Earnests türkçesi Earnests nedir
Earnests ingilizcede ne demek, Earnests nerede nasıl kullanılır?
Earnest desire : Kuvvetli arzu.
Earnest money : Geçici teminat. Bir mal veya hizmetin satışı sırasında taraflar arasında kesin sözleşme yapılmadan önce alıcının satıcıya satış bedelinden düşülmek üzere ödediği para. Kaparo. Kapora. Pey. Teminat akçesi. Peşinat olarak ödenen para. Avans. Pey akçesi.
Dead earnest : Tam anlamıyla ciddi. Çok ağırbaşlı. Aşırı ciddi.
In earnest : Samimi olarak. Şakası yok. Tüm olanakları seferber ederek. Cidden. Ciddi olarak. Ağırbaşlı. Çok. Ciddilikle. Varını yoğunu ortaya koyarak. Ciddiyetle.
The importance of being earnest : Ağırbaşlı olmanın önemi. Oscar wilde tarafından yazılan oyun.
Evince earnestness : Dürüst olduğunu göstermek. Samimi olduğunu göstermek.
Clearness : Seçiklik. Açıklık. Vuzuh. Şeffaflık. Berraklık. Aydınlık. Anlaşılırlık. Netlik. Duruluk.
Dearness : Sevgi. Değer. Pahalılık. Sevgililik. Kıymetlilik.
Overearnest : Fazlasıyla ciddi. Çok ciddi. Aşırı derecede ciddi.
Nearness : Cimrilik. Yakınlık.
İngilizce Earnests Türkçe anlamı, Earnests eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Earnests ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Credential : Ruhsat. İtimatname. Ehliyet. Yeterlilik belgesi. Bir kişin hüviyetini bildiren belge. Tanıtım. Bir kişinin yeteneklerini ve niteliklerini tasdik eden belge (örneğin, referanslar, tavsiye mektupları). Yeni göreve başlamadan önce devlet tarafından bir büyükelçiye verilen takdim mektubu.
Graceful : Latif. İnce. Nezaket sahibi. Çekici. Vakur. Güzel. Dal gibi. Zarif. Nazik.
Earnest : Ciddiyet. Çalışkan. Yanlar arasında yapılan tecim sözleşmesinin inancayla kesinleşmesi için çoğunlukla alıcısınca satıcısına yapılan ön ödeme. Kararlı.
Bd : Bond (teminat). Mukavele. Borç senedi. Borç sözleşmesi. Zorunluluk.
Chummy : Canciğer. Samimi. Arkadaş canlısı. Sıkı fıkı (argo terim). Sıkı fıkı.
Head start : Üstünlük. Avantaj.
Calm : Durgun. Sakinleşmek (deniz). Gürültüsüz. Serinkanlı. Dingin. Sakin. Yatıştırmak. Teskin etmek. Soğukkanlı.
Candids : Dobra. Asıl fikrini gizlemeyen. Gerçek. Toksözlü. Samimi. Açık. Riyasız. Açık yürekli. Dobra dobra.
Trace : Dayanmak. Dayandırmak. İşaret. İz. Tasarlamak. İzlemek. Keşfetmek. Üzerine şeffaf bir kağıt koyup kopyasını çıkarmak. İz sürmek. İzini sürmek.
Amateur : Beceriksiz. Hiç bir çıkar ve kazanç gözetmeksizin kılıçoyunu ile uğraşan, bunu beğeni için yapan kimse. Amatör. Tiyatroya özenen, tiyatroyu sevdiği için yönelen, tiyatro eğitiminden geçmemiş ve meslekten olmayan kişi. Deneyimsiz kimse. Meraklı. Özenci.
Earnests synonyms : stable gear, bridle, decorous, demurer, cover note, down payment, retainer, testimonial, dabbler, eventful, cordial, deeply, serious, foregift, argument, girth, case, retainers, guarantying, support document, desirous, hackamore, dilettante, evidence, documentary, retaining fee, forfeit money, guaranties, grave, averments, chummier, hansel, guaranty.
Earnests zıt anlamlı kelimeler, Earnests kelime anlamı
Frivolous : Havai. Anlamsız. Ehemmiyetsiz. Uçarı. Hafif. Önemsiz. Bambılı. Boş. Manasız. Adaleti yanıltıcı.
Farness : Uzaklık. Çok uzakta olma durumu. Mesafelilik.

Bu kısımda Earnests kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Earnests ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Earnests anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Earnests ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.