Corn türkçesi Corn nedir

  • Ekin.
  • Salamura etmek.
  • Mısır.
  • Darı.
  • Yerel basınç uygulanan bölgelerde hiperkeratozis ve epidermis kalınlaşmasıyla belirgin iyi sınırlı, kabarık ve gri renkte deri kalınlaşması ve sertleşmesi, kallus, tilom. kemik çıkıntılarının bulunduğu diz, dirsek ve göğüs kemiği gibi bölgelerde daha çok görülür.
  • Buğday.
  • Nasır.
  • Tahıl.
  • Hububat.
  • Tane.
  • Tuzlamak.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Et tuzlamak.
  • Yulaf (irlan., ıskoç.).
  • Tahıl tanesi.
  • Mısır viskisi.
  • Buğday (ing.).

Corn ile ilgili cümleler

English: High fructose corn syrup is found in about everything you eat these days.
Turkish: Bugünlerde yediğiniz hemen her şey yüksek fruktozlu mısır şurubu içeriyor.

English: I like corn dogs.
Turkish: Mısır ekmeğinde sosisli sandvici severim.

English: This corn is fresh.
Turkish: Bu mısır taze.

English: He can finish ten boxes of corn flakes in one sitting.
Turkish: O, bir oturuşta on kutu mısır gevreğini bitirebilir.

English: Ali decided to grow corn this year.
Turkish: Ali bu yıl mısır yetiştirmeye karar verdi.

Corn ingilizcede ne demek, Corn nerede nasıl kullanılır?

Corn aphid : Mısır yaprakbiti. Mısır yapraklarından özsu emen, küçük, sarımsı, ya da açık yeşilimsi hortumlu böcek.

Corn beef : Konserve sığır eti.

 

Corn belt : Ortabatı abd'de (ıllinois, ındiana ve ıowa'yı kapsar) mısır ve mısırla beslenen canlı hayvan yetiştirmek için uygun bir bölge. Mısır yetiştiren bölge. Mısır yetiştirilen bölge.

Corn borer : Mısır tanelerini kemirerek oyuk oyuk eden, uzun hortumlu, küçük, kınkanatlı böcek. Mısırbiti. Mısır biti. Delici mısır kurdu.

Corn bran : Mısır kepeği. Mısır tanesinin dışını örten az bir miktar nişastalı kısım veya embriyo içeren veya hiç etmeyen en az % 5 ham protein ve en çok % 19 ham selüloz içeren bir yan ürün.

Corn cake : Saçta pişirilen mısır ekmeği. Mısır pastası.

Corn bunting : Ekin kirazkuşu. Tarla kirazkuşu. Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, kiraz kuşugiller (emberizidae) familyasından, 18 cm kadar uzunlukta, avrupa, kuzey afrika, orta doğu ve iran üzerinden türkmenistan'a kadar olan yerlerde görülen, ovalarda, orta yükseklikteki tarla ve çayırlarda, kuru yamaçlarda yaşayan, erginlerde gövdenin üst kısmı soluk kahverengi gri, tepe, ense ve sırt kısmı koyu kahverengi benekli olan bir tür. ekin yelvesi. Tarla çintesi. Tarla kiraz kuşu.

Corn crake : Bıldırcın kılavuzu.

Corn chowder : Mısır çorbası.

Corn cob : Mısır koçanı. Mısır başağı göbeği. Mısır taneleri ve koçan kılıfları ayrıldıktan sonra geriye kalan kısım.

İngilizce Corn Türkçe anlamı, Corn eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Corn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Kultur : Hars.

Cornstalk : Mısır sapı. Mısır bitkisinin sapı.

Corncob : Mısır koçanı pipo. Tanesiz koçan. Koçan. Mısır koçanı. Sömek. Taneli koçan. Somak. Mısır bitkisinin kılıfsız taneli koçanı. Mısır koçanından pipo.

 

Kirn : Katma. Çekirdek içi. Hasat kutlaması (iskoç dilinde).

Corn oil : Mısır yağı. Mısıryağı. Mısır bitkisi tanelerinin embriyolarından elde edilen doymamış yağ asitlerince zengin bitkisel yağ. Mısırözü yağı.

Callusing : Keçeleşmek. Cal. Kalus. Nasırlaşmak. Kallus.

Souse : Tuzlu suya bastırmak. Suyun içine batırmak. Su dökmek. Salamura. Üstüne boca etmek (suyu). Islatmak. Suyun içine daldırmak. Sırılsıklam etmek. Suya bastırmak.

Verruca : Verüka. Papillom. Verrü. Siğil. Epidermiste, papillom benzeri ve aşırı boynuzlaşma özelliği gösteren kalınlaşma, verruka. papillomdan, epitel hücrelerinin sayıca artışının tümöral bir üreme olmamasıyla ayrılır.

Souses : Suyun içine daldırmak. Sırılsıklam etmek. Suya daldırmak. Salamuraya bastırmak. Islatmak. Tuzlu suya bastırmak. Su dökmek. Suya bastırmak. Üstüne boca etmek (suyu).

Cornier : Bayat. Tahıl bakımından zengin. Çok kullanılan. Eski. Basmakalıp. Nasırlı. Ele geçirmek. Tanecikli.

Corn synonyms : zea mays rugosa, green corn, genus zea, edible corn, zea mays, cereal grass, sweet corn plant, sugar corn, zea mays everta, zea saccharata, egypt, corn whisky, a c deformity, legume, culture, corn cob, particle, abdominal pain, a amplitude mod, popcorn, cereal, common wheat, corniest, a c syndrom, kernels, kernel, callosities, corn whiskey, cereals, grain, calluses, abamectin, field corn.

Corn zıt anlamlı kelimeler, Corn kelime anlamı

Starve : Açlıktan gözü kararmak. Açlıktan ölmek. Açlık çekmek. Açlıktan kıvranmak. Çok acıkmak. Aç bırakmak. Aç olmak. Kurt gibi acıkmak. Mahrum etmek. Açlıktan öldürmek.

Malnourished : Eksik beslenmiş. Yanlış beslenmiş.

Corn ingilizce tanımı, definition of Corn

Corn kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A thickening of the epidermis at some point, esp. on the toes, by friction or pressure. It is usually painful and troublesome. A grain. Now, specifically, to salt slightly in brine or otherwise. To corn a tongue. To sprinkle with salt. A single seed of certain plants, as wheat, rye, barley, and maize. As, to corn beef. To cure by salting. To preserve and season with salt in grains.