Delil nedir, Delil ne demek
Delil; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
"Delil" ile ilgili cümle örnekleri
- "Milletlerin hürriyet için yaptıkları fedakârlıklardan canlı deliller gösteriyordu." - P. Safa
- "Elde hiçbir delil olmadığı için serbest bırakıldı." - S. F. Abasıyanık
Yerel Türkçe anlamı:
Kılavuz, rehber
Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:
(Köy oyunu) : Anadolu'da köy oyunlarında, oyunları yönetene verilen adlardan biri.
Tarih'teki anlamı:
[Bakınız: deli]
Tiyatro'daki terim anlamı:
(T.K.O.) Anadolu'da oyunları yönetene verilen ad.
Hukuki terim anlamı:
kanıt.
Delil tanımı, anlamı:
Deli : Davranışları aşırı ve taşkın olan (kimse), çılgın. Aklını yitirmiş olan, akli dengesi bozulmuş olan, mecnun. Coşkun, azgın (hayvan, duygu vb.).
Delilenme : Delilenmek işi.
Delilenmek : Deli gibi davranmak.
Deliliğe vurmak : Kendini deli gibi göstermek.
Deliliği tutmak : Delice davranmak.
Delilik : Deli olma durumu, cinnet.
İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Âdemoğlu, âdem evladı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).
Emare : Belirti, iz, ipucu.
Kanıt : Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanaat verici belge, delil, iz, argüman. Anlaşmazlık konusu olan şeyde, yargıcın kanılarını oluşturan şey, delil. Sonurguya ulaşan bir uslamlamanın dayandığı gerçek, delil.
Kılavuz : Herhangi bir alanda ve konuda bilgi veren, yol yöntem gösteren kitap vb. Ruhsal ve zihinsel bakımdan yol gösteren, ışık tutan kimse. Dar ve uzun bir yerden tel, kablo gibi bükülebilen bir şey geçirilirken bunların ucuna bağlandığı sert nesne. Makaradaki filmlerin başında ve sonunda yer alan, filmin alıcı, yıkama aracı, basım aracı, gösterici vb. araçlara takılıp çıkarılmasında kolaylık sağlayan, asıl film için pay bırakan çeşitli renklerde film parçası. Kılavuz gemisi. Somun veya boru içine yiv açmakta kullanılan araç. Kılavuz kaptan. Yol gösteren, tarihî ve turistik yerleri gezerken bilgi aktaran kimse, rehber. Evlenecek olan erkek veya kadına eş bulan kimse.
Rehber : Kılavuz. Birinin doğruyu bulmasına yardımcı olan, yol gösteren kimse veya şey, delil.
Delil ile ilgili Cümleler
- Delilik az akılla olmaz.
- Polis karşı delili keşfetti.
- Bu delilikti.
- Yaptığı delilikten daha az bir şey değildi.
- Tek bir parça delil yoktu.
- Delil bizi onun masumluğuna ikna etti.
- Facebook ve cep telefonu mesajları bir öğrenciye tecavüz etmesi nedeniyle bir adamın davasında kilit delil olarak ortaya çıkmıştır.
- O, delili çarpıttı.
- Delilerden başka kimse bu müziği dinlemez.
- Yeterli delil olmadan, Dan'ı cinayetle suçlamak zordu.
Diğer dillerde Delil anlamı nedir?
İngilizce'de Delil ne demek? : n. proof, evidence, supporting document, argument, averment, case, document, earnest, voucher
Fransızca'da Delil : argument [le], preuve [la], raison [la], témoignage [le]
Almanca'da Delil : n. Argument, Nachweis, Beleg, Beweisgrund, Beweis, Beweismittel, Dokument, Erweis
Rusça'da Delil : n. доказательство (N), аргумент (M), довод (M), данные (PL), улика (F), признак (M), проводник (M), гид (M)


Bu kısımda Delil nedir? Delil ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Delil tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Delil hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.