Ward türkçesi Ward nedir

  • Vesayet.
  • Bölge.
  • Semt.
  • Önlemek.
  • Servis.
  • Vasilik.
  • Bir kentin, bir kasabanın, büyükçe bir köyün, yönetim bakımından bölündüğü, yapı bölgeciklerinden ve insan topluluklarından oluşan en küçük parçalardan her biri. bk. komşuluk birimi.
  • Mahalle.
  • Vesayet altındaki çocuk.
  • Vesayet altındaki kimse.
  • Korumak.
  • Geçiştirmek.
  • Koruma.
  • Gözetim.
  • Koğuş.

Ward ile ilgili cümleler

English: With this talisman, you can ward off any and all evil spirits.
Turkish: Bu tılsım ile tüm şeytani ruhları defedebilirsin.

English: A woman's wardrobe isn't complete without a little black dress.
Turkish: Küçük siyah bir elbise olmadan bir kadının dolabı tam değildir.

English: Ali was a prison warden for three years.
Turkish: Ali üç yıldır bir hapishane müdürüydü.

English: The talisman he's wearing is supposed to ward off evil spirits.
Turkish: Onun taktığı tılsım kötü ruhları uzaklaştırması gerekiyor.

English: I need a new wardrobe.
Turkish: Yeni bir elbise dolabına ihtiyacım var.

Ward ingilizcede ne demek, Ward nerede nasıl kullanılır?

Ward heeler : Bölge oylarını toplamaya çalışan partili.

Ward in chancery : Mahkeme vesayetindeki çocuk. Vesayet altındaki kişi.

Ward of court : Mahkeme vesayetindeki çocuk.

Ward off : Korunmak (darbeden). Önlemek (tehlike). Etkisini azaltmak (darbenin). Savuşturmak. Uzaklaştırmak. Engellemek (darbeyi). Etkisiz hale getirmek. Önlemek. Savmak. Defetmek (kötü bir şeyi).

 

Ward off an attack : Saldırıyı geri püskürtmek. Saldırıyı savuşturmak.

Emergency ward : Bir hastanenin acil müdahale gerektiren hastaları kabul eden bölümü. Acil servis departmanı. Hastanede acil servis. Acil servis bölümü. Acil servis.

Keep watch and ward : Nöbet tutmak.

Ward sister : Koğuş başhemşiresi. Koğuş hemşiresi.

In ward : Vesayet altında.

Medical ward : Hastane koğuşu.

İngilizce Ward Türkçe anlamı, Ward eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ward ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bodyguard : Koruyucu. Bar fedaisi. Yakın koruma. Koruma görevlisi. Muhafız. Fedai.

Tutorship : Kayyımlık. Özel öğretmenlik.

Dorm : Öğrenci yurdu. Yurt. Yatakhane. Bkz.dormitory.

Delivery : Doğurma. Dağıtma. Konuşma biçimi. Türe özgü normal gebelik süresi sonunda yavrunun ve plasentanın döl yatağı içi ortamdan dış ortama geçiş süreci, yavrulama. Teslimat. Konuşma tarzı. Gönderme. Teslim etme. Malların alıcısına veya temsilcisine fiilen verilerek el değiştirilmesi süreci.

Guardianship : Himaye. Velayet. Vekillik. Muhafızlık. Velilik. Koruyuculuk.

Charm : Cazibe. Büyülemek. Muska. Nazarlık. Çekmek. Cazip gelmek. Alım. Cezbetmek. Sihir. Memnun etmek.

Gloss over : Saklamak. Makul göstermek (bir yanlışı veya doğru olmayan bir şeyi). Gizlemek. Göz ardı etmek. Önemsiz göstermek. Doğru göstermek (bir yanlışı veya doğru olmayan bir şeyi). Örtbas etmek. Önemini azaltmak. Farklı yorumlamak.

 

Azimuths : Güneş açısı. Azimut. Güney açısı. İstikamet açısı. Genlik. Yıldız açısı. Azimut (astronomi terimi). Güney açısı (astronomi terimi). Azimut açısı.

Superintendence : Kontrol. Bakma. Sevk ve nezaret. Sevk ve idare. Denetim. Denetleme veya kontrol. Murakabe. Teftiş.

Ward synonyms : conservatorship, parries, large room, baffle, circumvent, barrios, conserve, guardianships, tutor, belt, avoids, administrative division, buffer, averts, observations, fudge, avoided, custodies, caretaking, observance, convoying, fudges, servings, quarter, climates, the street, parts, evade, aegis, armouring, azimuth, departments, serve.

Ward ingilizce tanımı, definition of Ward

Ward kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To keep guard. To watch. Specifically, a guarding during the day. To guard. Formerly, in a specific sense, to guard during the day time. Toward, or towards, etc. Watch. Suffixes denoting course or direction to. Guard. To keep in safety. Guardianship. The act of guarding. Motion or tendency toward. To be vigilant. As in backward, or backwards.