon. Dizi.

 

Activity : Faaliyet. Gaz karışımında ya da sıvı çözeltide bulunan bir özdeğin etkin derişimi. bir ışınetkin özdekte birim zamandaki parçalanma sayısı. Etkiniik. Eyleyim. Bir bilgi işlem dizgesinde ana kütük tutanaklarının, öngörülen belirli bir dönem içinde, gördükleri işlem sayısıyla gösterilir nitelikleri. Bir ışımetkin çekirdeğin içinde oluşan çekirdeksel bozunumların birim zamana düşen sayısı, bk. ışımetkinlik. Fiil. Meşguliyet. Yapılan işler.

Commercial transaction : Ticari muamele. Ticari işlem. İş anlaşması.

Proceeding synonyms : due process, action at law, legal proceeding, due process of law, thinkin, instance, judicial proceeding, gateway, modalities, picture, conference, going, review, mechanism, doings, step, formality, news conference, minute book, banking, policy, difference, behavioral, records, trial, egress, gateways, behaviours, assertion, modus, comportment, readings, methods.

Proceeding ingilizce tanımı, definition of Proceeding

Proceeding kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A cautious or a violent proceeding. Progress or movement from one thing to another. A transaction. A measure or step taken in a course of business. The act of one who proceeds, or who prosecutes a design or transaction. As, an illegal proceeding.