Dorm türkçesi Dorm nedir

Dorm ile ilgili cümleler

English: All of us live in the same dorm.
Turkish: Hepimiz aynı yurtta yaşıyoruz.

English: Ali went back to his dorm.
Turkish: Ali yurduna geri döndü.

English: Have you gotten used to living in the dorm?
Turkish: Yurtta yaşamaya alıştın mı?

English: Ali couldn't sneak out of the dorm without being seen.
Turkish: Ali görülmeden yurdun dışına çıkamadı.

English: Ali lost the key to his dorm room.
Turkish: Ali yurt odasının anahtarını kaybetti.

Dorm ingilizcede ne demek, Dorm nerede nasıl kullanılır?

Dorm room : Yatakhane.

Dormancies : Uyuşukluk. Dormansi. Dinlenme. Uyku hali.

Dormancy : Dinlenme. Metabolizmanın çok yavaşlatıldığı sakinlik ya da istirahat durumu. Uyku hali. Tohumun ana bitkiden ayrılıp çimleninceye kadar geçen, embriyonik faaliyetlerin sıfıra yakın olduğu dönem. bitkilerde ışık, ısı ve su gibi maddelerin yetersiz olduğu dönemlerde gelişmelerini yavaşlattıkları ya da durdurdukları dönem. Dormansi. Uyku. Uyuşukluk. Hareketsizlik.

Dormant : Sabit. Faal olmayan (yanardağ). Sönmüş (yanardağ). Uyku halinde. Uyuyan. Etkisiz. Uykuda. Hareketsiz. Keşfedilmemiş. Etkin olmayan.

Dormant account : Hareket görmeyen hesap. Uzun süre kullanılmayan banka hesabı. Atıl hesap. Uyuyan hesap. Pasif hesap. Hareketsiz hesap.

 

Dormer : Çatı penceresi. Taban direği. Mahya feneri. Tavan penceresi.

Dormant capital : Ölü sermaye. Atıl kapital.

Dormer window : Mahya feneri. Çatı katı penceresi. Arnavutbacası. Dam penceresi. Çatı penceresi. Arnavut bacası.

Dormant volcano : Uzun bir süredir patlamamış ancak gelecekte patlayabilecek olan yanardağ. Hareketsiz volkan. Pasif volkan. Sönmüş volkan. (jeoloji) sönmüş volkan. Uyuyan volkan.

Dormant season : Dinlenme dönemi. Kış dönemi.

İngilizce Dorm Türkçe anlamı, Dorm eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dorm ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abode : Ev. İkamet etme (bir yerde). İkamet. Mesken. Olduğu yer. Konut. İkamet yeri. Yer. Bir yerde ikamet etmek.

Dorms : Bir kurumda (üniversite yatılı okul vs) bulunanlar için tahsis edilmiş mesken.

Sleeping quarters : Yatma yeri. Yatak odası.

Barracking : Kışlada oturtmak. Eğreti yapı. Bağırarak sözünü kesmek. Tezahürat yapmak. Baraka. Kulübe. Bağırarak desteklemek. Beğenmeme sonucu bağırma. İtiraz narası (spor karşılaşması sırasında). Kışla.

Hosteling : Pansiyon. Konukevi. Otel. Kervansaray. Turist barınağı. Genç turistler için ucuz otel.

 

Accommodation : Bağdaştırma. Bulma (para vb.). Borç. Uyuşma. Yerleşme. Rahatlık. Sağlama. Konaklama. Düzen. Kalacak yer.

Hall of residence : Birdem yurdu. Öğrenci lojmanı. Üniversite yurdu.

Fatherland : Vatan. Anavatan. Atavatan. Memleket. Bir halkın yüzyıllar boyunca içinde yaşayıp ekinini oluşturduğu ve bu yolla bayındır kıldığı toprak parçası. Anayurt. Ataerkil toplumlarda memleket topraklarına verilen isim. Sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Atayurt.

Country : Memleket. İl. Kırsal. Ülke. Halk. Bölge. Taşra. Taşraya ait. Köy.

Hall : Yemekhane. Hol. Konak. Antre. Geniş oda. Üniversite binası. Kabul salonu. Okul binası. Büyük salon.

Dorm synonyms : residence hall, living quarters, halls, fatherlands, ward, dormitory room, dig, building, habitat, student union, hostels, student hostel, habitation, barracked, edifice, digs, barrack, student residence, hostel, dormitory, youth hosteller, large room, dorm room, youth hostel, diggings, dormitories, quarters.