Allegedly türkçesi Allegedly nedir

  • Sözde.
  • İddiaya göre.
  • İddiasından ötürü.
  • İddialara göre.
  • Açıkça.
  • 'dığı ileri sürülen.
  • Söylentilere göre.
  • İddia edildiğine göre.

Allegedly ile ilgili cümleler

English: She allegedly killed him.
Turkish: O, iddialara göre onu öldürdü.

English: She allegedly killed him in self defense.
Turkish: İddialara göre o onu kendini savunmak için öldürdü.

English: One organization allegedly controls the European drug market.
Turkish: Kurdistan Workers' Party (Partiya Karkerên Kurdistanê) allegedly controls the European drug market.

English: She allegedly murdered him.
Turkish: İddiaya göre onu o öldürdü.

English: Allegedly, Moustapha turned that offer down.
Turkish: İddiaya göre, Mustafa o öneriyi reddetti.

Allegedly ingilizcede ne demek, Allegedly nerede nasıl kullanılır?

Allegedly involved : Ortak olmakla suçlanan. İddiaya göre dahil olmak. İştirak etmekle şüphelenilen.

Allegedly slain : Görünüşte cinayet işledi. İddiaya göre katletmek. Söylentiye göre öldürdü.

Alleged crime : Belirli şüphelisi bulunan suç. İddia edilen suç. Atılı suç. Bir kimseye yüklenen suç.

Alleged : İddia edilmiş. Sözüm ona. Öne sürülen. Sözümona. İddia edilen. Sözde.

Allege : İtham etmek. İleri sürmek. (kanıt olmadan) iddia etmek. Söylemek. İddia etmek. Mazeret olarak göstermek. Kanıt olarak göstermek. Bahane etmek.

 

Allegiance : Biat. Bağlılık. Sadakat. Tebaalık. Yurttaşlık. Vatandaşın devletine karşı sadakat borcu. Mensubiyet. Tabiiyet.

Allegheny : New york eyaleti içinden geçtikten sonra pennsylvania'da ohio nehri ile birleşen nehir.

Allegers : Beyan eden kimse. Öne süren kimse. İleri süren kimse. Belirten kimse.

Allegation : Mazeret. İleri sürme. İddia. İtham. Sav. Bahane. Suçlama. İthamname. Özür.

Allegations : Mazeret. İleri sürme. Sav. İddia. Bahane. Özür.

İngilizce Allegedly Türkçe anlamı, Allegedly eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Allegedly ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assumed : Varsayılan. Zannedilen. Hayali. Farzolunan. Üstlenilen. Takma (ad). Takma. Farzedilen. Farz olunan.

Cloudlessly : Bulutsuzca. Anlaşılmaz bir biçimde. Bulutsuz olarak.

Candide : İçtenlikle. Parlak biçimde.

Definitely : Mutlaka. Yakinen. Elbette. Tamamen. Kuşkusuz. Kesin olarak. Mutlak surette. Kesinlikle. Yüzde yüz.

In name : Sadece unvan ile. Sadece isim ile (gerçekte olmayan bir otorite ile). İsmen.

Professed : Açıkça söylenmiş. Açık olan. İnançlı. İddia edilen. Açıklanmış. İtiraf edilmiş.

Purported : Demek istemek. Anlamına gelmek. İfade etmek. Belirtmek. Manalı. Gibi görünen. İddia etmek.

Above board : Açık ve dürüst. Gizlisi saklısı olmayan. Açık. Kanunlara uygun. Dürüstçe. Dürüst. Hilesiz. Yasal. Doğru.

Demonstratively : Duygu veya düşünceleri gösteren bir şekilde. Demonsratif olarak. Açıklayarak. İnandırıcı bir şekilde. Açıklayıcı bir şekilde. Açıklayan veya resimleyen bir şekilde. Göstererek.

 

Directly : Direkt olarak. Yapar yapmaz. -er -mez. Anlaşılır biçimde. Derhal. Doğruca. Doğrudan. Hemen. Düpedüz.

Allegedly synonyms : avowedly, nominal, alleged, by all accounts, of sorts, communicatively, clear, reportedly, above ground, rumour has it, supposedly, concretely, nominally, fictive, as if, bluntly, declaredly, pseudo, professedly, ostensible, of a sort, according to rumors, baldly, clearly, if.