Earnest money türkçesi Earnest money nedir

  • Geçici teminat.
  • Bir mal veya hizmetin satışı sırasında taraflar arasında kesin sözleşme yapılmadan önce alıcının satıcıya satış bedelinden düşülmek üzere ödediği para.
  • Pey.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Güvenmelik.
  • Peşinat olarak ödenen para.
  • Kapora.
  • Avans.
  • Kaparo.
  • Pey akçesi.
  • Teminat akçesi.

Earnest money ingilizcede ne demek, Earnest money nerede nasıl kullanılır?

Earnest : Avans. İçten. Kapora. Azimli. Ön ödeme. Çalışkan. Ağırbaşlı. Ciddiyet. Tadım.

Money : Nakit. İktisat, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bir ekonomide genel kabul gören, değişim aracı, değer koruma aracı ve hesap birimi işlevlerine sahip varlık. Akçe. Bedel. Mal ve hizmetlerin değişimini kolaylaştırma işlevini yapan bir değişim aracı ve ortaklaşa değer birimi. Servet. Para. Durağan olan, olmayan eşya değerini ölçen değişim aracı. eskiden gümüş paraya verilen ad. Sikke.

Earnest desire : Kuvvetli arzu.

Earnestly : Hevesle. Ciddiyetle. Israrla. İçtenlikle. İçten bir şekilde. İsteyerek. Ciddi bir şekilde. Gayretle.

Earnestly apologize : Pişman olarak özür dilemek. Kalpten bir şekilde özür dilemek. Ciddi bir şekilde özür dilemek. İçtenlikle özür dilemek.

Earnestness : İçtenlik. İstek. Ciddilik. Ciddiyet. Samimiyet.

İngilizce Earnest money Türkçe anlamı, Earnest money eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Earnest money ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Depositum : Emanet. Mevduat. Saklama. Rehin. Vedia. Birikim. Depozit. İvazsız vedia. Tortu.

Foregift : Peşinat. Ön ödeme.

Handsel : Siftah ettirmek. İlk taksit.

Deposit : Sıvıların dibine oturan maddeler. Ödenmesi gerekecek gümrük vergisi ile girişte alınan başka vergiler karşılığında, onların tutarınca ya da ondan belli bir ölçüde artık paranın inanca olarak, ilgili işlemin bitimine dek, gümrüklerce alınması, a. bk. inanca. Gümrük vergileri karşılığı önödence alma. Çökel (çükelti). Çökeltmek. (tortu) bırakmak. Koymak. Ön ödeme. Gümrük, iktisat, madencilik, ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır.

Key money : Tenek parası. Hava parası.

Retainer : Kilit mandalı. Hizmetçi. Yetkileme ücreti. Tespit edici. Durdurucu. Yapılacak bir görev ya da bir işlem karşılığı yetkilenmiş olan kişiye verilen para. Yatak yuvası.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Advance on salary : Maaş avansı. Maaşa mahsuben avans.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

 

Earnest money synonyms : hansel, guarantee fund, tender guarantee, retainers, imprest, a pass through certificate, retaining fee, imprests, a shift in demand, advance payment, a shift in supply, provisional bond, a change in supply, caution money, a change in demand, forfeit money, bargain money, advance, a change in individual demand, abolition of forced labour convention, bid bond, head money, handseller, a type mutual funds, payment in advance, ability to pay approach, down payment, earnests, head start, abnormal budget, abnormal budget receipts, abnormal budget expenditures, earnest.