Forbid türkçesi Forbid nedir

  • Yasaklamak.
  • Haram etmek.
  • Olanak vermemek.
  • Memnu kılmak.
  • Men etmek.
  • Yasak etmek.
  • Engel olmak.
  • Menetmek.

Forbid ile ilgili cümleler

English: His ex-wife obtained a court order that forbid him from coming closer than 200 yards.
Turkish: Eski karısı, adamın kendisine 200 metreden fazla yaklaşmasını yasaklayan bir mahkeme emri çıkarttı.

English: I forbid you to smoke.
Turkish: Senin sigara içmeni yasaklıyorum.

English: I forbid you to do this.
Turkish: Bunu yapmanı yasaklıyorum.

English: I forbid smoking in my room.
Turkish: Odamda sigara içmeyi yasaklıyorum.

English: I forbid you to leave.
Turkish: Senin gitmeni yasaklıyorum.

Forbid ingilizcede ne demek, Forbid nerede nasıl kullanılır?

Forbid to : İzin vermemek. Yasaklamak. Yasal haklarından mahrum etmek. Reddetmek. Mani olmak.

God forbid : Allah saklasın!. Allah göstermesin. Allah muhafaza. Allah korusun. Allah korusun!.

Heaven forbid : Allah korusun. Ağzından yel alsın. Allah korusun!. Allah göstermesin. Allah saklasın!.

Forbiddance : Yasaklanma. Yasak. Yasaklama.

Forbidden : İzinsiz. Memnu. Yasaklanmış. Yasak. Men edilmiş.

Forbidden degrees : Nikah düşmeyen akrabalık dereceleri.

Forbidden operation : Yasak işlem.

Forbidden by religion : Haram.

Forbidden by halachah : Yahudi geleneklerine göre müsade edilmeyen. Hallachac (tüm yahudi kural ve gelenekleri) tarafından yasaklanmış.

 

Forbidden area : Yasak bölge.

İngilizce Forbid Türkçe anlamı, Forbid eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forbid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Save : Tutmak. Biriktirmek. Kusuruna bakmamak. Kaydetmek. Tasarruf etmek. Kurtarma. Kurtarmak. İdareli kullanmak. İdareli harcamak. (para) biriktirmek.

Nix : Reddetmek. Hiç. İptal etmek. Ufak su perisi. Yok. Su perisi. Hiçbir şey.

Exclude : Kapsamdan çıkarmak. Dahil etmemek. Önlemek. Dışarıda bırakmak. İçeri almamak. Hariç tutmak. Dışlamak. Hesaba katmamak. Kovmak. Saymamak.

Bind : Yapıştırmak. Donmak (beton). Tutmak. Bilgisayar, eskrim alanlarında kullanılır. Yasa gücü ile zorunlu kılmak. Yan çapraz. Takyit etmek. Ciltlemek. Biraraya getirmek.

Stymy : Engellemek.

Prohibit : Önlemek. Önüne geçmek.

Ban : Beyanname. Afaroz. Bildiri. Boykot etmek. Yasak. Afaroz etmek. Vali (macar). Banlamak.

Cramp : Sınırlandırmak. Engel. Kenetlemek. Sınırlı tutmak. Mengene ile sıkıştırmak. Mengene. Bir grup kasın veya yalnız bir kısım veya bunun bazı liflerinin istem dışı az çok sürekli, ağrılı ve düzensiz kasılması. Kasınç. Kısıtlamak. Engellemek.

Forbid synonyms : forefend, make unnecessary, forbad, forbade, averts, spoil, incapacitate, interdict, balks, anathematized, enjoin, preclude, estop, balk, anathematizes, disables, disable, obviate, be in the way, proscribing, hinder, called off, proscribes, debars, clamp the lid on something, bar, criminalize, illegalize, blankets, scotch, stymie, make impossible, estops.

Forbid zıt anlamlı kelimeler, Forbid kelime anlamı

 

Decriminalize : Suç olmaktan çıkarmak. Decriminalise. Yasallaştırmak. Bir şeyi yasal yapmak (örneğin, esrar).

Legalize : Yasallaştırmak. Yasallık kazanmak. Yasal hale getirmek. Kanuni kılmak. İmza vb mahkemece tasdiki. Hukukileştirmek. Onaylamak. Kanunlaştırmak. Meşru kılmak. Meşrulaştırmak.

Allow : İzin vermek. Hesaba katmak. Müsaade etmek. Ayırmak. İtiraf etmek. Saymak. Düşünmek. Koyvermek. İndirim yapmak. Fikrinde olmak.

Forbid antonyms : decriminalise, permit.

Forbid ingilizce tanımı, definition of Forbid

Forbid kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To prevent. To prohibit. To interdict. To command against, or contrary to. To utter a prohibition. To hinder.