Advance on salary türkçesi Advance on salary nedir

  • Avans.
  • Maaşa mahsuben avans.
  • Maaş avansı.

Advance on salary ingilizcede ne demek, Advance on salary nerede nasıl kullanılır?

Advance : Daha önceki bir tarihe almak. Geliştirmek. Yükseltmek. İlerletmek. Yürümek. Terfi. Peşinat vermek. İleri almak. İlerlemek. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

On : Çakırkeyif. Giyilmiş. Devrede. Üzerinde. De. E doğru. Üstünde. Yönünde. Açık.

Salary : Yapılan iş karşılığı çalışanlara ödenen para. İktisat, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro alanlarında kullanılır. Çalışma ücreti. Aylık bağlamak. Aylık. Ödemelik. Türkiye’de memurlara üretim sürecine katılmaları karşılığında belli sürelerde yapılan ödeme. bk. ücret 2. İş karşılığı ödenen para. Maaş vermek. Maaş.

Advance on : (düşmanın vb) üzerine gitmek. (düşmanın vb) üzerine yürümek. (düşmanın vb) üzerine doğru ilerlemek.

Advance on current securities : Pay ve borç belgitleri karşılığı öndelik. Taşınır değerleri tutulama karşılığı verilen ödünç para. Taşınır mallara karşılık öndelik. Esham ve tahvilat karşılığı avans. Taşınır değerlerin tutulanması karşılığı öncelikle yapılan ödemeler. pay ve borç belgitleri karşılığı verilen öndelikler.

Advance on goods : Malın getirilmesi ya da tutusu koşulu ile verilen ya da alınan borç para. Mal karşılığı avans. Emtia karşılığı avans. Mal karşılığı ödünç verme. Elde bulunan mal değerinin % 50-% 80 si mal tamamı tutulanarak karşılığında verilen ödünç para. Mal karşılığı öndelik.

 

Advance on insurance policy : Sigorta poliçesi karşılığı avans. Güvence ödeği karşılığı öndelik. Yaşam güvencesi karşılığı sağlanan para dayanak tutularak alınan borç para ya da sayca.

Materials advance on preciousness : Değerli özdekler öndeliği. Değerli özdeklerin tutusu karşılığı alınan borç para, ya da sağlanan öndelik.

Advance on preciousness metals : Değerli madenler (çıkarılmış ya da çıkarılmamış) karşılığında ödenen borç para ya da sağlanan saycalar. Değerli madenler karşılığı öndelik.

Advance on stocks and shares : Taşınır değerleri tutulama karşılığı verilen ödünç para. Pay ve borç belgitleri karşılığı öndelik.

İngilizce Advance on salary Türkçe anlamı, Advance on salary eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Advance on salary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Advance : Peşinat vermek. Alacağına sayılmak üzere önceden yapılan ödeme. İleri sürmek. Öne sürmek. İlerletmek. Yürümek. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Gelişmek. İlerlemek. Öndelik.

Earnest : Pey akçesi. İçten. Delil. Kapora. Çalışkan. Ağırbaşlı. Ciddiyet. Teminat.

Imprests : Peşin para. Hazineden verilen avans.

Head start : Üstünlük. Avantaj.

Earnest money : Bir mal veya hizmetin satışı sırasında taraflar arasında kesin sözleşme yapılmadan önce alıcının satıcıya satış bedelinden düşülmek üzere ödediği para. Pey. Güvenmelik. Peşinat olarak ödenen para. Pey akçesi. Teminat akçesi. Kapora. Geçici teminat.

 

Advance payment : Avans olarak ödeme. Borcun bir bölümünün veya tamamının vadesi gelmeden ödenmesi. genellikle birbirini çok iyi tanıyan dışalımcı ve dışsatımcı arasında yapılan ve mal bedelinin malın fiili dışalımı veya dışsatımından önce yapılan ödeme biçimi. Önceden ödeme. Avans ödemesi. Peşin ödeme. Peşin para. Öndelik. Peşinat.

Earnests : Ciddi. Tadım. Pey akçesi. Teminat. İçten. Ağırbaşlı. Hevesli. Delil. Kapora.

Imprest : Hazineden verilen avans. Peşin verilen para. Peşin para. Devlet hazinesinden verilen avans. Kredi.

Retaining fee : Avukata peşin olarak ödenen ücret. Avukatlık ücreti avansı.

Payment in advance : Alelhesap ödeme. Ön ödeme. Avans ödemesi. Peşin ödeme. Borcun bir bölümünün veya tamamının vadesi gelmeden ödenmesi. genellikle birbirini çok iyi tanıyan dışalımcı ve dışsatımcı arasında yapılan ve mal bedelinin malın fiili dışalımı veya dışsatımından önce yapılan ödeme biçimi.

Advance on salary synonyms : retainer, head money, foregift, retainers.