Fee türkçesi Fee nedir

  • Ücret.
  • Fiyat.
  • Ücretini vermek.
  • Ödemelik.
  • İktisat, sinema, televizyon, tarih, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Kanunla belirlenen bazı kamu hizmetlerinden yararlanma karşılığında alınan vergi.
  • Vizite.
  • Duhuliye.
  • Resmi dairelerde görülen hizmet karşılığı olarak iş sahibinden alınan para.
  • Harç.
  • Tımar.
  • Vergin.
  • Görümlük.
  • Yapılan iş karşılığı çalışanlara ödenen para.
  • Mirasla edinilen mülk.
  • Ödemek.
  • Giriş ücreti.
  • Doktora sayrılarını görüp yoklaması karşılığında ödenen para.
  • Giriş vergini.
  • Bahşiş vermek.

Fee ile ilgili cümleler

English: There's no membership fee for joining.
Turkish: Katılım için üyelik aidatı yok.

English: There is no admission fee for children under five.
Turkish: 5 yaş altı çocuklar için giriş ücreti yoktur.

English: How much is the monthly fee of this swimming school?
Turkish: Bu yüzme okulunun aylık ücreti ne kadar?

English: The lawyer's fee was very high.
Turkish: Avukatın ücreti çok yüksekti.

English: Of course, neither goods nor mailing fee returned.
Turkish: Tabii ki, ne mal, ne de posta ücreti geri döndü.

Fee ingilizcede ne demek, Fee nerede nasıl kullanılır?

Fee a waiter : Garsona bahşiş vermek.

Fee damages : Hasar karşılığı ödenen tazminat. Maddi hasar tazminatı.

Fee farm : Kiralık çiftlik.

 

Fee faw fum : Devlere ve canavarlara ait absürt ve anlamsız ünlem veya bağırış. Eğlence amacıyla çocukları korkutmak için söylenen ünlem veya nida.

Fee television : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Paralı televizyon. Tecimsei televizyonun kapalı yayınına dayanan, ancak abonelerin izleyebileceği izlenceleri evlerdeki almaçlara eşeksenli kablolarla dağıtan televizyon dizgesi.

Admission fee : Giriş vergini. Duhuliye. Giriş ücreti.

School fee system : Okul parası ödeme metodu. Okul ücret ödeme sistemi. Okul harcamalarını ödeme metodu.

Annual fee : Yılda bir ödenen para miktarı. Yıllık ücret. Yıllık kart ücreti.

Any extra fee : Ekstra ücret var mı.

The commission fee is : Komisyon ücreti.

İngilizce Fee Türkçe anlamı, Fee eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fee ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Composts : Kompost. Çürümüş yaprakla karışık gübre. Gübrelemek. Bitki artıklarından yapılan gübre. Komposto. Bitki artıklarının çürümesiyle oluşan gübre. Organik gübre. Çürümüş organik gübre.

Stipend : Maaş (papaz için). Maaş. Yaşamsal gereksinmelerini karşılayacak para (bursiyer için). Burs. Cep harçlığı. Aylık.

Ante up : Para koymak. Parayı sökülmek. Para yardımı yapmak. Paraları sökülmek. Para sürmek. Kapatmak (borç).

Emoluments : Hizmet karşılığı ödenen her türlü resmi olmayan ücret ve ek ödemeler. Gelir. Maaş. Temettü. Aylık. Aylık (maaş vb). İkramiye. Kazanç.

Remuneration : Ödeme. Karşılık. Mükafatlandırma. Mükafat. Bedel. İstihkak. Yevmiye. Ödül.

Toll : Saatin çalması. Çan çalmak. Köprü geçiş parası. (çan) çalmak. Çalmak. Yer parası. Ağır ağır çalmak (çan). Çınlama. Ağır ağır çalmak (çanı).

 

Cleared : Elde etmek. Limana giriş veya çıkış izni almak. Boşaltmak. Aşmak. Geçmek. Temizlemek. Kapatmak. İlişkisiz. Limana giren ya da limandan ayrılan sevkiyat ya da gemi. Açıklamak.

Price tag : Fiyat etiketi.

Expenditure : Bir şey satın almak için paranın elden çıkarılması, gelirin kullanılması. bk. gider. Masraf. Maliyet. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Sarf. Harcama. Tüketim. Gider. Satın alınan bir mal karşılığı ödenen para. bir değer elde etmek için malı devretmek, gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılan harcamalar.

Come across with : Para uçlanmak. Karşılaşmak. Vermek. Rastlamak.

Fee synonyms : licensing fee, admission price, docking fee, contingency fee, entrance money, license fee, finder's fee, drop off charge, license tax, pipage, origination fee, price of admission, clinic, honorariums, wharfage, feoff, feoffment, bk, dough, seigniorage, currying, answer for, tuition, fees, antes, feod, admission, price, appanages, antings, mintage, bung, valuation.

Fee zıt anlamlı kelimeler, Fee kelime anlamı

Disinherit : Mirastan mahrum etmek. Mirasından mahrum etmek. Mirastan yoksun bırakmak. Evlatlıktan reddetmek. Mirastan mahrum bırakmak. Mirastan yoksun kılmak. Reddetmek. Mirasından mahrum bırakmak.

Fee ingilizce tanımı, definition of Fee

Fee kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To reward for services performed, or to be performed. To hire or keep in hire. Possession. Hence, to bribe. Property. Tenure. To recompense.