Proceedings türkçesi Proceedings nedir

  • Toplantı tutanağı.
  • Bir toplantıda sunulan bildiriler.
  • Merasim.
  • Dava işlemleri.
  • Yargılama usulleri.
  • Kamu kuruluşlarının ya da özel kuruluşların toplantılarındaki tartışmaları olduğu gibi saptayan yayın.
  • Muamele.
  • Harekat.
  • Kovuşturma.
  • Zabıt.
  • Dava.
  • Zabıtname.
  • Tutanak.
  • Müzakere.
  • Takibat.
  • Bildiri kitabı.
  • Tutanaklar.

Proceedings ingilizcede ne demek, Proceedings nerede nasıl kullanılır?

Affiliation proceedings : Babalık davası.

Bankruptcy proceedings : İflas işlemleri. İflas usulü. Batkılama istemini geçerli kılan işlem. Batkı işlemi.

Conference proceedings : Konferans bildiri kitabı. Konferans bildirileri.

Criminal proceedings : Ceza takibatı. Cezai takibat. Ceza soruşturması. Cezai soruşturma.

Judicial proceedings : Adli muameleler.

Separation of proceedings : Davaların ayrılması. Çeşitli suçlamalara dayanan veya çeşitli farklı şüphelilere yöneltilmiş bir davanın ayrılması. Dava işlemlerinin ayrılması.

Penal proceedings : Ceza muhakeme usulü. Ceza davası. Ceza yargılama yöntemi.

Filiation proceeding : Babalık tayini işlemleri.

Stay of proceedings : Yargı işlemlerinin durdurulması. Yargılamanın ertelenmesi.

Preliminary proceedings : Duruşma önişleri. Duruşma hazırlığı.

İngilizce Proceedings Türkçe anlamı, Proceedings eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Proceedings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Action : Etki. Eylem: bir iş, hareket yapmak, bir davranışta bulunmak. davranış: bir değişiklik getirebilecek etki uyandırabilecek düşünce ya da hareket. bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi; bu hareketten ortaya çıkan gelişim. baş olgu: oyunun temasını geliştiren başlıca olay, öykü, gelişim. sıra olaylar: bir oyunun metninde yer alan arka arkaya sıralanmış durumlar ve olaylar. iç aksiyon: oyunun havasını kuran gelişim. dış aksiyon: oyunun olaylarında var olan hareket ve durumların gelişimi. konuşma aksiyonu: oyunun konuşmalarında var olan devingenlik. oyunu ileriye götüren anlatımdaki itici güç. İs. Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Bir amaç çevresinde örüntülü işlevsel ve karmaşık bir edimler dizgesi. İş. Öykülü bir filmin, bir televizyon oyununun konusunu oluşturan olaylar dizisi. bu konuyu başlatan, geliştiren, sonuca ulaştıran olayların sıralanmasından oluşan durum. Bir film kuşağında sese karşı görüntü bölümünü belirtmekte kullanılan genel terim. tv. televizyon yayınında sese karşı görüntüyü belirtmekte kullanılan genel terim. Devinme. Savaş.

Legal act : Kanuni fiil. Hukuki fiil. Mahkemede tartışılan yasal hak.

Hansard : Parlamento tutanağı (ingiliz ingilizcesi).

Bill of indictment : Suçlama. Suç isnadı. İddianame. İtham. İthamname.

Handling : Dağıtım. Bakım. Elleçleme. Elle dokunma. Tedavi. İşleme. Göz kamaştıktan sonraki görüntü. Nakliye. Dokunma. Bir işi idare etme.

 

Colloquium : Seminer. Belirli bir konunun analiz edildiği veya tartışıldığı konferans. Belirli bir konunun tartışıldığı seminer. Bir sorunu incelemek için yapılan toplantı. Konuşma. Kolokyum. Meslektaşlar toplantısı.

Minuter : Dakik. Bir saatin altmışta biri. Ufacık. Önemsiz. Zabıt tutmak. Dakika. Tutanak tutmak. An.

Parleying : Mükaleme. Toplantı. Barış görüşmeleri yapmak. Münakaşa. Konuşmak. Görüşmek. Görüşme. Yabancı dil konuşmak. Barış görüşmesi yapmak.

Treatment : Yaklaşım. İşlem. Kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Otama. Özet ile ayrımlama arasında yer alan, özetin kırk elli sayfa içinde genişletilip işlendiği; dramatik yapının belirdiği; başlıca kişilerin başlıca özellikleriyle tanıtıldığı; konunun belli başlı gelişme noktalarının ortaya çıktığı; kişilerin, olayların ortaya konduğu; olguların sıralanmasının gerçekleştirildiği; söyleşmelerin en önemlilerinin hazırlandığı aşama. İşleyiş. Değerlendirme. Geliştirim. İşleni.

Conquest : Fetih. Fethedilen topraklar. Bir kent ya da ülkeyi düşman elinden savaşla alma. Bir siyasal toplumun bir başkasını güç kullanarak egemenliği ya da denetimi altına alması ve başta ekonomik bakımdan olmak üzere sömürmesi. Yenme. Zafer. Fethetme. Zapt. Ele geçirme.

Proceedings synonyms : due process of law, written record, legal proceeding, written account, congressional record, due process, action at law, mooting, usage, prosecution, negotiations, the minute, dealings, suit, manoeuvres, judicial proceeding, maneuvers, legal action, accusation, records, appeal, operational, receivership, debate, record, function, hearing, discussion, minute, negotiation, operation, colloquiums, ceremonial.