Alleges türkçesi Alleges nedir

  • Kanıt olarak göstermek.
  • İtham etmek.
  • Mazeret olarak göstermek.
  • Söylemek.
  • Bahane etmek.
  • (kanıt olmadan) iddia etmek.
  • İleri sürmek.
  • İddia etmek.

Alleges ingilizcede ne demek, Alleges nerede nasıl kullanılır?

Allege : Kanıt olarak göstermek. İleri sürmek. Mazeret olarak göstermek. Söylemek. İddia etmek. İtham etmek. Bahane etmek. (kanıt olmadan) iddia etmek.

Allegeable : İddia edilebilir. Havada kanıt olarak gösterilebilir (hukuk terimi). Öne sürülebilir.

Alleged : Öne sürülen. Sözüm ona. İddia edilmiş. Sözümona. Sözde. İddia edilen.

Alleged crime : Atılı suç. Belirli şüphelisi bulunan suç. Bir kimseye yüklenen suç. İddia edilen suç.

Allegedly : Açıkça. İddiaya göre. Sözde. İddialara göre. İddiasından ötürü. 'dığı ileri sürülen. İddia edildiğine göre. Söylentilere göre.

Allegedly involved : İştirak etmekle şüphelenilen. Ortak olmakla suçlanan. İddiaya göre dahil olmak.

Allegations : Bahane. İleri sürme. Özür. Sav. İddia. Mazeret.

Allegement : İddia. Sav.

Alleger : Öne süren kimse. İleri süren kimse. Belirten kimse. Beyan eden kimse.

Allegiances : Sadakat. Yurttaşlık. Bağlılık. Mensubiyet. Tabiiyet. Tebaalık. Biat. Vatandaşın devletine karşı sadakat borcu.

İngilizce Alleges Türkçe anlamı, Alleges eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Alleges ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Apprised : Haberdar etmek. Bilgi vermek. Bildirmek. Haber vermek.

Impute : Üstüne atmak. Üstüne yıkmak. Üstüne atma (yükleme). Atmak. İsnat etmek. Suçlamak. Yakıştırmak. Yüklemek.

Asserting : Öne sürmek. Müddei. Davacı. Savunmak (hak).

Apprize : Fiyat saptamak. Değer vermek. Haberdar etmek. Bildirmek. Bilgi vermek. Değer biçmek. (eski kullanım) tahmin etmek. Değerini yükseltmek. Haber vermek.

Implead : Kovuşturmaya başlamak. Suçlamak. Aleyhinde dava açmak. Aleyhinde dava açmak (hukuk terimi). Dava açmak.

Impeach : Reddetmek. Mahkemeye vermek. Memur aleyhine görevinde yolsuzluk iddiasıyla takibat açmak. Bir suçla itham etmek. Şüphelenmek. Suçlamak. Kusur atfetmek. Büyük bir devlet memurunu görevindeki kusurdan dolayı yüce divanda suçlamak. Mahkeme önünde suçlandırmak (devlet memurunu).

Bring forward : Arzetmek. Teklif etmek. Nakletmek (hesap). Öne almak. Arz etmek. İleri bir tarihe almak. Erken tarihe almak. Tarihi ileriye almak. Öne sürmek.

Pretending : Hak iddia etmek. Numara yapmak. Numarası yapmak. Yapar gibi görünmek. Yapar gibi görünme. Gösterişçi. Yalandan yapmak.

Say : Söz. Farzetmek. Buyurmak. Demek. Son söz. Etmek (dua). Okumak (dua). Tekrarlamak. Varsaymak. Laf.

Alleges synonyms : alledge, impeaching, articulate, apprising, impeaches, affirms, impeached, affirming, articulates, criminate, pretends, emplead, maintain, plead, air, pleads, allege, delate, argue for something, apprizes, accuses, declared, arguing, aired, pretend, apprise, assert, pled, apprises, argues, asseverate, aver, pleaded.

Alleges zıt anlamlı kelimeler, Alleges kelime anlamı

Undeclared : Beyan edilmemiş. Beyan edilmeyen. Açıklanmamış. Açığa vurulmamış. Bildirilmemiş.

Nonalignment : Bloksusluk. Bir dünya gücüyle müttefik olmama durumu. Bağlantısızlık.