Intake türkçesi Intake nedir

  • İçeri alınan miktar.
  • İçeri alma.
  • Giriş.
  • İçeri alınan miktar ya da sayı.
  • Alım.
  • Tarıma elverişli toprak.
  • Girme.
  • Giriş ağzı.
  • Zararlı alım.
  • Yeni girenler (bir kuruluşa veya camiaya).
  • Alınan miktar.
  • Ağız.

Intake ile ilgili cümleler

English: After his heart attack, Jim had to cut down on his sugar intake.
Turkish: Jim kalp krizinden sonra, şeker alımını kesmek zorunda kaldı.

Intake ingilizcede ne demek, Intake nerede nasıl kullanılır?

Intake air shaft : Hava giriş kuyusu.

Intake manifold : Giriş manifoldu. Alış manifoldu. Hava-benzin karışımını karaçtan motora ileten boru donanımı. Emme döşemi. Emme manifoldu.

Intake of food : Alınan yiyecek miktarı.

Intake pressure : Emme basıncı. Alış basmcı. Giriş basıncı. Alış basıncı.

Intake room : Kent elektriğinin girdiği ve tiyatro yapısının tüm elektrik çevrimlerinin dağılımını sağlayan yer. Ana dağıtım odası.

Main intake airway : Ana hava giriş yolu.

Intake valve : Hava-yakıt karışımının silindirlere girmesini sağlayan supap. Hava ya da hava-yakıt karışımının, yanma odasına girişini denetleyen kapaç. Emme valfi. Su alma vanası. Emme supabı. Giriş sürgüsü. Emme kapacı.

Digestible dry matter intake : Bir hayvanın tüketebildiği sindirilebilir kuru madde miktarı. Sindirilebilir kuru madde tüketimi.

 

Air intake flange : Hava giriş yolu flanşı. Hava giriş yolu flanjı.

Degradable intake protein : Yıkımlanabilir protein tüketimi. Mikrobiyal sentez için kullanılan ve tüketilen proteinin işkembe mikroorganizmaları tarafından amonyak ve amin oasitlere parçalanan kısmı.

İngilizce Intake Türkçe anlamı, Intake eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intake ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Glamour : Cazibe. Çekicilik. Sahte cazibe. Romantik bir çekicilik. Göz kamaştırıcılık. Büyü. Çekmek. Büyülemek. Sihir.

Purchase : İştira yapmak. Kazanmak. Ele geçirmek. Satın almak. Tecimsel olsun ya da olmasın bir nesneyi alıp verme işlemi. Satın alma. Alışveriş. Manivela ile çekmek. Elde etmek.

Eating : Yiyim. Yıpratıcı. Yenilmeye uygun. Yemelik. Yemek. Yeme.

Arriving : Ulaşma. Gelme. Görünüm. Ulaşan. Gelen. Yakında olacak olan. Geliş. Vasıl.

Antes : Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Ön. Para koymak. Bop (poker). Bop. Para vermek. Ödemek. Para sürmek. Önce.

Entries : Girdiler. Adet. Katılma. Sahneye çıkma. Kapı. Girdi. Madde. Kayıt. Gümrükten giriş işlemleri.

Volume : Cilt (kitap). Yoğunluk. Ses yükseltme. Ses yüksekliği. Gürlük. Sayı. Şiddet. Tutar. Bir sesin algı seviyesi. Yığın.

Dialect : Belirli bir bölge veya topluluğa has konuşma biçimi. Bir dilin tarihi, siyasi, sosyal ve kültürel nedenlerle değişik bölgelerde, zamanla ses yapısı, şekil yapısı ve kelime hazinesi bakımından önemli farklarla birbirinden ayrılan kollarından her biri: türkçenin anadolu, azeri, özbek, kazak, kırgız, türkmen lehçeleri gibi. lehçeleri, yapıları bakımından birbirine yakın ve uzak lehçeler olarak ayırabildiğimiz gibi, taşıdıkları özelliklerdeki ortaklık bakımından da gruplara ayırabiliriz. nitekim yakut ve çuvaş lehçeleri türk dilinden çok eskiden ayrılmış kollar olarak türkiye türkçesine ve öteki türk lehçelerine uzak lehçelerdir; ayrılıklar çok derindir. azeri ve türkmen lehçeleri ise tt'nin yakın lehçeleridir.türkçenin kuzeybatı (kıpçak), güneybatı (oğuz-türkmen), güneydoğu ve kuzeydoğu (altay bölgesi lehçeleri) olmak üzere dört lehçe grubu vardır. Dil. Ağgan. Diyalekt. Lehçe.

 

Brink : Eşik (felaket için). Kıyı. Kenar (uçurum için). Ağız (kaya, uçurum). Eşik. Kenar.

Intake synonyms : siamese connection, bodily process, body process, bodily function, air horn, biestings, activity, beestings, engaged in, intakes, glamouring, brims, swallow, foray, beaks, glamor, glamoured, inlet, entryways, ante, arable soil, forayed, chops, imbibition, admission port, consumption, adits, entryway, glamors, debouchment, suck, blade, suction.

Intake ingilizce tanımı, definition of Intake

Intake kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The place where water or air is taken into a pipe or conduit. Opposed to outlet.