Souses türkçesi Souses nedir

  • Tuzlu suya bastırmak.
  • Su dökmek.
  • Sırılsıklam etmek.
  • Suya daldırmak.
  • Suyun içine daldırmak.
  • Üstüne boca etmek (suyu).
  • Suyun içine batırmak.
  • Islatmak.
  • Suya bastırmak.
  • Salamuraya bastırmak.
  • Tuzlamak.

Souses ingilizcede ne demek, Souses nerede nasıl kullanılır?

Souse : Suya bastırmak. Suyun içine batırmak. Suya daldırmak. Suyun içine daldırmak. Tuzlamak. Islatmak. Su dökmek. Salamura. Üstüne boca etmek (suyu). Salamuraya bastırmak.

Soused : İçkili. Zil zurna (sarhoş). Sarhoş. Kafası dumanlı. Çakırkeyif.

Sous entendu : Üstü kapalı söylenen şey.

Sousaphone : Bas sesli üflemeli çalgı.

Sousing : Suya daldırmak. Üstüne boca etmek (suyu). Sırılsıklam etmek. Suyun içine daldırmak. Su dökmek. Salamuraya bastırmak. Tuzlu suya bastırmak. Tuzlamak. Islatmak. Suya bastırmak.

Get a good sousing : Sırılsıklam olmak. Su gibi olmak.

Soufflé : Sufle.

Soubrettes : Hizmetçi kız karakteri (tiyatro terimi). Subret. Şımarık hizmetçi kız. Hizmetçi kız karakteri.

Soubrette : Yardımcı genç kız. Bulvar tiyatrosu ve müzikli oyunlarda yardımcı genç kız rolü. Hizmetçi kız karakteri. Şımarık hizmetçi kız. Subret. Hizmetçi kız karakteri (tiyatro terimi).

Sou : Metelik. Beş kuruş (fransızca terim).

İngilizce Souses Türkçe anlamı, Souses eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Souses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dewing : Jale. Gençlik. Damlacık. Nem. Şebnem. Çiylenme. Tazelik. Çiy.

Farmhouse : Çiftlik evi.

Ranch house : Çiftlik evi.

Dampening : Tadını kaçırmak. Nemlenmek. Nemlendirmek. Nemlendirme. Kırmak. Islatma. Söndürmek. Islanmak. Köreltmek.

Urinate : İdrar çıkarmak. İdrar yapmak. İşemek. İdrara çıkmak. (küçük) tuvaletini yapmak. Küçük su dökmek. Çiş yapmak.

Damped : Gücünü azaltmak. Sindirmek. Sönümlü. Köreltmek. Hararetini azaltmak. Söndürmek. Nemlendirmek.

Dewed : Tazelik. Şebnem. Nem. Damlacık. Çiy. Gençlik. Çiylenme. Jale.

Drench : Sağanak. Batırmak. İlaç içirmek (hayvan). Her tarafını ıslatmak. İçirmek. Sıvıya batırmak. Islatma. İyice ıslatmak.

Hall : Kabul salonu. Üniversite binası. Oturma salonu. Koridor. Konak. Salon. Antre. Geniş oda. Yurt. Büyük salon.

Salt down : Tuzlayarak saklamak. İstif etmek. Tuza yatırmak. Biriktirmek (para).

Souses synonyms : hunting lodge, fraternity house, rooming house, sod house, doll's house, frat house, soddy, single dwelling, row house, tract house, solar house, bedraggling, douses, bedraggle, saturating, abode, mansion, dew, bathe, soak through, lodging house, boardinghouse, micturate, study, soaks, accommodate, gatehouse, library, bungalow, urinated, dwelling house, dollhouse, sousing.

Souses zıt anlamlı kelimeler, Souses kelime anlamı

Winnings : Kazanç (para olarak). Kumarda kazanılan para. Kazanılan para. Kazanç.

Husband : İdareli kullanmak. Erkek. Efendi. Refik. Hayat arkadaşı. Gelecek zamana kalması için kullanmamak. Zevç. Koca. İdare etmek. Eş.

Wife : Zevce. Hanım. Bayan. Karı. Refika. Kan. Hatun. Kocanın eşi. Eş.