Görüşmek nedir, Görüşmek ne demek

"Görüşmek" ile ilgili cümle

  • "Bu sorunu daha geniş bir zamanda görüşmeli."
  • "Komşunuzla görüşüyor musunuz?"
  • "Ara sıra görüşelim."

Yerel Türkçe anlamı:

Gizlice cinsel ilişkide bulunmak, zina etmek.

Görüşmek kısaca anlamı, tanımı:

Hoşgörücü : Hoşgörülü.

Görüşme : Görüşmek işi, mülakat, müzakere.

Görüş : Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Gözle bir şeyi algılama yetisi. Bir olay, varlık veya düşünce üzerinde varılan yargı, fikir. Cezaevi veya hastanedeki birine yapılmış olan ziyaret. Görme işi.

Buluş : Konu, duygu, düşünce ve hayalde başkalarının etkisinden sıyrılarak bunların işlenişinde yeni bir yol tutma. İlk defa yeni bir şey yaratma, icat. Bulma işi. Bilinen bilgilerden yararlanarak daha önce bilinmeyen yeni bir bulguya ulaşma veya yöntem geliştirme, icat.

Konuşmak : Dargın bulunmamak. Söylev vermek, konuşma yapmak. Belli bir konudan söz etmek. Konuşma dili olarak kullanmak. Gizli bir şeyi açığa vurmak, ele vermek. Şık ve zarif görünmek. Geçerli olmak, etkin olmak. Flört etmek. İlişki kurmak veya ilişkiyi sürdürmek. Bir dilin kelimeleriyle düşüncesini sözlü olarak anlatmak. Becermek, uzman gibi yapabilmek. Düşüncesini herhangi bir araç kullanarak anlatmak. Bir konuda karşılıklı söz etmek, sohbet etmek. Oyuncak, hayvan vb. konuşmaya benzeyen birtakım sesler çıkarmak.

 

Konuşu : Bilimsel bir sorunu incelemek veya siyasi, ekonomik, diplomatik sorunları tartışmak için yapılmış olan akademik toplantı, kolokyum.

Sohbet : Söyleşi. Dostça, arkadaşça konuşarak hoş bir vakit geçirme, söyleşi, yârenlik, hasbihâl.

Dostluk : Dost olma durumu. Dostça davranış.

Ahbaplık : Ahbap olma durumu, ünsiyet.

Karşılık : Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.

Etmek : Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Demek, söylemek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak. Bulmak, erişmek. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Küçük veya büyük abdestini yapmak. Eşit değer kazanmak. Bir işi yapmak.

Görüşmek ile ilgili Cümleler

  • Görüşmek istediğim Tom'dur.
  • Yeni bir anlaşmayı görüşmek için buraya geldiğimizi düşündüm.
  • Kabine krizi görüşmek üzere bugün buluşuyor.
  • Görüşmek üzere!
  • Görüşmek üzere.
  • Şirket konuyu görüşmek için birkaç temsilci gönderdi.
  • Ali ayrıntıları görüşmek istemiyordu.
  • Görüşmek zorunda olduğumuz çok önemli bir şeyimiz var.
  • Ali ve Mary ne olduğunu görüşmek için buluştular.
  • Ali meseleyi görüşmek için seninle buluşmak istiyor.
  • Görüşmek için bir maddemiz daha var.
  • O konuyu Tom'la görüşmek istedim.
 

Diğer dillerde Görüşmek anlamı nedir?

İngilizce'de Görüşmek ne demek? : v. interview, have a talk with, meet, talk, discuss, negotiate, approach, argue, canvass, confer, consult, contact, parley, powwow, reason, see, get into touch, keep in touch

Fransızca'da Görüşmek : se voir, discuter, s'entretenir, conférer, converser, délibérer, négocier, se retrouver, traiter

Almanca'da Görüşmek : v. abhandeln, beraten, bereden, besprechen, debattieren, erörtern, konferieren, sprechen, tagen, treffen, unterhandeln, unterreden, verhandeln, zusammentreffen

Rusça'da Görüşmek : v. видеться, говорить, общаться, обсуждать, совещаться, переговаривать, поговорить, обсудить, переговорить