Judicial proceeding türkçesi Judicial proceeding nedir

  • Adli kovuşturma.
  • Yargılama usulleri.
  • Adli muamele.
  • Adli takibat.
  • Kanuni kovuşturma.

Judicial proceeding ingilizcede ne demek, Judicial proceeding nerede nasıl kullanılır?

Judicial : Eleştirici. Yargılayan. Tüzel. Yargılama. Mahkemeye ait. Adli. Tarafsız. Türel. Yargı. Hukuki.

Proceeding : Konferans. Davranış. Yargılama usulleri. Bir oturum ve işlem sürecine ilişkin düzenleyici kurallar ya da bir gidiş biçiminin düzeni. Hareket tarzı. Dava muamelesi. Tutanak. Düzenek. Ç. Gidiş.

Judicial proceedings : Adli muameleler.

Judicial activism : Bir mahkemenin yeni emsaller yaratma isteği. Yargı eylemciliği.

Judicial authorities : Adli mercii. Adli makamlar. Adli merciler.

Judicial authority : Adli makam. Adli merci. Kazai merci. Yargı makamı. Yargı mercii. Yargısal yetki.

İngilizce Judicial proceeding Türkçe anlamı, Judicial proceeding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Judicial proceeding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Proceedings : Kamu kuruluşlarının ya da özel kuruluşların toplantılarındaki tartışmaları olduğu gibi saptayan yayın. Toplantı tutanağı. Dava işlemleri. Bir toplantıda sunulan bildiriler. Zabıt. Kovuşturma. Bildiri kitabı. Muamele. Tutanaklar.

Procedural : Usule ait. Dava usulüne ait.

Prosecution : Devam. Uygulama. Kovuşturma. Davacı. Sürdürme. Yeniden kovuşturma. Sürdürülme. İlerletme.

Proceeding : Tutanak. İlerleme. Davranış. Gidiş. Hareket tarzı. Düzenek. Dava. Konferans. İşlem.