Alleging türkçesi Alleging nedir

  • İddia etmek.
  • İleri sürme.
  • İddia edilen.
  • Kanıt olarak göstermek.
  • İleri sürmek.
  • İddia etme.
  • Mazeret olarak göstermek.
  • İleri sürülen.

Alleging ile ilgili cümleler

English: They're alleging I bribed someone.
Turkish: Birine rüşvet verdiğimi iddia ediyorlar.

Alleging ingilizcede ne demek, Alleging nerede nasıl kullanılır?

Allegiance : Tebaalık. Yurttaşlık. Vatandaşın devletine karşı sadakat borcu. Sadakat. Tabiiyet. Mensubiyet. Biat. Bağlılık.

Allegiances : Vatandaşın devletine karşı sadakat borcu. Mensubiyet. Tabiiyet. Yurttaşlık. Bağlılık. Tebaalık. Biat. Sadakat.

Allegiant : Vefalı. Güvenilir. Sadık kimse. Bağlı. Sadık.

Allegiantly : Sadık bir biçimde. Sadakatle. Bağlılıkla.

Akabe allegiance : Akabe biatları.

Allege : İleri sürmek. (kanıt olmadan) iddia etmek. Söylemek. İddia etmek. Kanıt olarak göstermek. Mazeret olarak göstermek. İtham etmek. Bahane etmek.

Swear allegiance : Bağlılık yemini etmek.

Alleged crime : Belirli şüphelisi bulunan suç. İddia edilen suç. Atılı suç. Bir kimseye yüklenen suç.

Allegation : İddia. Mazeret. İthamname. Sav. Suçlama. Özür. Bahane. İleri sürme. İtham.

Alleged : Öne sürülen. Sözüm ona. Sözde. İddia edilmiş. İddia edilen. Sözümona.

İngilizce Alleging Türkçe anlamı, Alleging eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Alleging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mention : İma. -den söz etmek. Bahsetmek. Söz etmek. Lafını etmek. Anma. Anmak. Söz konusu etmek. Mansiyon. Söylemek.

Alleges : İtham etmek. Söylemek. Bahane etmek. (kanıt olmadan) iddia etmek.

Asserting : Savunmak (hak). Davacı. Müddei. Öne sürmek. Söylemek.

Argued : Kandırmak. İtiraz etmek. Karşı gelmek. İkna etmek. Göstergesi olmak. Tartışmak. Belli etmek. Görüşmek. Savunmak. Münakaşa etmek.

Propounding : Ortaya koymak. Onaya sunmak. Önermek. Teklif etmek. Arzetmek.

Expose : (satış için) sergilemek. Karşı karşıya bırakmak. Bırakmak. Terketmek. Işığa tutmak (fotoğrafçılık terim). Maruz kalmak. Etkisine açık bırakmak. Tutmak. Sergilemek. Maruz bırakmak.

Allege : (kanıt olmadan) iddia etmek. Söylemek. İtham etmek. Bahane etmek.

Pontificated : Ahkam kesmek. Tumturaklı konuşmak. Başkanlık etmek (dini kurum). İddia edilmiş. Papalık sıfatı ile katılmak.

Asserts : Teyit etmek. Savlamak. Savunmak. Demek. Savunmak (hak). Söylemek. Açıklamak. Hakkını savunmak. İleri sürmek (emin bir şekilde).

Alleged : Sözümona. Sözde. İddia edilmiş. Sözüm ona. Öne sürülen.

Alleging synonyms : spaying, propounded, inductions, affirms, affirming, allegation, arguing, fixing, sterilisation, broach, sterilization, asserted, assert, profession, professed, professing, the profession, argue, induction, neutering, argue for something, enunciation, enunciations, bring forward, castration, alledge, bring about, argues, affirm, advance, allegations, emasculation, loyal.

Alleging zıt anlamlı kelimeler, Alleging kelime anlamı

Disloyal : Vefasız. Sadakatsiz. Hain. Bivefa. Hakikatsiz.

Alleging antonyms : unseductive.