Declining türkçesi Declining nedir

  • Sapma.
  • Ademi kabul.
  • Düşmekte olan.
  • Düşüş halinde.
  • Reddetme.
  • Azalan.
  • Düşen.
  • Zayıflayan.
  • Küçülen.
  • Solan.

Declining ile ilgili cümleler

English: Her health has been declining these past few months.
Turkish: Son birkaç aydır sağlığı kötüleşti.

English: Japanese women marry at 26 on average. It is no mystery that the birthrate is declining.
Turkish: Japon kadınları ortalama 26 yaşında evleniyorlar. Doğum oranının azalmasında bir gizem yok.

English: Biodiversity is declining rapidly throughout the world.
Turkish: Biyolojik çeşitlilik dünya çapında hızla azalıyor.

English: The birthrate is rapidly declining in this country.
Turkish: Bu ülkede doğum oranı hızla düşüyor.

Declining ingilizcede ne demek, Declining nerede nasıl kullanılır?

Declining balance depreciation : Azalan bakiyelerle amortisman.

Declining curve : Grafikte bir değerin azalmasını belirten aşağı doğru olan eğim. Alçalan çizelge. Düşüşe geçen eğri.

Declining years : Hayatın son yılları.

Declinability : Reddedilebilme. Çekilebilme.

Declinable : Çekilir. Çekilebilir. Çekimli.

Declinator : Deklinatör. Bir düzlemin yatay düzlem ile oluşturduğu eğimi veya açıyı ölçmek için kullanılan alet.

Declinable infinitive : Çekimlerin türediği fiilin mastar şekli (gramer). Çekimli eylemlik.

 

Declinated : Pusula sapmasını bulmak. Çekimlere ayrılmış. Değişik şekillere ayrılmış (gramer).

Declinature : Kabul etmeme. Kibarca reddetme. Nazikçe reddetme. Nazikçe geri çevirme.

Declinate : Pusula sapmasını bulmak.

İngilizce Declining Türkçe anlamı, Declining eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Declining ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Motility : Kendiliğinden hareket edebilme. Hareketlilik. Hareket edebilme yeteneği, hareket gücü, hareketlilik. Motilite.

On the skid : Kötüleşen. Düşüşte. Aşağıya doğru giden.

Decremental : Azalma eğiliminde olan.

Deflections : Bel verme. Defleksiyon. Dönme. Salgı. (yön) saptırma. Defleksion. Bükülme. Yön değiştirme. Eğilme.

Motion : Fizik, kimya, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. İşaret. Her türlü değişimi gösteren özdeğin bir varlık biçimi. ötelenme, dönme, titreşim gibi konum değiştirme. Önerge. Hareket ettirmek. Devinim. Güdü. Çalışma. Yer değiştirme. Bir nesnenin konumunun zamana bağlı olarak değişimi; olay çatkısına göre incelenir.

Disavowal : Tekzip. Tanımama. İnkar. Red. Onaylamama. Kabul etmeme. Ret.

Incumbents : Üzerine düşen. Mahalle papazı (ingiliz ingilizcesi). Zorunlu. Ödevli. Yükümlü. Memur. Görevli. Görevli kimse.

Disavowals : Onaylamama. Red. İnkar. Tanımama. Kabul etmeme. Ret.

Compunction : Pişmanlık. Vicdan azabı. Nedamet. Utanma. Tereddüt. Yerinme. Esef.

Descending : İnmekte olan. Azalan sırada. İnme. Eksilen. Alçalan. İnen. İniş. Desendan. İnen aort.

Declining synonyms : disclaimer, saggiest, declensions, movement, shrinker, compunctions, aberration, move, determinative, declension, attenuating, non acceptance, saggier, departure, degressive, the fallen, decrescent, brushoff, fallings, determining, tabescent, waning, on the skids, shrinkers, brushoffs, deflexion, faller, denial, determinant, downward, disapproval, decisive, diminishing.

 

Declining zıt anlamlı kelimeler, Declining kelime anlamı

Indecisive : Tereddüt. Belirsiz. Kuşkulu. Kesin bir sonuca bağlanmayan. Kesin olmayan. Karara bağlanamayan. Ortada. Mütereddit. Kararsız. Şüpheli.

Real : Hakiki. Sahici. Gerçekten. Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Maddi. Asıl. Real (finlandiya terimi). Samimi. Gerçek. Harbi.