Minute türkçesi Minute nedir

  • Zabıt.
  • Uzay alanında kullanılır.
  • Zabıtname.
  • An.
  • Bir saatin altmışta biri.
  • Ufacık.
  • Zabıt tutmak.
  • Kısa süre.
  • Tutanak.
  • Zaman dakikası; bir saatlik zaman süresinin altmışta biri.
  • Rapor.
  • Çok küçük.
  • Ayrıntılı.
  • Minik.
  • Tutanak tutmak.
  • Çok titiz.
  • Önemsiz.
  • Dakik.
  • Dakika.
  • Dikkatli.

Minute ile ilgili cümleler

English: Ali frequently waits until the last minute to pay his bills.
Turkish: Ali faturasını ödemek için sıkı sık son dakikaya kadar bekler.

English: Ali is going to be home any minute now.
Turkish: Ali şimdi her an evde olacak.

English: Ali is going to be here any minute now.
Turkish: Ali şimdi her an burada olacak.

English: Ali doesn't like to wait until the last minute to do something.
Turkish: Ali bir şey yapmak için son dakikaya kadar beklemeyi sevmez.

English: A minute of silence.
Turkish: Bir dakika sessizlik.

Minute ingilizcede ne demek, Minute nerede nasıl kullanılır?

Minute book : Tutanak defteri. Yönetim kurul toplantı tutanakları defteri. Zabıt defteri. Karar defteri. Tutanak. Yönetim kurulu toplantı tutanakları defteri.

Minute guns : Tehlike işareti veya cenaze merasiminin bir parçası olarak bir dakikalık aralarla ateş eden top. Merasim topu.

Minute hand : Saat yelkovanı. Yelkovan. (saat) yelkovan. Dakika kolu.

Minute quantity : Küçük miktar.

 

Minute steak : Çabuk pişen ince biftek.

Ampere minute : Amper dakika.

Cheap time begin minute : İndirimli tarife başlangıç dakikası.

At the last minute : Tam zamanında. Son anda. Son dakikada.

Official minute book : Kararname defteri.

Half a minute : Yarım dakika. 30 saniyelik zaman dilimi.

İngilizce Minute Türkçe anlamı, Minute eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Minute ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bittiest : Parçalardan oluşan. Kısım kısım. Minicik. Küçük. Bölüm bölüm. Parçalı.

Min : Dak. Dakikada bir. En az. Minimum. Dk. En küçük. Enaz.

Eyewink : Göz kırpma. Tek bir an. İşaret. (arkaik) bakış. Göz atma. Çok kısa zaman süresi. İma. İz. Lahza. Göz kırpması.

Accurate : Yanlış yapmamaya özen gösteren. Tam. Kesin. Yanlışsız. İnce. Hassas. Sahi. Doğru.

Rigorous : Özenli. Titiz. İhtimamlı. Sert. İhtimam. Şiddetli. Sıkı. Soğuk.

Inappreciable : Takdir edilemez. Küçücük. Belirsiz. Azıcık. Değer biçilemeyecek kadar küçük. Pek az.

Bitsy : Minicik.

Adhara : Büyükköpek'in e yıldızı. Adhara (cma).

Recording : Yazıcı. Kayda geçme. Zapta geçme. Bant. Kayıt. Bir görüşmede yanıtlayıcının yaptığı sözlü açıklamaların ölçünlü ve yazılı bilgilere dönüştürülmesi. Yazım. Kaydetme. Ses kaydı.

Split second : Lahza. Saniye. Salise. Çok kısa bir süre.

Minute synonyms : 60 minutes, new york minute, punctual, elaborated, blink of an eye, circumstantial, lilliputian, jiffs, diminutive, diminutives, trice, eyewinks, flash, petit, minute book, bit, prompt, minuter, hr, minutes, cautious, instants, records, transactions, finicky, essayed, emptiest, careful, cannie, record, dinkier, streak, cahier.

 

Minute zıt anlamlı kelimeler, Minute kelime anlamı

Large : Büyük. Bol. Kocaman. Koca. Çok. Kalabalık (aile). Geniş. İri. Büyücek. Büyük (servet).

Big : Kocaman. Büyük. İri. Ünlü. Popüler. Önemli.

Careless : Lakayt. Kayıtsız. Pervasız. Dikkatsiz. Özensiz. Aldırışsız. Kaygısız. İhmalci. İlgisiz. Düşünmeden söylenmiş ya da yapılmış.

Minute ingilizce tanımı, definition of Minute

Minute kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Slender. Very small. Slight. As, 4 h. 30 m.). To make a minute or a brief summary of. Occurring at or marking successive minutes. Tiny. The sixtieth part of an hour. Sixty seconds. (Abbrev. m. To jot down. To set down a short sketch or note of. Of or pertaining to a minute or minutes. Inconsiderable. Fine. Little.