Broaching türkçesi Broaching nedir

Broaching ingilizcede ne demek, Broaching nerede nasıl kullanılır?

Broach a subject : Tartışmak için bir konu açmak. Tartışmak için bir konu başlığı açmak.

Broach : Şişlemek. Delik açmak. Açmak (bir konuyu). İleri sürmek. Konuya girmek. Delmek. Şiş. Del. Konu açmak. Açmak.

Broached : İleri sürmek. Açmak. Delmek.

Broachers : Kesici alet. Yeni bir konu ortaya atan kimse.

Broaches : Şişlemek. Del. Konuya girmek. Açmak. Açmak (bir konuyu). Şiş. Çekmek. İleri sürmek. Delmek. Delik açmak.

Abroach : Açılmış veya delinmiş (bir musluk gibi).

İngilizce Broaching Türkçe anlamı, Broaching eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Broaching ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Intake : İçeri alınan miktar. Tarıma elverişli toprak. İçeri alma. Giriş. Girme. Alınan miktar. İçeri alınan miktar ya da sayı. Alım. Yeni girenler (bir kuruluşa veya camiaya). Giriş ağzı.

Derobement : Savutu yakalamak, bir çırpma yapmak isteyen karşı yarışmacının bu eylemini, bir sıyırma ile ya da savutun yerini değiştirerek etkisiz bırakma.

Cave in : Kazmak. Göçürmek. Çökmek. Oymak. Teslim olmak. Yıkılmak. Moralman çökmek. Göçmek. Göçertmek.

 

Expiration : Bitiş süresi. Solunumda, havanın akciğerlerden dışarı verilmesi, nefes verme, ekspirasyon. Sürenin dolması. Sona erme tarihi. Solunum organlarından dışarıya hava veya su çıkarılması. Hitam. Soluk verme. Nefes verme. Son. Ekspirasyon.

Empierce : İçine işlemek. Sırrını anlamak. İçyüzünü görmek. Etkilemek. Nüfuz etmek. Delik açmak. Tesir etmek. Bıçaklamak. Delip geçmek.

Alleging : İddia etmek. Mazeret olarak göstermek. İleri sürülen. İleri sürme. Kanıt olarak göstermek. İddia edilen. İddia etme.

Affirm : Söylemek. Onaylamak. Tekrar söylemek. Doğrulamak. Tasdik etmek. Olumlamak. İddia etmek. Tekrarlamak. Bildirmek. Söz vermek.

Cleave : İkiye ayrılmak. -den ayrılmamak. Sadık kalmak. Bölmek. Yapışmak. Yarmak. Bölünmek. Çatlamak.

Asserting : Savunmak (hak). Söylemek. Öne sürmek. İddia etmek. Davacı. Müddei.

Depletion : Fakirleşme. Azaltma. Kan alma. Madencilik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Bitirme. Boşalma. Tükenme. Eksilme. Zenginleştirme işlemi sürecinde, işlem dışında kalan elementlerin izotop sayısındaki azalma.

Broaching synonyms : periodic breathing, body process, kerugma, kerygma, bodily process, stertor, bodily function, abdominal breathing, breathing out, cheyne stokes respiration, rodding, bring about, asserted, broached, affirming, flouts, discourse, inhalation, drills, decants, baccalaureate, bloom, assert, second wind, cave, broaches, wheeze, hyperpnea, heaving, activity, advance, respiration, sniffle.

Broaching zıt anlamlı kelimeler, Broaching kelime anlamı

Hypopnea : (tıp veya medikal terimi) normalden yavaş olan soluma. Anormal oranda düşük seviyede teneffüs. Hipopne. Solunum sayısı veya derinliği veya her ikisinin azalmasıyla belirgin solunum biçimi. Hipopnö.

 

Hyperpnea : Hızlı hızlı nefes alma (tıp veya medikal terimi). Hızlıca soluma. Hlperpne. Solunumun anormal derecede derin ve hızlı oluşu. Hiperöpne. Hiperpne. Normalden daha hızlı ve derin nefes alma. Hızlı ve derin nefes alma. Solunum sayısı veya derinliği veya her ikisinin artmasıyla belirgin solunum biçimi.

Breathless : Soluğu kesen. Sessiz. Nefesi kesilmiş. Nefessiz. Soluk kesici. Korkutucu. Soluk soluğa kalmış. Rüzgarsız. Nefes nefese. Soluğu kesilmiş.