Deadlier türkçesi Deadlier nedir
Deadlier ingilizcede ne demek, Deadlier nerede nasıl kullanılır?
Deadliest : Öldürücü. Ölüm. Müthiş. En amansız. Amansız. Çok. Ölümcül. Ölümüne.
Deadlift : Yerde duran ağırlık takılmış halteri eğilip tutup mümkün olduğunca bacak kaslarını açarak kaldırma çalışması. Dik durduğu süre boyunca haltercinin zeminden maksimum halter kaldırdığı üç ağırlık kaldırma durumundan biri.
Deadlight : Lumbuz. Lomboz. Güvertede veya gemi gövdesinde kalın pencere. Lomboz üzerindeki ağır kapak. Sabit cam. Lomboz kapağı. Lumbuz kapağı.
Deadline : Termin. Tarih koyma. Sınır. Son teslim günü. Son başvuru tarihi. Son gün. Son teslim tarihi. Süre sonu. Son teslim zamanı.
Deadline pressure : Zaman sınırı baskısı.
Deadlocked : Çıkmaza girmiş.
Bid deadline : Teklif verme son günü. Son teklif verme günü.
Meet a deadline : Bir işi belirtilen zamanda bitirmek.
Deadlines : Zaman sınırı. Son teslim tarihi. Sınır.
Deadlock : Çıkmaza girmek. Sürgü kilit. Hareketin tamamen durması. Çözümlenemeyen anlaşmazlık. Çözümsüzlük. Kaynak bekleme. Tıkanıklık. Tıkanmak. Çıkmaza sokmak.
İngilizce Deadlier Türkçe anlamı, Deadlier eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Deadlier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Terminal : Sonda bulunan. Nihayet. Son durak. Bağlantı uçları. Uç. Bir veri iletişim ortamında veri giriş-çıkışını sağlayan donanım birimi ya da donanım birimleri topluluğu. Ölümcül hastalığın son aşamasına ait. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sonek.
Breathtaking : Çok heyecan verici. Heyecanlı. Heyecanlandırıcı. Olağanüstü. Soluk kesici. Harika. Nefes kesen. Nefes kesici.
Bloody : Lanet. Kanlı. Kanatmak. Kanla kaplı. Zalim. Kanını akıtmak. Kanlanmış. Kan dökülen. Süper.
Deathlike : Ölü gibi. Ölüm gibi.
Demised : Vasiyetle devretmek. Devretme. Vefat. Bırakma. Vefat etmek. Devir. Feragat etmek. İntikal. Bırakmak.
Feral : Vahşi. Evcil olmayan. Yabani koşullarda yaşayan hayvanlar ya da bitkiler. Vahşi yaşama geri dönmüş (hayvan). Yabani. Hiği. Yabani koşullarda yaşıyan hayvanlar.
Belting : Kayış geçirme. Kayışlama. Kemer takma. Kırbaçlama. Kemer malzemesi. Kayış. Sarma. Mükemmel. Harika.
A raft of : Yığınla. Bir yığın. Pek çok. Bir sürü.
Bonzer : Mükemmel (avustralya argosu). Harika.
Almighty : Herşeye kadir. Tanrı. Yüce. Süper. Büyük. Sınırsız gücü olan. Her şeye kadir. Tek güç. Çok büyük.
Deadlier synonyms : deadly, implacable, deadliest, curtain, pernicious, abysmal, a whale of a lot, awfully, departure, a great number of, closer, bitter end, beltings, cataclysmal, demise, moribund, mortally, mortal, fatal to, as death, cutthroats, killing, cruel, awful, above, inexorable, affluents, appalling, catastrophic, deceases, to the death, astounding, internecine.
Deadlier zıt anlamlı kelimeler, Deadlier kelime anlamı
Late : Son. Geçen. Son zamanlardaki. Her zamanki. Gecikmiş. Müteveffa. Rahmetli. Eski. Ölü. Geç.
Middle : Vasati. Görünçlüğün ortasında yer alan bölüm; ortaya düşen yerler. Aradaki. Ortanca. Göbek adı. Bel. Orta kısım. Vasat. Ara. Orta yer.

Bu kısımda Deadlier kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Deadlier ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Deadlier anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Deadlier ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.