Avans nedir, Avans ne demek
Avans; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
İktisat alanındaki kelime anlamı:
[Bakınız: öndelik]
Avans hakkında bilgiler
Öndelik ödemesi veya tek başına öndelik (ayrıca bilinen adıyla avans), ticari bir işlemde taraflar arasında yapılmış olan sözleşmeden doğan borcun bir kısmının, alacaklıya çeşitli sebeplerle kararlaştırılan ödeme tarihinden önce ödenmesidir.
Avans ile ilgili Cümleler
- Ali bir avans aldı.
- Tom'un avans ricası geri çevrildi.
- Ali Mary'ye iki haftalık maaş avansı verdi.
- Tom'un patronu ona bir haftalık ücreti avans verdi.
- Bir avans almak istiyorum.
- Yönetici ona iki haftalık ücreti avans verdi.
Avans anlamı, kısaca tanımı:
Taraf : Yöre, yer. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Yön, yan, doğrultu. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri.
Avans almak : Öndelik almak.
Avans çekmek : Öndelik çekmek.
Avans vermek : Öndelik vermek.
Öndelik : Yapılacak bir hizmet veya satın alınacak bir mal için anlaşmaya göre önceden ödenen miktar, avans.
Oyun : Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Hile, düzen, desise, entrika. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Kumar. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket.
Zayıf : Önemli, güvenilir olmayan. Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan). Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz. Çok az. Başarısızlığı gösteren not. Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan. Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan. Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan. Görevini yapacak yeterli gücü olmayan.
Geçici : Bulaşan, bulaşıcı. Çok sürmeyen. Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı. Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu.
Üstünlük : Üstün olma durumu, faikiyet, rüçhan, avantaj.
Ödeme : Ödemek işi, tediye.
Bilinen : Değeri belli olan (nicelik), bilindik, malum.
Diğer dillerde Avans anlamı nedir?
İngilizce'de Avans ne demek? : n. advance, advance payment, retaining fee, head start, retainer, earnest, allowance
Fransızca'da Avans : avance [la], débours, provision [la]
Almanca'da Avans : n. Anzahlung, Vorschuss, Vorsprung
Rusça'da Avans : n. аванс (M), фора (F)
adj. авансовый


Bu kısımda Avans nedir? Avans ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Avans tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Avans hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.