Sapma nedir, Sapma ne demek

  • Sapmak işi.
  • Bir ışının saydam bir biçmeden geçtikten sonra giriş doğrultusu arasında oluşturduğu açı.
  • Bazı kelimelerin kurallara göre almaları gereken biçimlerden uzaklaşması durumu: Ben-ge bene yerine bana, sen-ge sene yerine sana olması gibi.
  • Serbest bir mıknatıslı iğnenin denge konumundayken gösterdiği doğrultudan geçen düşey düzlemle, bulunulan noktanın meridyen düzlemi arasındaki açı

Yerel Türkçe anlamı:

[Bakınız: sapıtma]

Sin üstüne döşenen ağaçlar.

Başka bir yerden gelip, mal mülk alarak yerleşen kimse.

Sin içinde ölünün konulduğu yan oyuntu.

Keklik kafesi.

Sin içinde ölünün yatırılması için yapılmış olan yer.

Bilişim alanındaki terim anlamı:

İşlemlerin olağan sırasını bozarak, denetimi, adresi belirtilen bir işleme geçiren herhangi bir komut.

Dil bilgisi olarak anlamı:

(Derleme.. sapımı, ses değişimi, kesikleniş) bazı sözcüklerin kurallara göre anlamları gereken biçimlerden uzaklaşmaları: (ben-ge

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Bir ölçümde, gerçek değer yöresindeki açılım.

Bir ışık ışınının yansıma, kırılım ya da kırınımla doğrultusunda oluşan değişim açısı.

Yüklü parçacıkların, uygulanan alanlarla gidiş doğrultularını değiştirmeleri.

Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:

 

[Bakınız: ayrılık]

Kimya'daki anlamı:

Tek bir değer ile deneysel bir veri takımının, ortalaması (veya ortancası) arasındaki fark.

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

Bir sayılar kümesinin her bir öğesi için, sayıların ortalaması ile söz konusu sayının kalanı.

Madencilik terimi olarak kelime anlamı:

sapma (II)

sapma (I)

Nükleer Enerji alanındaki anlamı:

Plazma fiziğinde, bir parçacığın dönme merkezinin, tutulan magnetik alanına dik yöndeki hareketi.

Sosyoloji'deki anlamı:

Bir olgular yığını içinden seçilmiş örnek olarak yığının gerçek özelliklerine uzak düşmesi.

Diğer sözlük anlamları:

Zikzak.

Bilimsel terim anlamı:

Ayar noktası ile denetilen değişkenin değeri arasındaki ayrım.

optik: Gelen ışının kırılan ya da çıkan ışınla yaptığı açı.

denize Geminin maden kütlesinin pusula iğnesinde oluşturduğu etki.

fizik: a. Bir mıknatıs iğnesinin doğrultusundaki düşey düzlemin, bulunulan noktanın enlem düzlemine göre oluşturduğu açı. b. Bir ışığın saydam bir biçimden geçtikten sonra, giriş doğrultusu arasında oluşturduğu açı.

atışbilim: Bir merminin ulaştığı nokta ile ulaşması beklenen nokta arasındaki uzaklık.

elektrik: Bir ölçü aygıtında devingen parçanın belirli bir konuma göre ayrımı.

Düzgülülük, ortaç eğilim, ortalama güven düzeyi gibi genel ölçülerden ya da belli bir alanda sık görülen özelliklerden ayrılma.

İngilizce'de Sapma ne demek? Sapma ingilizcesi nedir?:

branch, gradation, sound-shift, deviation, declination, drift, bias

Osmanlıca Sapma ne demek? Sapma Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

inhirâf, inhiraf

Sapma hakkında bilgiler

 

Sapma, genel olarak yön değiştirme anlamına gelmektedir. Herhangi bir referans noktasına göre belli bir açıyla seyreden bir cismin seyir açısı değiştiğinde, o cisim sapmış olur.

Havacılıkta "yaw" teriminin Türkçe karşılığına denk gelen, fakat sadece uçaklar değil, tüm araçlarda sağa ya da sola dönüşü ifade eden hareket ismidir. Uçaklar, kuyruklarında bulundurduğu dümenlerle, gemilerse kıçlarında bulundurduğu dümenlerle sapma hareketi gerçekleştirirler.

Ayrıca bilim dünyasında genel kabul görmüş herhangi bir teori veya kanunun birşekilde çökertilmesi ve yanlışlığının ispatlanmasına da denmektedir.Örneğin zamanda yolculuk kavramı fiziğin temel iki baskın teoremi yani kuantum mekaniği ve genel göreliliğe taban tabana zıt bir kavramdır.Ayrıca nedensellik ilkesine de ters düşmektedir.Günün birinde zamanda bir yolculuk olursa bu bilinen tüm fizik yasalarının temelini oluşturan kuantum mekaniği ve genel görelilik teoremlerini çökertecek,böylece bilinen tüm fizik yasaları da geçersiz olacaktır.Sonuçta kuantum mekaniği ve genel görelilikte bir sapma(geçersizlik) olacaktır.

Sapma ile ilgili Cümleler

  • Plandan sapmak istemiyorum.
  • Bu şekilde konudan sapma.
  • Yolundan sapma.
  • Konudan sapmayalım.

Sapma kısaca anlamı, tanımı:

Nokta : Konu, konu ile ilgili önemli bölüm. Hiçbir boyutu olmayan işaret. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret. Orta nokta. Çok küçük boyutlarda işaret, benek. Yer. Sınır, derece, radde. Nöbetçi bulunan yer. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.). Nöbetçi, gözcü, bekçi.

Sapma göstergesi : Geminin rota çizgisinden hangi yönde ve ne kadar saptığını gösteren araç.

Sapma koşulu : Geminin önceden belirlenmiş limanlardan başka limanlara uğramasına verilen izin.

Açısal sapma : Belli bir açı düzeyinde gerçekleşen sapma.

Sapmak : Doğruluktan ayrılmak. Yön değiştirmek. Önceden belirlenmiş, tespit edilmiş görüş, düşünüş, amaç veya davranıştan ayrılmak.

Çizgisinden sapmamak : Görüşlerinden vazgeçmemek, kararlı davranmak.

Kötü yola sapmak : Doğruluktan ayrılıp istenilmeyen ve yanlış işler yapmak.

Yoluna sapmak : Başvurmak.

Mıknatıslı : Mıknatıslanmış olan. Mıknatısı olan.

İğne : Bitkilerde yumurtacıkla tepecik arasındaki sapçık. Bazı böceklerin kendilerini savunmak için kullandıkları organ. Toplu iğnenin süs olarak kullanılan, iri başlı, renkli bir türü. Oltanın ucundaki küçük çengel. Bazı araçların ucu sivri parçaları. Kas veya damar yoluyla vücuda sıvı bir ilacı basınçla vermek amacıyla enjektör ucuna takılan, boru biçiminde, ucu keskin metal araç. Dikiş dikmeye yarayan, ince, ucu sivri, bir ucunda iplik geçecek deliği bulunan çelik araç. Dokunaklı söz. Genellikle kadınların süs olarak elbiselerinin göğüs, yaka vb. yerlerine taktıkları süs eşyası. İki şeyi birbirine tutturmaya yarar ince, uzun, ucu sivri, metal araç.

Denge : Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans. Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması. Ekonomik hayatın uyumlu düzeni. Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli. Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar.

Konum : Yeryüzünde bir noktanın, enlem ve boylamların yardımıyla bulunan yeri, konuş. Bir kimsenin veya bir şeyin bir yerdeki durumu veya duruş biçimi, pozisyon. Bir şehrin uzak ve yakın çevresiyle her türlü ilişkisini sağlayan ve şehrin gelişmesini etkileyen coğrafi şartlarının bütünü.

Doğrultu : Belli bir sonsuz doğrunun belirttiği tek yol, istikamet. Paralel olmayan iki sonsuz doğruyu birbirinden ayırt ettiren durum. Tutulan, izlenen yol. Yön, istikamet.

Düşey : Yer çekimi doğrultusunda olan, şakuli.

Düzlem : Ortam. Üzerine, kesişen iki doğrunun her noktasının dokunması gereken yüzey, müstevi. Üzerinde girinti ve çıkıntı olmayan, düz, yassı.

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir genelleme sonucunda elde edilen. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Sapma dalgası : Sıcaklık, yoğunluk, magnetik alan ve yabancı madde varlığı nedeniyle, plazma içinde oluşan dalga.

Sapma üstikileri ortalaması : Herhangi bir başlangıç noktası çevresindeki ikinci beklem. Eğer, başlangıç noktası olarak gözlemlerin ortalaması alınırsa, sapma üstikileri ortalaması değişkeye eşit olur.

Sapmah : Yön değiştirmek.

Sapmalı bağlantı : iki dirsekle yapılan ve kolaylık sağlıyan bir bağlantı.

Sapmalık : Sin üstüne konulmaya elverişli ağaç.

Sapmaölçer : fizik: Mıknatıs sapmasını ölçmek için Gauss'ça geliştirilmiş olan pusula.

Sapmayazar : fizik: Mılknatıs sapmasını çizerek belirleyen aygıt.

Sapmaz : Aksaray şehrinde, Acıpınar nahiyesine bağlı bir bölge. Gümüşhane ilinde, Çayra bucağına bağlı bir bölge.

Diğer dillerde Sapma anlamı nedir?

İngilizce'de Sapma ne demek? : adj. refractive

n. deviation, refracting, declination, perversion, turn, bias, declension, deflection, deflexion, departure, detour, divagation, drift, excursion, inequality, lapse, obliqueness, obliquity, swing, warp

Fransızca'da Sapma : déviation [la], aberration [la], dérive [la], écart [le], virage [le], déclinaison [la]

Almanca'da Sapma : n. Deklination

Rusça'da Sapma : n. девиация (F), искривление (N), отклонение (N), отход (M), уклонение (N), уклон (M), загиб (M)