Large türkçesi Large nedir
Large ile ilgili cümleler
English: A large army and navy would be needed.
Turkish: Büyük bir ordu ve donanmaya ihtiyaç olacaktı.
English: A large animal fled from the zoo.
Turkish: Büyük bir hayvan hayvanat bahçesinden kaçtı.
English: A camel can store a large amount of fat in the hump on its back.
Turkish: Develer hörgüçlerinde çok miktarda yağ depolayabilir.
English: 'Round the corner came a large truck.
Turkish: Büyük bir kamyon köşeye vardı.
English: A camel can store a large amount of water in the hump on its back.
Turkish: Bir deve hörgücünde büyük miktarda su depolayabilir.
Large ingilizcede ne demek, Large nerede nasıl kullanılır?
Large amount : Çok miktar. Büyük miktar.
Large amount of money : Büyük meblağ.
Large and small : Tüm boyutlarla ilgili olan. Büyük küçük. Büyükten küçüğe kadar her boyutta olan. İrili ufaklı.
Large as life : Ta kendisi. Doğal ölçüleriyle. Doğal büyüklükte.
Large attendance : Orada bulunan çok sayıda insan. Büyük katılım.
Large bowel : Kalın bağırsak.
Large capacity : Büyük kapasiteli. Geniş sığa. Geniş kapasite. Büyük sığa.
Large black pork : Doğu ingilterede bulunan, aslen çindeki ırkların ingiltereye getirilerek geliştirildiğine inanılan, günümüzde vücudunun derinliği ve ideal uzunluğuyla ayırt edilen, geniş yapılı, yorkshire ırkından biraz daha küçük ve siyah renkte, uzun kafa yapısı ve düzgün yüzü bulunan, karakteristik büyük sarkık kulaklara sahip, oldukça uysal yapılı domuz ırkı. Büyük siyah domuz.
Large buttons : Büyük düğmeler.
Large bottle : Büyük şişe.
İngilizce Large Türkçe anlamı, Large eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Large ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Capital : Kar. Büyük harf. Kapital. Ana. Mühim. Kimi ayrılıklar dışında, bir devletin, hükümet ve parlamentosunun yerleştiği, devlet başkanının oturduğu, siyasal ve yönetsel özeği olan kent. Başkent. Çıkar. Belli bir bedel karşılığı üretim sürecinde üretim faktörlerinden biri olarak yer alan birden çok dönemde kullanılan, emeğin verimliliğini artıran ve kendisi de üretilmiş olan her türlü araç gereç. gelir yaratma yeteneğine sahip ulusal veya uluslararası düzeyde her türlü mali veya fiziksel varlık. Sermaye ile ilgili.
Bolus : Küme, kitle. bol. Nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İri hap. Büyük hap. Kapsül. Lokma. Yoğunluğu ve atom numarası dokununkine eşdeğer olan ve radyoterapide kullanılan dolgu maddesi. Bolus. Topak.
Bouffant : Kabarık. Kabarık saç tarzı.
Abysmal : Berbat. Derin. Çok kötü. Çok derin. Kesif. Hudutsuz. Sonsuz. Dipsiz. Koyu.
Chopping : İri yarı. Bir yem maddesinin parça iriliklerinin bıçakla veya diğer keskin aletlerle kesilerek küçültülmesi işlemi, kesme. Kesiş. Kesme. Dilme. Kıyım. İri yapılı. Kıyma. Emdirme materyali içerisinde yerleştirilip blok durumuna getirilen örneklerden mikrotomda usulüne uygun kesitler alınması. doğrama.
Abounding : Dolu. Bir sürü olan (çok). Dolu olan.
Puffy : Püfür püfür esen. Nefes nefese kalmış. Esintili. Şişik. Tıknefes. Kabarık. Şişkin. Rüzgarlı. Üfleyen. Tantanalı.
Affluent : Refah içinde. Zengin. Gürül gürül akan. Gönençli. Irmak ayağı. Bir nehrin ayağı. Varlıklı. Hali vakti yerinde.
Detailed : Teferruatlı. Detaylı. Ayrıntılandırılmış. Etraflı. Mufassal. Tafsilatlı. Ayrıntılı.
Thumping : Çok büyük.
Large synonyms : queen size, medium large, queen sized, bear sized, too large, king sized, man sized, large mouthed, burlier, deep, larger, a lot, whacking, bulkier, hugest, burly, overlarge, broader, bulkiest, volumed, size, goodmen, heftier, abundant, double, vast, a good deal, extensive, giant, stupendous, walloping, gigantic, life size.
Large zıt anlamlı kelimeler, Large kelime anlamı
Small : Mütevazi. Hafif. Mütevazı. Mini. Küçük. Fakir. Az. Ufak. Basit. Alçak.
Little : Değersiz. Kısa. Ufak. Birazcık. Azıcık. Önemsiz. Be.az miktarda. Cici. Küçük. Az miktar.
Insignificant : Değersiz. Cavalacoz. Pek az. Önemsiz. Ehemmiyetsiz. Naçiz. Silik. Küçük. Manasız. Hafif.
Large ingilizce tanımı, definition of Large
Large kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Great. A large army. Licentiously. A large vineyard. As, a large horse. Extensive. Freely. Exceeding most other things of like kind in bulk, capacity, quantity, superficial dimensions, or number of constituent units. Big. A large lake or pool. Opposed to small. A musical note, formerly in use, equal to two longs, four breves, or eight semibreves. Capacious. A large jug or spoon. A large city. A large house or room.

Bu kısımda Large kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Large ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Large anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Large ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.