Zikzak nedir, Zikzak ne demek

Zikzak; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

"Zikzak" ile ilgili cümle

  • "Yurdumuzun daha çok zikzaklar ülkesi olduğuna artık iyice alıştık." - H. Taner
  • "Boğaziçi köylerinde oturanların birbirleriyle buluşmaları için zikzak vapurlar işlerdi." - A. Ş. Hisar

Zikzak kısaca anlamı, tanımı:

Zikzak yapmak : Sık sık sağa sola yön değiştirmek. sık sık düşünce değiştirmek.

Zikzak dikişi : Nakışta ve terzilikte zikzak biçiminde yapılmış olan dikiş.

Zikzak makinesi : Zikzak dikişi yapan makine.

Zikzaklı : Zikzak biçiminde olan.

Arda : Ardıl. İşaret olarak yere dikilen çubuk. Maden üzerine kazıma yapmak ve çıkrıkta çevrilen şeyleri yontmak için kullanılan çelik kalem.

Ters : Hayvan pisliği. Gerekli olan duruma karşıt, zıt. Kesici bir aletin kesmeyen yanı. Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert. Bir şeyin içe gelen yanı, arkası. Bir şeyin aksi, karşıtı. Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz.

Kırık : Tavla oyununda oyun dışı bırakılan pul. Kırıntı. Kemiğin bir etki ile kırılması. Fay. Kırılmış olan. Kadının veya erkeğin yasalara ve törelere aykırı olarak ilişki kurduğu erkek veya kadın. Tam nota göre düşük olan (not). Kırılmış bir şeyden ayrılan parça. Bir şeyin kırılan yeri. Melez. Saf renkten hafif uzaklaşmış. Gücenmiş, üzgün.

 

Çizgi : Yüz ve vücut hatlarının her biri. Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril. Temel. Bir durumdan başka bir duruma atlanan, geçilen yer, sınır. Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim.

Değiş : Değişim. Değme işi.

Görüş : Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Gözle bir şeyi algılama yetisi. Bir olay, varlık veya düşünce üzerinde varılan yargı, fikir. Görme işi. Cezaevi veya hastanedeki birine yapılmış olan ziyaret.

Düşünce : Tasa, kaygı, sıkıntı. Niyet, tasarı. Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. Dış dünyanın insan zihnine yansıması. İlke, yönetici sav.

Karşılıklı : İki kişi veya iki topluluğun arasında geçen ve karşılaşılan harekete eş değer bir hareketle beliren, mütekabil. Birbirine karşı bulunan. Birbiriyle ilgili olarak. Birbirlerine karşı bir biçimde.

Zikzak kelebeği : Kır tırtılı adını verdiğimiz kurtçuklarıyle yurdumuz tarım ve orman ağaçlarında zaman zaman çok büyük zararlar doğuran gece kelebeği.

Zikzak yay : Özellikle oturma mobilyalarında esneklik sağlayan zikzak biçiminde bir tür yay.

Diğer dillerde Zikzak anlamı nedir?

İngilizce'de Zikzak ne demek? : [Zikzak] adj. traverse

n. zigzag

Fransızca'da Zikzak : zigzag [le], lacet [le]

Almanca'da Zikzak : n. Zickzack

Rusça'da Zikzak : n. зигзаг (M), виляние (N), излом (M)