Muamele nedir, Muamele ne demek
Muamele; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
"Muamele" ile ilgili cümleler
- "Onlar gündelik muamelelere başlayınca da benim ağzım açık kaldı." - R. N. Güntekin
- "Bu adam muamele bilmiyor."
- "Bana karşı olan muamelesini beğenmedim."
- "Borsada bugün muamele olmadı."
Kimya'daki anlamı:
[Bakınız: işlem]
Yerel Türkçe anlamı:
Muamele
Hukuki terim anlamı:
işlem.
Muamele anlamı, kısaca tanımı:
Muamele etmek : Davranmak.
Muamele görmek : İşlem uygulanmak, davranılmak.
Üvey evlat muamelesi yapmak : Dışlamak. kötü davranmak.
Davranma : Davranmak işi.
Davranış : Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.
Yöntem : Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, prosedür, politika. Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot.
İşlem : Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi.
Alışveriş : Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.
Yol : Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Yolculuk. Kez, defa. Gidiş çabukluğu, hız. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Hile, tuzak. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Kumaşta bulunan çizgi. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Gaye, uğur, maksat. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi.
Muameleci : Sarraflık işleriyle uğraşan kimse. bk. tefeci.
Muamele ile ilgili Cümleler
- Ona düşmanlarının elinde kötü muamele edildi.
- Bana çocuk muamelesi yapıyorlar.
- Onlar bana kötü muamele etmedi.
- Özel bir muameleyi ne bekliyorum ne de ihtiyacım var.
- Özel bir muamele istemiyorum.
- Ali bana çocuk muamelesi yapıyor.
- Bize adil muamele ediliyor.
Diğer dillerde Muamele anlamı nedir?
İngilizce'de Muamele ne demek? : n. treatment, dealing, usage, transaction, procedure, proceeding, deal, doings, turn
Fransızca'da Muamele : traitement [le]
Almanca'da Muamele : n. Abfertigung, Manipulation
Rusça'da Muamele : n. обхождение (N), обращение (N), сделка (F), оформление (N), досмотр (M)


Bu kısımda Muamele nedir? Muamele ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Muamele tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Muamele hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.