Defuse türkçesi Defuse nedir

Defuse ile ilgili cümleler

English: What's the safest way to defuse a bomb?
Turkish: Bir bombayı etkisiz hale getirmenin en güvenli yolu nedir?

English: Ali often uses humor to defuse tense situations.
Turkish: Ali genellikle gergin durumları etkisiz hale getirmek için mizah kullanır.

English: Jale tried to defuse the tension by changing the subject.
Turkish: Jale konuyu değiştirerek gerginliği azaltmaya çalıştı.

English: Ali was killed instantly when the bomb he was trying to defuse exploded.
Turkish: Ali etkisiz hale getirmeye çalıştığı bomba patladığında anında öldü.

English: What do you think is the best way to defuse their argument?
Turkish: Onların tartışmasını yatıştırmak için en iyi yolun ne olduğunu düşünüyorsunuz?

Defuse ingilizcede ne demek, Defuse nerede nasıl kullanılır?

Defuse a bomb : Bombayı etkisiz hale getirmek. Patlayıcı bir aygıttan fünyeyi infilak etmeyecek şekilde almak. Bombayı etkisizleştirmek.

Defused : Yatıştırmak. Tansiyonu düşürmek. Etkisiz hale getirmek.

Defuses : (ortamı) sakinleştirmek. Tansiyonu düşürmek. Etkisizleştirmek. Yatıştırmak. Patlayıcıyı etkisiz hale getirmek. Patlayıcı fitilini sökmek. Dağıtmak. Tapasını çıkarmak. Etkisiz hale getirmek.

 

Defusing : Tansiyonu düşürmek. Etkisiz hale getirmek. Yatıştırmak. Etkisiz hale getirme (bomba).

Defunct : Artık kullanılmayan. Ölmüş. Feshedilmiş. Ölü. Mülga. Müteveffa. Merhum. Geçersiz. Münfesih.

Defuzing : Etkisiz hale getirme (bomba). Patlayıcıyı etkisizleştirmek. Bir patlayıcıyı boşaltmak veya etkisiz hale getirmek.

Bodeful : Belirti olma. İşaret olma. Emare olma. Delalet olma.

Defund : -den kaynak sağlamayı durdurmak. -den mali kaynaklarını çekmek. Finanse etmeyi kesmek. Mali kaynakları kesmek. Kaynak sağlamayı durdurmak.

Defunctive : Kasvetli. Ölü ile ilgili. Ölüye ilişkin. Ölüye ait. Cenaze törenine uygun.

Defuze : Yatıştırmak. Tansiyonu düşürmek. Bir patlayıcıyı boşaltmak veya etkisiz hale getirmek. Tapasını çıkarmak. Etkisiz hale getirmek. (ortamı) sakinleştirmek. Fitilini sökmek (patlayıcı). Etkisizleştirmek. Patlayıcıyı etkisiz hale getirmek. Patlayıcıyı etkisizleştirmek.

İngilizce Defuse Türkçe anlamı, Defuse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Defuse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bestrewn : Saçılmış. Yayarak kaplamak. Yayılmış. Kaplamak. Dağıtılmış. Saçmak.

Alleviated : Hafifletmek. Teskin edilmiş. Teskin etmek. Bastırmak. Azaltmak. Dindirmek.

Counteracted : Gidermek. Etkisini gidermek. Karşı koymak. Önlemek. Etkisini yok etmek. Karşı savaşmak. Mukabele etmek. Karşılık vermek.

Alleviates : Yüreğine su serpmek. Dindirmek. Bastırmak. Kısmen gidermek. Azaltmak. Hafiflemek. Hafifletmek. İçine su serpmek. Teskin etmek. Azalmak.

 

Appeasing : Yatıştırma. Bastırmak. Yatıştırıcı. Azaltmak. Gönlünü almak. Hafifletmek. Yatıştıran. Sakinleştirmek. Gidermek.

Remove : Temizlemek. Oynatmak. Pille. Kohumluk derecesi. Götürmek. Kesmek. Yerinden etmek. Çıkarmak. Kaldırmak. Başka yere götürmek.

Withdraw : Ayrılmak. Geri çekmek. Çekmek. Kabuğuna çekilmek. Geri çekilmek. Almak. Para çekmek. Çekinmek. Geri almak. Çekilmek.

Abates : (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Dindirmek. İndirmek. Geçmek. Çekilmek. Hafiflemek. Dinmek. Azaltmak. Ceza indirimi yapmak. Eksilmek.

Abated : Azaltılmış. Hafiflemek. Azalmak. Kısılmış. Azaltmak. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Dindirmek.

Take : Tutuş. Tutma. Alıntı. Tepki. Çekim. Avalanan hayvan miktarı. Yazmak. Pay. Tutulan balık miktarı. Alınan taş.

Defuse synonyms : bestrew, allays, defuzes, assuaged, abating, counteract, defuze, defused, counteracts, cancels, deactivate, cancel, bestrewed, deactivates, defusing, allocate, dealing out, deactivated, clutters, bestrews, assuage, inactivate, counteracting, deal out, clutter, ease tension, alleviating, allayed, take away, alleviate, apportions, defang, crack up.

Defuse zıt anlamlı kelimeler, Defuse kelime anlamı

Fuse : Ergimek. Eriyerek birleşmek. Eritmek. Bilgisayar, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Erimek. Elektrik akımını açan ve çok yük bindiğinde, içindeki telin erimesiyle çevrimi kapatan düzen. Güvence. Kaynaşmak. Kaynaştırmak. Fünye.

Defuse ingilizce tanımı, definition of Defuse

Defuse kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To disorder. To make shapeless.