Cry türkçesi Cry nedir

Cry ile ilgili cümleler

English: Ali didn't cry that much.
Turkish: Ali o kadar çok ağlamadı.

English: Ali heard a cry for help.
Turkish: Ali bir yardım çığlığı duydu.

English: Ali began to cry again.
Turkish: Ali tekrar ağlamaya başladı.

English: Ali didn't cry at Mary's funeral.
Turkish: Ali Mary'nin cenazesinde ağlamadı.

English: A cry arose from the crowd.
Turkish: Kalabalıktan bir çığlık yükseldi.

Cry ingilizcede ne demek, Cry nerede nasıl kullanılır?

Cry baby : Çocuk gibi ağlayan kimse. Sızlanan. Ağılama veya şikayet etme eğilimi olan kimse. Önemsiz şeyler için ağılayan kimse.

Cry blue murder : Kıyametleri koparmak. Yüksek sesle çığlık atmak. Cıyak cıyak bağırmak. Bağırmak. Kıyameti koparmak.

Cry buckets : Hüngür hüngür ağlamak.

Cry down : Hafife almak. Kötülemek. Küçümsemek. Hafifsemek.

Cry for : Ağlamak. -i çok gerektirmek. Çok ihtiyacı olmak.

Cry for the moon : İmkansızı istemek. Bir kimsenin sahip olamayacağı şeyler istemek. İmkansız şeyler istemek. Zoru istemek. Olmayacak şeyler istemek. Olmayacak şey istemek. Elde edilmesi zor bir şey istemek.

Cry out against : Gücünün yettiğince karşı çıkmak. Karşı gelmek. Seslerini yükseltmek. -e karşı yüksek sesle protestoda bulunmak.

 

Cry off : Vazgeçmek. Sözünden dönmek. Caymak. Su koyuvermek.

Cry over spilt milk : Başını taştan taşa vurmak. Anlamsızca geçmiş talihsizlikler üzerinde durmak. Boşyere ağlayıp sızlamak. Dizini dövmek. Boş yere üzülmek. Boşuna üzülmek. Geçmiş şansızlıklar veya olaylar için üzülmek.

Cry oneself to sleep : Kendinden geçinceye kadar ağlamak. Yorgun düşünceye kadar ağlamak. Ağlarken uyuyakalmak. Ağlaya ağlaya uyuyakalmak.

İngilizce Cry Türkçe anlamı, Cry eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Screech : Gıcırtı. Acı ve ince bir çığlık atmak. Keskin çığlık. Acı çığlık koparmak. Tiz bir ses çıkarmak. Acı bağırış. Çığlık. Cırlamak. Gıcırdatmak.

Advertizes : Reklamını yapmak. Duyurmak. Tanıtım yapmak. İlan vermek. Reklam yapmak.

Call : Aramak. Adamla getirtme. Aramak (telefon). Çağırmak. İddia etmek. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Ziyaret etmek. Çağrıda bulunmak. Davet etmek. Demek.

Let out : Gevşetmek (ip veya kablo). Azad etmek. Vermek. Genişletmek. Kiralama. Çıkmasına izin vermek. Kaçmasına izin vermek. Salıvermek. Gevşetmek (ip veya kablo veya vb'ni).

Squawk : Cıyaklamak. Okutaç. Cıyak cıyak bağırmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Şikayet etmek. Şikayet. Dırdır etmek. Viyaklama. Sarıcıya eklenerek elle çalıştırılan, ses kuşağı üzerindeki çalışmaları kolaylaştıran, yalınç bir okuma kafasından oluşan okuma bölümü. Viyaklamak.

 

Shouting : Seslenme. Çığlık. Bağırış. Yaygara.

Clamors : Çığlık. Yaygara koparmak. Bağırıp çağırmak. Feryat etmek. Gürültü etmek. Gürültü. Yaygara.

Yaup : Çocuk gibi ağlamak. Ciya ciyak bağırmak.

Utterance : İfade. Sözce.

Cry synonyms : pipe up, pipe, skreigh, skreak, cried, hollers, bewails, blubbers, exclaims, yawl, hoop, hooped, mournings, chirks, shriek, mourned, cries, exclaimed, bawling, caterwauling, call out, cry out, caterwaul, scream, screamed, shouted, ululate, exclamation, go begging, exclaim, blubber, bewail, advertises.

Cry zıt anlamlı kelimeler, Cry kelime anlamı

Laugh : Gülmek. Gülüşme. Sevinmek. Kahkahayla gülmek. Gülüş. Eğlenmek. Hande. Gülme. Gülerek neden olmak. Kahkaha atmak.

Cry ingilizce tanımı, definition of Cry

Cry kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To declare publicly. To proclaim. The cry of wolves. To make a loud call or cry. To shout. To call or exclaim vehemently or earnestly. To implore. Especially, the inarticulate sound produced by one of the lower animals. To shout. A loud utterance. To sound abroad. To call out. As, the cry of hounds. To pray. To vociferate. To utter loudly.