Retaining fee türkçesi Retaining fee nedir

  • Avukatlık ücreti avansı.
  • Avans.
  • Avukata peşin olarak ödenen ücret.

Retaining fee ingilizcede ne demek, Retaining fee nerede nasıl kullanılır?

Retaining : Tespit etme. Parayla tutmak. Tutma. Alıkoymak. Alıkoyma. Destekleme. Tutmak. Elinden kaçırmamak. Tutturma. Alıkoyan.

Fee : Vizite. Ödemelik. Görümlük. Kanunla belirlenen bazı kamu hizmetlerinden yararlanma karşılığında alınan vergi. Duhuliye. İktisat, sinema, televizyon, tarih, ekonomi alanlarında kullanılır. Ücret. Harç. Giriş vergini. Doktora sayrılarını görüp yoklaması karşılığında ödenen para.

Retaining nut : Tespit somunu.

Retaining wall : İstinad duvarı. Koruma duvarı. Payanda duvarı. Toprağın çeşitli nedenlerle kayarak ya da çökerek yakın çevresindeki yapılar, insanlar ve taşıtlar için çekinceli sonuçlar doğurmasını önlemek için, önüne konulan taştan yapılmış engel. Dayanak duvarı. Omuzlama duvarı. Dayanma duvarı. Destek duvarı. İstinat duvarı.

Account management fee : Hesap yönetimi ücreti. Mali hesapları yönetmesi için birine ödenen para.

Admission fee : Giriş vergini. Duhuliye. Giriş ücreti.

İngilizce Retaining fee Türkçe anlamı, Retaining fee eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Retaining fee ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Advance on salary : Maaş avansı. Maaşa mahsuben avans.

Advance payment : Avans ödemesi. Önceden ödeme. Öndelik. Peşin para. Avans olarak ödeme. Peşinat. Borcun bir bölümünün veya tamamının vadesi gelmeden ödenmesi. genellikle birbirini çok iyi tanıyan dışalımcı ve dışsatımcı arasında yapılan ve mal bedelinin malın fiili dışalımı veya dışsatımından önce yapılan ödeme biçimi. Peşin ödeme.

Head money : Kelle vergisi. Adam başına verilen vergi. Kafa vergisi.

Imprest : Kredi. Peşin verilen para. Devlet hazinesinden verilen avans. Peşin para. Hazineden verilen avans.

Retainers : Avukatlık avansı. Kilit mandalı. Dava takip anlaşması. Uşak. Pey akçesi. Yatak yuvası.

Imprests : Hazineden verilen avans. Peşin para.

Payment in advance : Borcun bir bölümünün veya tamamının vadesi gelmeden ödenmesi. genellikle birbirini çok iyi tanıyan dışalımcı ve dışsatımcı arasında yapılan ve mal bedelinin malın fiili dışalımı veya dışsatımından önce yapılan ödeme biçimi. Avans ödemesi. Ön ödeme. Peşin ödeme. Alelhesap ödeme.

Earnest money : Pey akçesi. Kapora. Bir mal veya hizmetin satışı sırasında taraflar arasında kesin sözleşme yapılmadan önce alıcının satıcıya satış bedelinden düşülmek üzere ödediği para. Kaparo. Peşinat olarak ödenen para. Teminat akçesi. Pey. Güvenmelik.

Earnest : Ciddi. Gerçek. İçten. Kararlı. Ağırbaşlı. Pey akçesi. Ciddiyet. Tadım. Yanlar arasında yapılan tecim sözleşmesinin inancayla kesinleşmesi için çoğunlukla alıcısınca satıcısına yapılan ön ödeme.

Head start : Avantaj. Üstünlük.

Retaining fee synonyms : retainer, earnests, foregift, advance.