Hall of residence türkçesi Hall of residence nedir

  • Öğrenci lojmanı.
  • Yurt.
  • Üniversite yurdu.
  • Birdem yurdu.

Hall of residence ingilizcede ne demek, Hall of residence nerede nasıl kullanılır?

Hall : Yemekhane. Kabul salonu. Konak. Yurt. Koridor. Geniş oda. Salon. Hol. Üniversite binası. Oturma salonu.

Of : Hakkında. -nın. -dan. İle ilgili. -in. Den. Yüzünden. Karşı. Nin. -den.

Residence : Konut. Oturma. Oturum. Sükna. İkamet. Yaşanan yer. İşyerinde yatıp kalkma. İkametgah. Ev. Mesken.

Hall of fame : Onur listesi. Ünlü insanları onurlandıran plak ve heykellerle ev sahipliği yapan bina. Şöhretler salonu.

Hall of fame classic : Şöhret salonu'nda onurlandırılan klasik sanat eserleri ya da insanlar (belirli bir meslek, spor, vs.de gösterdikleri üstün çalışma için). Onur listesi. Hofc.

Hall of mirrors : Aynalı salon.

Declaration of residence : İkamet beyannamesi. Bir yerleşim yerine ya da bir mahalleye yeni gelmiş kimselerin, o birimin yönetiminden sorumlu olan örgüt ve orunlara, geldiğini ve kimliğini bildirmek üzere vermek zorunda olduğu belge. Oturma bildirimi. İkamet ilmuhaberi.

Change of residence : İkametgah değiştirilmesi. İkamet değişikliği.

İngilizce Hall of residence Türkçe anlamı, Hall of residence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hall of residence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Country : Bölge. Halk. Taşra. Kır. Vatan. İl. Millet. Ulus. Ülke. Memleket.

Habitat : Canlı varlıkların (örneğin insan küme ve topluluklarının) oluşup gelişmesine elverişli koşullar barındıran yer. Bir canlı türünü veya canlı topluluklarını barındıran ve kendine özgü özellikler gösteren yaşama ortamı. Biyoloji, sosyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Bir bitki ya da hayvanın çöl, deniz kıyısı vb. gibi doğal olarak yaşadığı ve geliştiği yer. Vatan. Oluşum yeri. İnsanla onun yarattığı kültürün coğrafyasal ve yaşambilimsel dış çevresi, bk. kültür, insan coğrafyası, çevresel kültür, ikincil çevre, çevresel saptamacılık. Bir canlı türünü ya da canlı birliklerini barındıran ve kendine özgü özellikler gösteren yaşama ortamı. Bir hayvan ya da bitkinin yetiştiği doğal ortam. İnsanların oturdukları, çalıştıkları yapılardan, doğal ve insansal kaynaklardan oluşan kırsal ya da kentsel uzam.

Hall : Hol. Antre. Koridor. Yemekhane. Kabul salonu. Oturma salonu. Toplantı salonu. Üniversite binası. Büyük salon.

Dormitory : Yatakhane. Öğrenci yurdu. Koğuş.

Dorms : Bir kurumda (üniversite yatılı okul vs) bulunanlar için tahsis edilmiş mesken.

Fatherlands : Atayurt. Anavatan. Ataerkil toplumlarda memleket topraklarına verilen isim. Anayurt. Vatan. Memleket.

Abode : Ev. Konut. İkametgah. İkamet etme (bir yerde). Yer. Mesken. Olduğu yer. İkamet. Oturulan yer. İkamet yeri.

Dig : Kazma. Ç.pansiyon. Hafriyat yapmak. Kazı. Çukur açmak. Dürtmek. Dürtme. Taş. Yemeğe girişmek. İğneleme.

Halls : Kabul salonu. Yemekhane. Hol. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Koridor. Antre. Salon. Konak.

 

Fatherland : Vatan. Sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Memleket. Ataerkil toplumlarda memleket topraklarına verilen isim. Bir halkın yüzyıllar boyunca içinde yaşayıp ekinini oluşturduğu ve bu yolla bayındır kıldığı toprak parçası. Anayurt. Atayurt. Atavatan. Anavatan.

Hall of residence synonyms : digs, dormitories, dorm, habitation, diggings.