Traverse türkçesi Traverse nedir

  • Dikkatle incelemek.
  • Bir uçtan diğerine çizmek.
  • Zikzak çizerek gitmek.
  • Katetmek.
  • Bir yandan öbür yana uzanmak.
  • Çaprazlama geçmek.
  • Zikzak.
  • İçinden geçmek.
  • Bir yandan öbür yana geçmek.
  • Her iki yöne hareket ettirmek.
  • Çapraz.
  • Bir yandan öbür yana geçirmek.

Traverse ile ilgili cümleler

English: Unfamiliar terrain can be difficult to traverse.
Turkish: Alışık olunmayan araziyi geçmek zor olabiliyor.

English: The train traversed a tunnel.
Turkish: Tren bir tünele girdi.

Traverse ingilizcede ne demek, Traverse nerede nasıl kullanılır?

Traverse curtain : Grek perdesi. Çerçeve sahneli tiyatrolarda, en çok kullanılan yanlara doğru açılan tiyatro perdesi.

Traverse motion : Zikzak hareket.

Traverse sailing : Volta seyri.

Traversed : Karşıdan karşıya geçirmek. Zikzak çizerek gitmek. Mil etrafında döndürmek. Karşı çıkmak. Geçmiş. Bir uçtan diğerine çizmek. Dikkatle incelemek. Çaprazlama geçmek. Her iki yöne hareket ettirmek.

Traverser : Çaprazlama yapan kimse. İddiayı reddeden. Çapraz çizen. Zikzak yapan. Karşıdan karşıya geçen kimse. Üzerinden geçen kimse. Aktarma arabası. Karşıya geçen.

Travers : Atkı. Ara bağlantı. Bar. Bağlantı.

Traversable : Aykırı. Çaprazlanabilir. Öne arkaya hareket edebilen. Karşıdan karşıya geçebilir.

 

Traverses : Karşıdan karşıya geçirmek. Bir uçtan diğerine çizmek. Çaprazlama geçmek. Bir yandan öbür yana uzanmak. Her iki yöne hareket ettirmek. Dikkatle incelemek. Zikzak çizerek gitmek. Karşı çıkmak. Bir yandan öbür yana geçmek. İçinden geçmek.

Pamela travers : P. l. travers (1899-1996). Helen lyndon goff olarak doğan. Mary poppins in yazarı. Avustralyalı şair ve yazar.

Traversals : Pasaj. Geçit. Aykırı.

İngilizce Traverse Türkçe anlamı, Traverse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Traverse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Anatomizes : Açımlamak. Parçalara ayırıp incelemek. Dikkatle ayırmak. Teşrih etmek. Derinlemesine incelemek.

Scrutinize : Bütün boyutlarıyla ele almak. Mercek altına almak. Dikkatle bakmak. Mütalaa etmek. Oy saymak (şirketlerin genel kurul toplantılarında oylama sonrası). İncelemek. İnce eleyip sık dokumak. Yakın takibe almak. Tetkik etmek.

Drive : Zorlamak. Uzun vuruş. İtki. Dalış. Vurmak. Arabayla götürmek. Dürtü. Araba kullanmak. Kullanmak. Bir oyuncunun, topla ilerlerken ya da dururken, savunan tarafın bıraktığı boşluklardan sepete doğru birden dalışı.

Cornerwise : Bir köşeden karşı köşeye.

Anatomize : Dikkatle ayırmak. Açımlamak. Derinlemesine incelemek. Parçalara ayırıp incelemek. Teşrih etmek.

Crucials : Zor. Çok önemli. Ehemmiyetli. Elzem. Can alıcı. Kesin. Mühim. Kritik.

Scrutinizes : İnce eleyip sık dokumak. Mütalaa etmek. Oy saymak (şirketlerin genel kurul toplantılarında oylama sonrası). Bütün boyutlarıyla ele almak. Dikkatle bakmak. Tetkik etmek. Mercek altına almak. Yakın takibe almak. İncelemek. İyice incelemek.

 

Search : Gözlemek. Yoklama. Kollamak. Bir öğeler kümesinin, belirtilen bir özelliği taşıyan bir ya da birden çok öğenin bulunması amacıyla incelenmesi. Araştırma. Gedik açmak (mermi). Karıştırmak. Bilgisayar, bilişim, hukuk alanlarında kullanılır. İncelemek. Bakma.

Pass through : (okul vb) bitirmek. Arasından geçmek. Arasından geçirmek. Nüfuz etmek. Düz geçiş. Başından geçmek. (zor bir dönemden vb) geçmek. Çekmek.

Sinuates : Dalgalı. Yılankavi. Kıvrımlı.

Traverse synonyms : go across, intersected, anatomizing, wended, cut through, clock up, crossed, wend, dissect, continue, catawampus, scrutinized, go through, explore, cut across, cruciate, passed through, jaywalk, crux, excurse, pass over, crucial, get over, cross, zigzag, intersect, course, pierces, get through, track, catercorner, crisscross, wends.

Traverse ingilizce tanımı, definition of Traverse

Traverse kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To use the posture or motions of opposition or counteraction, as in fencing. Lying across. To lay in a cross direction. As, paths cut with traverse trenches. Anything that traverses, or crosses. Crosswise. Across. Athwart. To cross. Being in a direction across something else.