Ward off türkçesi Ward off nedir

Ward off ile ilgili cümleler

English: With this talisman, you can ward off any and all evil spirits.
Turkish: Bu tılsım ile tüm şeytani ruhları defedebilirsin.

English: The talisman he's wearing is supposed to ward off evil spirits.
Turkish: Onun taktığı tılsım kötü ruhları uzaklaştırması gerekiyor.

Ward off ingilizcede ne demek, Ward off nerede nasıl kullanılır?

Ward : Gözetim. Vesayet altındaki çocuk. Bölge. Korumak. Koruma. Önlemek. Vasilik. Geçiştirmek. Semt. Vesayet altındaki kimse.

Off : Azalmak. Çıkarmak. Baş. Başlangıç. Soğutmak. Dışında. Öldürmek. İndirmek. Kalkmak.

Ward off an attack : Saldırıyı geri püskürtmek. Saldırıyı savuşturmak.

Ward heeler : Bölge oylarını toplamaya çalışan partili.

Ward in chancery : Vesayet altındaki kişi. Mahkeme vesayetindeki çocuk.

Ward of court : Mahkeme vesayetindeki çocuk.

İngilizce Ward off Türkçe anlamı, Ward off eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ward off ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alienates : Temlik etmek. Ferağ ve temlik etmek. Yabancılaşmak. Devretmek. Soğutmak. Aralarını açmak. Devir ve ferağ etmek. Yabancılaştırmak.

 

Brush : Sürtünmek. Tilki kuyruğu. Laboratuvarda tüp ve diğer cam malzemelerin mekanik temizliği için kullanılan malzeme. Fırçalamak. Değinmek. Fırça. Sıyırmak. Hafifçe dokunmak. Fırçalama.

Circumvent : Tuzağa düşürmek. Tekerine çomak sokmak. Bozmak. Yana kaçmak. -den kaçmak. Alt etmek. Çevresini sarmak. Üstün gelmek. Kaçınmak.

Forfended : Engel olmak. Muhafaza etmek. Savunmak. Engellemek. Yasaklamak. Korumak.

Counter to : -e karşı tersine. -e karşı. Aksine. Tersine. Rağmen. Karşılamak.

Buy off : Rüşvet vererek elde etmek. Rüşvet almak. İşini almak. Rüşvetle defetmek. Rüşvet kabul etmek. Rüşvet vermek. Rüşvetle elde etmek. Satın almak. Para yedirerek elde etmek.

Banishes : Sürmek. Aklından çıkarmak. Defetmek. Kovmak. Sürgün etmek. Düşünmemek. Sürgüne yollamak. Sürgüne göndermek. Sürmek (bir yerden atmak).

Dismissing : Azletmek. İşten çıkarmak. İşten atmak. Salıvermek. İhraç etmek. Affetmek. Kovmak. Açığa çıkarmak. İşten kovmak.

Defuse : Tapasını çıkarmak. Patlayıcı fitilini sökmek. Tansiyonu düşürmek. Dağıtmak. (ortamı) sakinleştirmek. Patlayıcıyı etkisiz hale getirmek. Etkisizleştirmek. Yatıştırmak.

Averted : Meydan vermemek. Başka tarafa çevirmek. Yön değiştirmek. Engellemek. Menetmek. Olmasını önlemek. Çevirmek. Bertaraf etmek. Defetmek.

Ward off synonyms : counteract, dismiss, coming through, alienate, circumvented, sling out, deactivate, averts, eloign, defuses, head off, draw away, brush off, bypassed, circumvents, baffles, cast out, counteracts, circumambulate, arrests, distracts, avoids, circumventing, avert, counteracting, come through, evades, defused, circumambulated, buying off, dismisses, choke off, deporting.