Ciddi nedir, Ciddi ne demek

Ciddi; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Ciddi" ile ilgili cümle

  • "Ben onu pek ciddi bir genç olarak tanırım." - H. R. Gürpınar
  • "Size bunu ciddi söylüyorum, yalan değil!"
  • "Hastalığımızın oldukça ciddi olduğuna işaret etmekten kendimizi alamadık." - B. Felek
  • "Bu dönemde yazara konu üzerinde vukuf, ciddi incelemeler şart koşulur." - H. Taner
  • "Kısa zamanda yarı şaka, yarı ciddi tenkit edecek kadar yakınlaşmışlardı." - T. Buğra
  • "Çok ciddi durunca mükemmel olduklarını sanıyorlar." - A. Kutlu
  • "Ciddi bir gazetede liyakatli, genç bir muharririn şu sözleri beni hâlâ düşündürüyor." - O. S. Orhon
  • "O, ciddi bir tavırla mühim bir şey anlatmaya hazırlanmış gibiydi." - Y. K. Karaosmanoğlu

Ciddi anlamı, tanımı:

Ciddiye almak : İnanmak, gerçek sanmak, önem vermek.

Ciddileşmek : Ciddi bir durum almak.

Ciddilik : Ağırbaşlılık.

Ciddiyet : Ağırbaşlılık.

Ciddiyetsiz : Laubali.

Ciddiyetsizlik : Laubalilik.

İşi ciddiye almak : Soruna önem vermek.

 

Gerçek : Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Doğruluk. Yalan olmayan. Temel, başlıca, asıl. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Gerçeklik. Yapay olmayan.

Ağırbaşlı : Değeri çok olan, ağır. Gösterişli. Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı.

Titizlik : Titiz olma, titizce davranma durumu.

Gösteri : Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.

Tehlikeli : Tehlikesi olan, korkulu, muhataralı.

Endişe : Korku. Düşünce. Tasa, kaygı. Kuşku.

Vahim : Ağır, korkulu, çok tehlikeli, vahametli.

Şaka : Evlere, çeşmeden su taşımayı iş edinmiş olan kimse. Kırsal bölgelerde sulama işlerini düzenleyen ve denetleyen kimse. Baygınlık, kendinden geçme durumlarına yol açan bir hastalık. Saka kuşu.

Önem : Bir şeyin nitelik veya nicelik bakımından değeri olma durumu, ehemmiyet.

Eğlendirme : Eğlendirmek işi.

Güvenilir : Güven duygusu veren, güvenilen, itimatlı.

Sağlam : Zarar görmemiş, bozulmamış. Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli. Güvenilir. Gerçek, inanılır bir temeli olan. Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil. (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak.

 

Önemli : Politik, ekonomik, psikolojik ve askerî açıdan önemi olan, stratejik. Önemi olan, mühim, ehemmiyetli.

Bir : Sayıların ilki. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Aynı, benzer. Beraber. Sadece. Eş, aynı, bir boyda. Bir kez. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Ancak, yalnız. Bu sayı kadar olan. Tek.

Ciddi ile ilgili Cümleler

  • Ciddi bir hata yaptım.
  • Ciddi bir biçimde bunu demek istiyor.
  • Birbirimize karşı ciddi şekilde konuştuk.
  • Ciddi anlamda yardımına ihtiyacım var.
  • Ciddi bir hastalıktan dolayı, o birçok insanın yapabildiği gibi vücudunu hareket ettiremiyor.
  • Evlenmeyi ciddi olarak düşünüyorum.
  • Ciddi bir hastalıktan ötürü acı çekiyor.
  • Bundan kurtulabileceğini ciddi olarak düşünüyor musun?
  • Onlar gerçekten ciddi mi?
  • Tom, ciddi olamazsın?
  • Ciddi bir eğitim etkisi nedeniyle çocuk tamamen farklı bir kişi haline geldi.
  • Ali herhangi bir ciddi suç işlemedi.
  • Ciddi bir hastalığa yakalanabilirsiniz.
  • Onlar ciddi olamazlar.

Diğer dillerde Ciddi anlamı nedir?

İngilizce'de Ciddi ne demek? : adj. serious, earnest, businesslike, unsmiling, critical, important, austere, capital, demure, devout, eventful, forbidding, grave, gut, momentous, sedate, sober, sober minded, solemn, staid, starched

adv. mortally

Fransızca'da Ciddi : sérieux/euse, austère, grave, pincé/e, posé/e

Almanca'da Ciddi : adj. ernst, ernstlich, ernsthaft, feierlich, gefährlich, getragen, gravitätisch, schwer

Rusça'da Ciddi : adj. серьезный, солидный, нешуточный, истинный

adv. всерьез, серьезно