Minutes türkçesi Minutes nedir

Minutes ile ilgili cümleler

English: "When did Mr Ogawa arrive?" "Ten minutes ago."
Turkish: "Bay Ogawa ne zaman geldi?" "On dakika önce."

English: "I'm going to sleep in 10 minutes." "You said that 10 minutes ago!"
Turkish: "On dakika içinde uyuyacağım." "Onu on dakika önce söyledin!"

English: "When did they leave?" "They left twenty minutes ago."
Turkish: "Onlar ne zaman terk etti?" "Onlar yirmi dakika önce terk etti."

English: 10 minutes remained until the end of the lesson.
Turkish: Dersin bitimine 10 dakika kaldı.

English: "When does your sister come back from work?" "I don't know, but I think she'll arrive at home a few minutes before me."
Turkish: "Kız kardeşin işten ne zaman dönecek?" "Bilmiyorum fakat sanırım benden birkaç dakika önce eve gelecek."

Minutes ingilizcede ne demek, Minutes nerede nasıl kullanılır?

Minutes between retries : Yinelemeler arasındaki süre.

Minutes of inactivity : Dakika boş kalırsa ayrıl.

Minutes of the proceedings : Tutanak.

Add meeting minutes to notes pages : Toplantı tutanağını not sayfalarına ekle.

A couple of minutes : Birkaç dakika.

Thirty minutes : Bir saatin yarısı. Otuz dakika. 30 dakikalık periyot. Yarım saat.

 

Forty five minutes : Bir saatin dörtte üçü. 45 dakika.

Minute book : Yönetim kurulu toplantı tutanakları defteri. Zabıt defteri. Karar defteri. Tutanak defteri. Yönetim kurul toplantı tutanakları defteri. Tutanak.

Five minutes : Beş dakika. Bir saatin onikide biri. Beş dakikalık süre.

Meeting minutes : Toplantı tutanakları. Toplantı tutanağı. Toplantı defteri.

İngilizce Minutes Türkçe anlamı, Minutes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Minutes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

The minute : Rapor. Tutanak tutmak. Bir saatin altmışta biri. An. Yapar yapmaz. - dakika. Zabıtname.

Minute : Zaman dakikası; bir saatlik zaman süresinin altmışta biri. An. Zabıt tutmak. Rapor. Dakik. Kısa süre. Çok titiz. Zabıtname.

Enrollment : Sicil. Kaydedilme. Bir okula, bir üniversiteye ya da kursa girme işlemi. Kayıt toplamı. Yazılma. Başvurma. Kaydetme. Kaydolma.

Conquest : Kalp kazanan kimse. Tarih, sosyoloji alanlarında kullanılır. Fethetme. Yenme. Fethedilen topraklar. Bir siyasal toplumun bir başkasını güç kullanarak egemenliği ya da denetimi altına alması ve başta ekonomik bakımdan olmak üzere sömürmesi. Ele geçirme. Fetih. Zafer. Bir kent ya da ülkeyi düşman elinden savaşla alma.

Inscriptio : Yazı, çizgi. İnskripsiyo.

Minuter : An. Tutanak tutmak. Zabıtname. Zabıt tutmak. Minik. Rapor. Bir saatin altmışta biri.

Checkin : Giriş.

Protocols : Protokol. İletişim kuralları. Resmi nezaket kuralları.

Entry : Yazılım. Küçük bağlantı odası. Sahneye çıkma. Girişimin tüm ya da bazı çalışmalarını kapsayan ya da tanıtlayan, bir işelmi, bir sayışımı, kapsayan yazılık ya da belge. Bildirge. Katılma. Antre. Kapı. Yarışmacı. Girme.

 

Recording : Zapta geçme. Yazım. Ses kaydı. Yazıcı. Kayıt (kaset veya plak vb'ne ait). Bir görüşmede yanıtlayıcının yaptığı sözlü açıklamaların ölçünlü ve yazılı bilgilere dönüştürülmesi. Bant. Kaydeden.

Minutes synonyms : written account, written record, congressional record, enrollments, min, record, minutest, attention, records, enlistments, minutes of the proceedings, transactions, chronicling, inscription, mandating, protocol, acta, condition, proceeding, official report, mandates, mandate, enrolments, caring, writ of execution, jiffy, minute book, memoirs, instant, instants, punctual, chronicle, enlistment.